logo

11 Aralık 2017

Anladın ama yanlış anladın canım arkadaşım!..


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Bir etkinlik sonrası idi… Bir kaç arkadaş verilen koktely masalarından birinin çevresinde toplanmış ikramları atıştırıyor, bir yandan da sohbet ediyorduk. Kimi arkadaşlarım bana övgüler dizmeye başladı “Aman Hülya hanımcım, maşallahınız var… Ne kadar güzel sanat etkinliklerine gidiyorsunuz. Yurt içi, yurt dışı bizi temsil ediyorsunuz. Hem de on parmağınızda on hüner. Ne güzel öyle turşular, zeytinler, tarhanalar, ekmekler yapıyorsunuz” peş peşe sıralanan bu övgüler karşısında hindi gibi kabarayım mı, yoksa mahcup olup kızarayım mı bocalarken ve henüz övgülerin keyfini sindiremeden bir başka arkadaşım ortaya atılıp “Ben de yapıyorum… Hem ne turşular yapıyorum. Arkadaşlarıma da hediye ediyorum” dedikten sonra biraz daha sözcüklerinin üzerine basa basa ekledi “Ama feysbukta paylaşmıyorum!..”

Haydaaa!.. Şaşırmıştım. Demek ki o olaya farklı bir pencereden bakıyordu. Sevdiğim de bir arkadaşım… kırmak da istemiyorum. Yine de onu üzmeden anlatmaya çalıştım. “Canım arkadaşım keşke paylaşsan… keşke bu kadar basit, herkesin yapabileceği, fakat nerede ise yapanlar azaldığı ve hazıra alıştırıldığımız için günümüzde gençlerin zor sanarak yapmadığı bu şeyleri hepimiz paylaşsak. Paylaşsak da örnek olsak. Sen beni anladın ama yanlış anladın canım arkadaşım!..”

Güceneyim mi… insanlar neden gerçekleri göremiyorlar üzüleyim mi, bilemedim. Otuz sekiz yıllık evli, koca koca çocukları olan bir kadın olarak “Bakın ben bunları da yapabiliyorum” demeye getireceğim paylaşımları yapabileceğimi nasıl düşünmüştü? Bu saatten sonra dünürcüye çıkacak halim yoktu ya!.. Peki assolist edasıyla poz poz fotoğraflarımı paylaşsam daha mı beni sevecekti acaba!..

A benim canım arkadaşım… adı üzerinde bu sosyal paylaşım… dünyaya açılan bir pencere orası… yazıp tuşa basana kadar senin, bastıktan sonra herkesin. Hiç aklına gelmeyen yerlere, kişilere ulaşabilir o paylaşımın. O zaman toplumu ilgilendiren, doğru ve güzel mesaj veren, eğitime ve kültüre katkı sağlayan, örnek teşkil edebilecek doğru ve güzel şeyler paylaşılmalı orada.  Her geçen gün açıklanan bilgilerden ötürü kanser korkusu ile yaşıyoruz hepimiz. Bunun en büyük sebeplerinden biri de hazır gıdalar değil mi? Ticari düşünce ile raf ömrünü uzatmak için ürünün içine pek çok kimyasal katmıyorlar mı? Bu nedenle ürün uzun süre bozulmuyor ama bizi bozuyor… Biz çürüyoruz,  biz küfleniyoruz… O zaman ne kadar çok şeyi hazır almayıp kendimiz yaptık, o kadar kâr ve bir o kadar sağlık değil mi?..

Günümüzde artık üretim değil, tüketim toplumu olmaya alıştırıldık. Ve satın almak da bir kültür göstergesi imiş gibi pompalandı bize. Oysa bu hem sağlık, hem ekonomik olarak doğru değil ve biz Anadolu kadınıyız. Pek çok lezzetli ve besleyici şeyler bizim kadınımızın ürünü.

“Sanatla uğraşıyorum, ben entel dantelim. Resim yapar, tiyatroya gider, kitap okur, çeşitli kültür sanat etkinliğinde bulunurum ama mutfak benim işim değil!..” diyemem ben.

