logo

18 Haziran 2017

CUMHURBAŞKANI VE AKP BAŞKANI ERDOĞAN’IN KONUŞMASI


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

O’nun hem cumhurbaşkanı hem de AKP genel başkanı olduğunu elbette biliyorduk ama o AKP Genel Başkanı kimliği ile konuştu.

Konuşmanın ana hatlarını şöyle toparlayabiliriz:  “23 Ağustos 2013’te hukuk gereği AK Parti’den ayrılmıştım. Rabbimin adı ile Besmele ve Fatiha ile dönüyorum ve nerede kalmıştık” diye soruyor ve öyle başlıyorum.

Erdoğan usta ve yetenekli bir konuşmacı. 1 saat 45 dakika hiç kekelemeden konuşuyor.

“Yeni bir atılım dönemi başlıyor. Yeni bir Türkiye kuruyoruz. Hiçbir şey 15 Temmuz’dan önceki gibi olmayacak. AKP iktidarı 15 yıllık iktidarında her alanda büyük başarılar elde etmiş ve Türkiye’yi muasır medeniyet üstüne çıkarmıştır.”

Başlıca 4 alanda bu başarılar çok belirgindir : 1) Eğitim 2)Sağlık 3) Adalet 4) Ekonomi

“Dış ilişkilerimizde Avrupa Birliği’nin riyakar tutumu nedeni ile bu konuda ileriye gitmemiz mümkün olmadı.

Başarılı olamadığımız tek alan işsizliktir. Kısa zamanda tek haneli rakamlara inecektir.
OHAL yeniden huzur ve refah oluşuncaya kadar devam edecektir. Buna ihtiyaç var.

Bizi iktidarda tutan destek veren milletimle 80 milyonla iftahar ediyorum. Yaptıklarımızı görmeyen, takdir etmeyen bizi haksızca eleştirenler var. Teröristler ve alçaklar var. Yaptığımız yolları köprüleri, hastaneleri 76′ dan 184′ e çıkardığımız üniversiteleri görmüyorlar, bizi karalıyorlar tarımda, sanayide büyük atılımlar yaptık. Biz onların cemaziyülevvelini biliriz. Özgürlük diyorlar kendi ideolojilerine uymayanları üniversiteden atanlar türbanlıyı eğitimden yoksun bırakanların bizi kötülemeye hakları yok. En iyi hukuk ve özgürlük düzenini kurduk. Tek millet, tek bayrak, tek devlet.”

Erdoğan sık sık Kur’an-ı Kerim’i andı ve yine sık sık gençlere hitap ederek onların üst mevkilerde belediyelerde görev almalarını önerdi bunun için destek vereceklerini vaad etti.

Ama herhalde muhafazakar, başörtülü genç kızları kastediyor olmalı yoksa Gezi gençlerini, Türkiye Gençlik Birliği’ni, bale yapanları, dekolte gezenleri değil. Çünkü teröristler diye damgaladığı kimlerdir iyi ayırt edemiyoruz. Gerçi 80 milyon diyor ama Erdoğan’a ve AKP’ye muhalefet edenlere hiç müsamahası olmadığı çok açık. Onların hapiste olmasında hiçbir sakınca görmüyor adlarını anmıyor. 159 gazeteci mutlaka terörist ya da yardımcılarıdır. En büyük ilgiyi gören en çok okunan Sözcü gazetesindeki gözaltıları anmaya değer bulmuyor. Onlar da ya terörist, ya Fetocu ya da alçaktırlar.

AKP iktidarının başarılarını ağız dolusu överken Türkiye’nin neden insani gelişmişlikte, basın özgürlüğünde, kadın eşitlik ve özgürlüğünde, milli gelir dağılımında uluslararası indekslerde en gerilerde olduğuna hiç temas etmiyor. Üniversitelerimizde müziğe günah fetvası veren, örtünmeyen kadınları fahişelere benzeten profesörlere bir diyeceği yok.

Feto örgütü nasıl bu kadar gelişme gösterdi, orduyu nasıl darmadağın etti? AKP’nin bu vahim olaylarda sorumluluğu ve ortaklığı yok mu? Bunu söylemiyor.

