logo

07 Ağustos 2017

HİKO’NUN CIRCIR BÖCEKLERİ…


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Sanırım yaşı altı ya da yedi arasında idi. Sapsarı  dalgalı saçları beline kadar ufak tefek çelimsiz bir kızdı.  Ama çenesi görüntüsü ile doğru orantılı değildi. Sanırsın bir o kadar da yerin altında var kendisinden. Hiç susmuyor. Sürekli konuşuyor, sorular soruyor, uydurduğu hikayeleri anlatıyor ve hep gülüyor…

Evlerinin boya zamanı geldiği için tutulan iki boyacı ağabeyleri  çalışırken onlarla sürekli bıcır bıcır konuşuyor. Hep konuşup güldürerek onları oyaladığı için sonunda ağabeyleri kızın annesine “Ne olur bunu bizim yanımıza yollamayın. Ağustos böceği gibi hiç susmuyor. Bizim de hoşumuza gidiyor ama böyle giderse biz bu badanayı bitiremeyeceğiz” demişlerdi.

Bir sır vereyim mi? O ağustos böceği denilen kız bendim…

Ne yapayım suç benim değil… Ben de ağustosta doğmuşum… ve bu gün doğum günüm…

Mordoğan yazlarımı geçirdiğim güzel, şirin tatil beldesi. İzmir’e sanırım 60 km. uzaklıkta. Doğal güzellikte, oksijeni bol, denizi temiz ve sıcak…

Evimizin bahçesinde on kadar çeşitli ağacımız var. Kayısı, ceviz, badem, limon, nar, yenidünya, çam, karabiber, erik… Elbet her yıl mevsiminde de dallarında ağustos böceği yani nam-ı diğer cırcır böcekleri. Eşim Hikmet (Hiko) her öğle serin olan ön balkondaki divana uzanır ve şekerleme yapar. Her seferinde de öfke ile “Hay ben senin… ” diye söylenerek uyanır. Derdi cırcır böcekleridir. Cır cır ötüp onu uyutmamışlardır. Bahçedeki  hortumu kaptığı gibi bütün ağaçları ıslatır. O an böcekler susar…

Aslında Hiko pek öfkelenir ama ben Ağustos böceğinin yaşamını öğrenip,  ona da anlatınca azıcık hak verir gibi oldu ve eskisi kadar öfkelenmiyor artık…

La Fontaine karınca ile Ağustos böceği hakkında bir öykü yazmış biliyorsunuz. Orada Ağustos böceği sürekli yan gelip saz çalarken, karınca sürekli çalışırmış ya hani… Oysa Ağustos böceğinin saz çalmasının nedeni yalnızca eğlenmek için değilmiş. Neslini sürdürmek için çırpınırmış garibim. Yani La Fontaine ona büyük haksızlık yapmış…

Dişi Ağustos böceği uzantılı yumurtlama borusuyla yumurtalarını ağaçların genç sürgün yarıklarının içine bırakırmış. Bundan altı hafta sonra erginlere benzemeyen yavrular çıkarmış. Danaburnuna benzeyen bu yavrular kazıcı ön ayaklarıyla toprağı kazarak altına gizlenirlermiş.

Toprak altında yaşayan Ağustos böcekleri ağaç kökleri ve öz suyu emerek beslenirlermiş. On yedi yıla yakın bir süre toprak altında kalan Ağustos böceği yeryüzüne çıktıktan sonra dört haftalık bir ömre sahipmiş. Bu dört haftayı eş arayarak geçirir, eşleştikten sonra ölürmüş. Kışın yaşamayacağı için de yiyecek biriktirme endişesi olmazmış. Yani tembellik değil… gereksiz olduğundan… zaten ölecek…

Erkek Ağustos böceklerinin karınlarının altı sağlı sollu gergin bir zarla örtülüymüş. Bu bir çift zarı titreştirerek çıkartıyorlarmış  sesleri. Temmuzun ortalarında başlayıp Ağustos sonuna kadar saz çalarak dişilerine kur yaparmış meğerse!..

Çok da birbirlerine bağlıymışlar. Çünkü koro halinde öttüklerinden kuşlar yerlerini bulamıyormuş. Böylece de yem olmaktan kurtuluyorlarmış. “Birlikten kuvvet doğar” sözünü ve dayanışmayı da iyi biliyorlar hani…

Yani La Fontaine’nin ünlü hikayesi Ağustos Böceği İle Karınca meğerse doğru değilmiş.