Tam tersi ben Cumhuriyetçi Atatürkçü bir Anadolu kadını olarak sanattan da anlarım ama mutfağıma geçip  ekmeğimi de yoğururum, yoğurdumu da mayalarım. En zor şartlarda bile ailemi aç koymam. Elimden her iş gelir. Böyle olmasaydı ninelerimiz o zor savaş yıllarını nasıl atlatırdık. Kurtuluş Savaşı sonrası Anadolu’da bir araştırma yapılmış. Araştırma sonrası köylerdeki o yoksulluğa rağmen çocukların sağlıklı olması araştırma yapanları çok şaşırtmış. İncelediklerinde bunun nedeninin tarhana olduğunu anlamışlar. O çocuklar iki öğün tarhana, bir öğün bulgur pilavı sayesinde sağlıklı kalmışlar. Peki şu geçirdiğimiz zor günlerde (Allah korusun) öyle bir durumla karşı karıya kalsak özellikle gençlerden kaçı biliyor tarhana, kaçı biliyor ekmek, kaçı biliyor yoğurt!..

İşte canım arkadaşım ben örnek olmaya, kulak dolgunluğu da olsa gençlerimize her şeyi hazır almak yerine yapmayı öğretmeye çabalıyorum… “Ben Cumhuriyetçiyim”, “Ben Atatürkçüyüm” demekle olmuyor bu işler.  Kimin yüreğine dokundun, kimlere ışık oldun? Bu ülke için ne yaptın?.. Ne emek verdin?..

Hülya Sezgin / hulyasezgin@hotmail.com

Etiketler: » » » »
Share
405 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KIR ÇİÇEKLERİ VE SARIPAPATYA

    10 Ağustos 2018 Yazarlar

    Mevsim ilkbaharın sonları, güneş aydınlık yüzünü göstermiş, çiçekler birbiriyle adeta dans ediyorlar. Tam ortada tek başına duran sarıpapatya dikkat çekiyor. İlgimi çeken sarıpapatyaya yöneliyorum. Sanki hayata küsmüş, bir anlamda hayattan kopmuş bir hali vardı. Ama o kadar narin o kadar zarif o kadar çekingen ve bir o kadar da utangaç bir hali vardı. Duygu yüklü gözlerle sanki bakışır gibiydik. Hatta beni bu lavanta kokusunun muhteşem yoğunluğundan ayırma der gibiydi. Fakat bir o kadar da o muhteşem kır çiçeklerinin arasındaki yalnızlığında...
  • “SERİ KATİL ABD İKİ BAKANIMIZA YAPTIRIM KOYMUŞ”

    06 Ağustos 2018 Yazarlar

    ABD ve İSRAİL bunlar dünya üzerindeki seri katillerdir. ABD ; 40 yıldır PKK , FETÖ  ve akla hayale gelmeyen terör örgütleri  üzerinden Türkiye’ye saldırmış on binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine ve milyona varan  vatandaşımızın yaralı ve gazi olmasına sebep olmuştur. ABD; 12 eylül 1980 de Türkiye de demokrasiyi  rafa kaldırıp binlerce kişini  idam edilmesi ve haksız yere işkenceler sonucunda  ölümüne sebep olmuştur. Darbe komutanı  Kenan  EVREN denen ABD uşağına  Yunanista'nın NATO’ya girmesini sağlamıştır. AB...
  • HERKES ŞİDDETE HAYIR DEMELİ!

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    Son zamanların en çok konuşulan konusudur ŞİDDET. Dolayısıyla bu yazımın konusu da tabi ki şiddet olacaktır. Neredeyse hayatımızın bir parçası haline geldi şiddet. Evde şiddet, okulda şiddet, hastanede şiddet, işyerlerinde şiddet, sokakta şiddet vb. Bunun neden olduğu durumu ise, toplumsal psikolojik sarsıntıya bağlayabiliriz. Yani toplumsal olarak ruhsal dengemizde bir bozulmanın var olduğu acı gerçeği ile karşı karşıyayız. Çünkü şiddet neredeyse hayatımızın her alanında ve her anında var olmuş. Şiddet derken sadece fiziksel şiddet ol...
  • Hüşü’nün civcivleri…

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    "Çocukluğu ana yurdudur" demişler insanın... Bu lafı canlı yaşayan biriyim ben de... Yıllardır resim yapıyorum ya aşkla... Şevkle... Çalışmalarımı görenler bilirler. Genelde geçmişimizi, Anadolu yaşantımızı, eski evlerimizi, artık yok olmaya başlayan kültürümüzü konu ediyorum. Yani eski bizi bize resimlerimle anlatıyorum. İstiyorum ki gelecek kuşak çocuklarımıza, torunlarımıza armağan olsun... Eskiden nasıldı yaşam... Ne güzellikler olurdu, nasıl yaşardık görsünler, bilsinler. Unutulmasın... Doğal yaşamı gördüklerinde belki özenirler de geçmişl...