Demokrasi ve insan hakları konularında da sonlarda yer alıyoruz. Eğitimde okumada, Matematik’te yine öyle, boynumuz bükük. Kadın cinayetlerinde galiba rakipsiziz. Sigara tüketimi ve cep telefonu kullanımında birinci. Hele hukuk düzenimizi yargıyı ve oradaki çözülmeyi, çöküşü artık görmeyen yok gibi…

Ben 88 yaşımı doldurduğum şu sırada Kadir Mısırlı’nın koltuğuna oturup cumhurbaşkanı ile bunları konuşmak isterdim doğrusu. Belki de yeni dönemin başlangıcında cumhurbaşkanı bu piri faniyi dinler aydınlatırdı.

 

Etiketler: » » » »
Share
311 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

CUMHURBAŞKANI VE AKP BAŞKANI ERDOĞAN’IN KONUŞMASI” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    CUMHURBAŞKANI VE AKP BAŞKANI ERDOĞAN’IN KONUŞMASI
    http://www.itvhaber.com/cumhurbaskani-ve-akp-baskani-erdoganin-konusmasi.html#.WUbrh4wUHH4.twitter
    #AKP Genel Başkanı #Coşkun Özdemir #Cumhurbaşkanı #makale #RecepTayyipErdoğan

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “ATATÜRK VE STALİN ARASINDAKİ GERGİNLİK”

    11 Ağustos 2017 Yazarlar

    Stalin'in SSCB'nin başında olduğu dönemde SSCB'nin Ankara Büyükelçisi ünlü bir diplomat olan Karakan'dı. Sovyet devriminin yıldönümlerinden birinin sabahında (Yanılmıyorsam 1935) Stalin son derece sivri, anlamsız ve onur kırıcı bir demeç veriyordu. **** Bu demecinde aynen şunları söylüyordu: "Herkes bilsin ki, Rus milleti; Boğazlar ve Ardahan'ı ele geçirme arzusundan asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda bu davamızı halletmiş olacağımızı müjdeliyorum." Aynı gece Sovyet Büyükelçiliği'nde de ihtilalin yıldönümü kutlanıyordu. *****...
  • Anısı olan üç gün…

    09 Ağustos 2017 Yazarlar

    Geçtiğimiz hafta  bir sabah kahvaltımı yapmış oturuyordum. Telefonum çaldı. Arayan can arkadaşım Alin Tülay Özbek (Kazgaş). Daha hâlimi hatırımı bile sormadan "Bu gün ne yapıyorsun?" diye sordu. "Ne yapayım evdeyim" diye yanıtladım. "Çeşme'ye gidiyorum, haydi hazırlan seni de götüreceğim. Bir kaç gün kalırız, yarenlik eder, gezeriz." dedi. Tülay Bornova'da oturuyor. Çeşme Çiftlikköy'de yazlığı. Ben tatil için Mordoğan'dayım. Kulağı ters göstermek gibi bir şey... gelecek beni alacak, geri Çeşme'ye yollanacak. Kıyamadım ona... "Olmaz gel burada k...
  • SİGARA, CEP TELEFONU, TV ve KADIN CİNAYETLERİ

    07 Ağustos 2017 Yazarlar

    Sigaranın zararlarını anlatmaya gerek var mı? Artık çok iyi biliniyor. İçen iki kişiden biri bu yüzden ölüyor. Buna karşılık Türkiye halkı tüketimde şampiyonlar arasında. Yıllar önce çalıştığım yerlerde (Tıp Fakültesi, Cumhuriyet Gazetesi, Kas Hastalıkları Derneği) sigara bırakmayı teşvik etmeğe çalıştım. Bırakabilenlere sembolik hediyeler aldım. Çok geçmeden bu çabamın sonuç vermediğini , bırakanların yeniden başladığını gördüm. Yıllar geçti, şimdi yine her adımda sigara tiryakilerine rastlıyorum. Bu defa “devam edin arkadaşlar ,bari bu dün...
  • HİKO’NUN CIRCIR BÖCEKLERİ…

    07 Ağustos 2017 Yazarlar

    Sanırım yaşı altı ya da yedi arasında idi. Sapsarı  dalgalı saçları beline kadar ufak tefek çelimsiz bir kızdı.  Ama çenesi görüntüsü ile doğru orantılı değildi. Sanırsın bir o kadar da yerin altında var kendisinden. Hiç susmuyor. Sürekli konuşuyor, sorular soruyor, uydurduğu hikayeleri anlatıyor ve hep gülüyor… Evlerinin boya zamanı geldiği için tutulan iki boyacı ağabeyleri  çalışırken onlarla sürekli bıcır bıcır konuşuyor. Hep konuşup güldürerek onları oyaladığı için sonunda ağabeyleri kızın annesine “Ne olur bunu bizim yanımıza yollamayı...