Hoşuma giden bir karikatür  ise şöyleydi. Malum bütün yaz ağustos böceği ağaç gölgesinde saz çalarak yan gelip yatarken, karınca o sıcakta güneşin altında çalışıp kışa hazırlanıyor. Derken kara kış gelip çatıyor. Karınca bütün yaz topladıklarını mütevazı evinde, ateş karşısında yiyip günlerini sesiz sakin geçirirken Ağustos böceği bir “Türkü Bar”da iş buluyor. Her gece saz çalıp eğlenceyi sürdürürken de paraya para demiyor. Hayatı fıstık yaşıyor…

Yani bütün bunlardan özetle…

Biiiir… Böcek dünyasının bu en gürültücüsünün gürültü edeni … “erkekler”  Yani onu kadınlara benzetmek haksızlık. “Cırcır böceği gibi ötüp durma” demesin erkekler eşlerine artık. Pııııışşşk…. Yutturamazsınız…  Gerçeği biliyoruz kiiiiii…

İkiii…. İşin komik ve tuhaf tarafı ise Hiko sürekli öfkelenip şikayet edene kadar ben onların cırcırını duymuyor, fark etmiyordum bile. Şimdi ben de duyuyorum ama  onları anlıyor ve öfkelenmiyorum…

Haaa Hiko mu? İlk evlendiğimizde en çok ben konuşuyordum. Yeniyiz, genciz ya!..  hiç şikayet etmiyordu… Hatta hoşuna gidiyordu… Ben onun tatlı cırcır böceğiydim.  Şimdi ise yemin ederim bazen o benden çok konuşuyor…

Etiketler: » » » »
Share
478 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

HİKO’NUN CIRCIR BÖCEKLERİ…” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    HİKO’NUN CIRCIR BÖCEKLERİ…
    http://www.itvhaber.com/hikonun-circir-bocekleri.html#.WYiZNI-eKIU.twitter
    HİKO, Hülya Sezgin, makale, yazar, Yeni, La Fontaine, Çır cır Böceği, Ağustos Böceği, itvhaber

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 2018 YILINA GİRERKEN TÜRKİYE

    03 Ocak 2018 Yazarlar

    Sevgili okurlar dostlarım yurttaşlarım, Yeni yılla birlikte hayatımın 89. uncu yılını yaşıyorum. Giderayak düşüncelerimi kaygılarımı ifade ediyorum demek yanlış olmaz. Hayata büyük umutlarla başlayan, cumhuriyetin altın dönemini yaşayan bir kuşaktanım. Büyük Atatürk ve cumhuriyet devrimleri ile çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkacağımıza inanıyorduk. Onu çok erken kaybettik. İnönü’nün yol açtığı çok partili düzenle birlikte hiç gecikmeden devrimlerden tavizler başladı. Bugüne kadar hiçbir iktidar Atatürk’ün uygarlık, çağdaşlık, akıl bil...
  • Hem ağladık, hem de güldük…

    03 Ocak 2018 Yazarlar

    Sanırım iki ay öncesi idi. Çalan telefonumu açtığımda beni "Kentimizde Cumhuriyete Sahip Çıkanlar" ödülüne aday gösterdiklerini ve özgeçmişimi rica ettiklerini söyledi genç ve huzur veren sesi ile bir hanım. Çamlaraltı Koleji'nin halkla ilişkiler uzmanı Pınar Kılıç imiş. Hemen özgeçmişimi yazdım ve istedikleri beş-altı fotoğrafımı da ekleyerek gönderdim. Beni pırıl pırıl genç öğretmen Semay Oba İnceoğlu aday göstermiş sağ olsun benimle birlikte altmışa yakın diğer adaylar ile birlikte. Üç aşamadan geçen ve yalnız öğrenci oyları ile yapılan s...
  • Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa

    23 Aralık 2017 Yazarlar

    Sayısal verilerin etkileyici ve inandırıcı özellikleri vardır hadiseleri ve olayları dile getirirken. Tarihsel sürece bakıldığında milletler arası savaşlardan tutun da yapılan müsabakalara kadar bir çok alanda sayılarla ifade edilir durumlar. Misal İslamcı alimler yada dinen yeterliliğe sahip olduğunu iddia edenler Hz. Muhammed’in Veda hutbesini ve o gün ki kalabalığı noktasına virgülüne kadar anlatırlar. O günlerin Arabistan’ın da mevcut nüfusun en az yarısının yani 124 bin insanın o gün meydanda veda hutbesini dinlediği beyan edilir. Ya da...
  • ESKİLERDE ÇILDIR’ DA TARIM VE HAYVANCILIK

    14 Aralık 2017 Yazarlar

    Eskilerde Çıldır her yanı ile güzeldi. Her şey doğaldı. İnsanlar, hayvanlar, çevre, besin kaynakları, doğa, toprak, yediğimiz içtiğimiz hatta giydiğimiz her şey ama her şey doğaldı. Dolaysıyla yaşam doğal olunca hastalıklar vs. de çok görülmezdi. Kanser vb. hastalıkların esamesini duymazdık. Belki tek tük bir şeyler olurdu, ama onu da kimse bilmezdi. Bilmemekte güzeldi, çünkü olumsuz şeyleri bildiğinizde zaten moraliniz alt üst oluyor, dengeniz bozuluyor, ruhen ve bedenen zaten ölüyorsunuz. İnsanlara hastalıklarına bile doğal yollardan ilaçl...