logo

ATATÜRK : GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER


Hüseyin Çakır
cankirilicakir@gmail.com

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97 yılı tüm yurtta. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI:  Alinur AKTAŞ’a rağmen büyük bir coşkuyla kutlanacak. 97 yıl önce Türk’ü boğmaya ve vatanını istilaya gelmişlerdi.

Ölümsüz kahraman asrın dahisi asırlar sonrasını görebilen,Büyük Devlet adamı ATATÜK’ün komutasındaki Türk Ordusu onlara unutamayacakları bir ders verdi.

Atatürk’ün dediği gibi ”Türk ulusu kazandığı bu zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.’

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki, Türk Ordusu’nun, dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından birini yazarak, işgal güçlerini yurttan kovmak için yaktığı bağımsızlık ateşinin Büyük Zafer’e dönüştüğü Başkomutan Meydan Savaşı’nın 97’inci yıldönümü törenlerle kutlanacak.

**** 

Derlenen bilgilere göre, 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu’yu işgale başladı,

Ordusunun cephanesi elinden alınan Türk milleti zor durumda bırakılmaya çalışıldı.  

Ünlü yazar Halide Edip Adıvar’ın ‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’ kitabında anlattığı işgal günlerinde,

 itilaf donanması İstanbul’a,

Fransızlar:  Adana’ya,

İngilizler:     Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon’a,

İtalyanlar:    Antalya ve Anadolu’nun güneybatısına yerleşti.

15 Mayıs 1919’da İtilaf Devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir’e çıkarma yaptı.

KANLI ÇARPIŞMALAR 

Bu durum karşısında Türk milleti, tarih boyunca gösterdiği ‘millet olma bilinci’ içerisinde işgallere karşı Kuvayi Milliye hareketini başlattı.

İki seçenek vardı,

Ya işgal güçlerine teslim olunacak,

Ya da yıkılan yakılan bir ülke, yılmaz evlatlarının azmiyle yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.

*****

1920’de TBMM’nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesinde hareketlilik başladı.

1921’de Polatlı’ya kadar gelen Yunan Ordusunu püskürtmek, daha birkaç yıl önce tarih literatürüne ‘Çanakkale geçilmez’ sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü.  

Sakarya’da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruzu başlattı.

26 AĞUSTOSTA KOCATEPE’DE ŞAFAK SÖKERKEN

Başkomutan, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere şimdi Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe’de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe’yi ele geçirdi , Belentepe ile Kalecik Sivrisi’nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde;

 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi.

5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu,

 2. Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

Türk Ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar,

8. Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.

28 ve 29 Ağustosta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5. tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.  

29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustosta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

BÜYÜK ZAFER VE BİR KIRIK KAĞNI

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu’nun Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı en önemli zaferin arefesinde,

30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy’de birliklere taarruz emrini verdi.

Onun bizzat yönettiği Dumlupınar’daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti.

Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Büyük Zafer’in ertesi günü, 31 Ağustosta Zafertepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki “kırık kağnının” üzerine muharebe alanlarının haritayı koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak,

Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir’e girme görüşünde birleşti.

‘ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR, İLERİ!’ 

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül’de Dumlupınar’da, Batı Cephesi’ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesinde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz.

Bütün arkadaşlarımın, Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim.

Ordular; ” ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” dedi.  

27 Ağustosta Afyonkarahisar,

30 Ağustosta Kütahya’nın kurtuluşunu ,

1 Eylülde Gediz,

3 Eylülde Emet ve Tavşanlı’nın kurtuluşları izledi,

9 Eylülde İzmir’de Yunan Ordusunu denize döken Türk Ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.

VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİREMEDİĞİ İÇİN İNTİHAR ETTİ

Büyük Taarruzdan akıllarda kalan en önemli olaylardan biri, 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’in, 27 Ağustosta Çiğiltepe’nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine, görevini yerine getirememenin üzüntüsü ile kendisini vurarak intihar etmesiydi.

Kocatepe’den verilen emirle Büyük Taarruz’u başlatan Türk askerleri, taarruzun ilk ve ikinci gününde tüm tepeleri ele geçirmeye başladı. Çiğiltepe’de bulunan Yunan askerlerine karşı direnen 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey ile Mustafa Kemal Paşa arasında şu telefon konuşması geçti:

‘-Niçin hedefinizi alamadınız?  

-Yarım saat sonra bu hedefi alacağım Paşam.’  

Sonraki yarım saatte Çiğiltepe’yi düşman askerinden alamayan Albay Reşat Bey, ‘Verdiğim sözü yerine getiremediğim için yaşayamam’ diyerek beylik tabancasıyla intihar etti.  

Mustafa Kemal Paşa’ya, Çiğiltepe sırtlarında çarpışan 57. Tümen Komutanlığını yeniden telefonla aradığında Albay Reşat Bey’in intihar ettiği söylendi ve ‘Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam’ dediği notu okundu.  

Çiğiltepe, Albay Reşat Bey’in ölümünün 15 dakika sonrasında düşman askerlerinden kurtarıldı.  

‘TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TEMELİ BURADA SAĞLAMLAŞTIRILDI’ 

Ölümsüz kahraman asrın dahisi.Büyük Önder ATATÜRK Büyük Zafer’den tam iki yıl sonra,

 30 Ağustos 1924’te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı’nın temel atma törenine katılmak üzere Zafertepe Çalköy’e geldi.

Törene katılanlara iki yıl öncesini hatırlatan.!

 ATATÜRK Büyük Zafer’i şu cümlelerle anlattı:

‘Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son parçası olan 30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır.

Milli tarihimiz çok büyük, çok parlak zaferlerle doludur ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil dünya tarihine yeni bir adım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum.

 *****

Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı,

 ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı.

Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.

Türk ulusu burada kazandığı zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.’

*****

Büyük Zafer’in 97. yıl dönümü ve Zafer Bayramı dolayısıyla bugün ATATÜRK’ün  muharebeyi yönettiği Zafertepe Çalköy beldesi ile meydan savaşının kazanıldığı Dumlupınar ilçesindeki anıtlarla şehitliklerde,

Kütahya ve Afyonkarahisar illerinin mülki ve askeri erkanının katılımıyla törenler düzenlenecek.

Türk milleti, bu törenlerle 

30.Ağustos  büyük taarruz  zafer bayramı; Tarihi fesli müptezellerde, dini menkıbelerden öğren Yunan sevicilerinin değil.!

30. Ağustos Zafer bayramı: Damarlarında  asil Türk kanı dolaşan, Bu zaferde cepheden, cepheye koşan, kağnı arabası üzerinde muharebe haritalarını Kontrol eden Asrı dahi ve Komutanı ATATÜRK’e silah arkadaşlarına , isimli isimsiz kahramanlara saygısı olan, Müslüman Türk milletinin bayramıdır.

****

Büyük Önder Atatürk, silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşı’nda çarpışıp şehit düşen, gazilik mertebesine ulaşan kahramanlarını bir kez daha hayırla, gururla anarak hepsinin ruhları şad , Mekanları cennet olsun.

Bu vatanı tüm olumsuzluklara rağmen imanla ,inançla 30:ağustos zafer bayramını bize bırakanlara  layık olmak dileğimle

Etiketler: » » »
Share
922 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Nereye gidiyoruz?

    04 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Ülkemiz gerçekten zor zamanlardan geçiyor. Öyle zor zamanlar ki, elini nereye atsan bir sorun ve sıkıntıyla karşı karşıyasın. -Her gün TV haberlerinde izlemiyoruz ki bir soygun haberi görmeyelim. Ya bir market, ya bir iş yeri, ya bir ev… -Yine bir haber bu kez dolandırıcılar iş başında. Ya yaşlı bir vatandaş dolandırılmış, ya da yalnız başına yaşayan varlıklı bir insan. -Her gün şahit olduğumuz bir durum da trafik veya şehir magandaları. Elini kolunu sallayarak, insanları darp ederek terör estiriyor ve hiçbir yaptırımda da bulunulamı...
  • ÇOCUKLARIN, KENDİLERİ İÇİN DOĞRU KİTABA ULAŞAMADIĞI 38. TÜYAP ‘KİTAP ŞENLİĞİ’ SONA ERERKEN…

    10 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    2-10 Kasım 2019 tarihleri arasında, Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. (TÜYAP)  tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, Beylikdüzü’nde, (TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde) bugün sona eriyor.      Anımsanacağı üzere, Tüyap İstanbul Kitap Fuarı, 1982 yılında Hilton'un sergi salonunda başladı. 20 küsur yayınevi ve 16 bin ziyaretçiyle başlayan fuara,  bugün bine yakın yayınevi, bir milyona yakın izleyici katılıyor.  Bu sıkışmadan dolayı bugün çocukla...
  • EĞİTİMDE AKIL VE ZEKÂ OYUNLARI ARDAHAN’DA!

    05 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Daha öncede bahsetmiştim, kişilerle ilgili yazılarım çok özeldir. Gerçekten hak edenin hakkını teslim etmek gerektiğini düşünenlerdenim. Bu yazımın konusu özellikle duyguları, mantığı ve kalbi Ardahan için çalışan bir eğitimciden söz etmektir. Yıllar önce okumak, eğitim almak ve kendisine gelecek kurmak üzere Ardahan dışına çıkmış, okumuş, gerekli eğitimleri almış ve hak ettiği bir yerde olan ve aynı zamanda da gelecek vadeden bir eğitimcidir O. İktisat, Uluslararası ilişkiler ve Bilgisayar Programcılığı bölümlerinden mezun olan Müjgân E...
  • AF YASASI (1. VE 2. YARGI PAKETİNDE NE GİBİ YASAL DÜZENLEMELER VAR)

    28 Ekim 2019 Köşe Yazıları

    Değerli  okurlarım  kamuoyunda   uzun  süreden  beridir  sizlerin   ve biz  Avukatların  beklediği  1.  Yargı  paketi    resmi  gazetede  yayınlanarak  yürürlüğe  girdi.  şimdilerde  ise  gözler  ikinci  yargı  paketinde  ve   ne  zaman yayınlanacağına  çevrilmiş  durumda.  Bu konudaki çalışmalar  TBMM  de  tüm  hızı  ile  devam  etmekte.  Alınan  duyumlara  göre  Aralık  ayında  ikinci yargı  paketinin    Aralık  ayında  meclise  gelecek .  Bildiğiniz  üzere  ikinci  yargı paketinde  kamuoyunda    af  olarak  nitelendirilen  infaz   indirimi ...