logo

ATATÜRK : GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97 yılı tüm yurtta. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI:  Alinur AKTAŞ’a rağmen büyük bir coşkuyla kutlanacak. 97 yıl önce Türk’ü boğmaya ve vatanını istilaya gelmişlerdi.

Ölümsüz kahraman asrın dahisi asırlar sonrasını görebilen,Büyük Devlet adamı ATATÜK’ün komutasındaki Türk Ordusu onlara unutamayacakları bir ders verdi.

Atatürk’ün dediği gibi ”Türk ulusu kazandığı bu zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.’

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki, Türk Ordusu’nun, dünya tarihinin gördüğü en büyük kahramanlık destanlarından birini yazarak, işgal güçlerini yurttan kovmak için yaktığı bağımsızlık ateşinin Büyük Zafer’e dönüştüğü Başkomutan Meydan Savaşı’nın 97’inci yıldönümü törenlerle kutlanacak.

**** 

Derlenen bilgilere göre, 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu’yu işgale başladı,

Ordusunun cephanesi elinden alınan Türk milleti zor durumda bırakılmaya çalışıldı.  

Ünlü yazar Halide Edip Adıvar’ın ‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’ kitabında anlattığı işgal günlerinde,

 itilaf donanması İstanbul’a,

Fransızlar:  Adana’ya,

İngilizler:     Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon’a,

İtalyanlar:    Antalya ve Anadolu’nun güneybatısına yerleşti.

15 Mayıs 1919’da İtilaf Devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir’e çıkarma yaptı.

KANLI ÇARPIŞMALAR 

Bu durum karşısında Türk milleti, tarih boyunca gösterdiği ‘millet olma bilinci’ içerisinde işgallere karşı Kuvayi Milliye hareketini başlattı.

İki seçenek vardı,

Ya işgal güçlerine teslim olunacak,

Ya da yıkılan yakılan bir ülke, yılmaz evlatlarının azmiyle yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.

*****

1920’de TBMM’nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesinde hareketlilik başladı.

1921’de Polatlı’ya kadar gelen Yunan Ordusunu püskürtmek, daha birkaç yıl önce tarih literatürüne ‘Çanakkale geçilmez’ sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü.  

Sakarya’da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruzu başlattı.

26 AĞUSTOSTA KOCATEPE’DE ŞAFAK SÖKERKEN

Başkomutan, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere şimdi Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe’de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe’yi ele geçirdi , Belentepe ile Kalecik Sivrisi’nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde;

 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi.

5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu,

 2. Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

Türk Ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar,

8. Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.

28 ve 29 Ağustosta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5. tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.  

29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustosta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

BÜYÜK ZAFER VE BİR KIRIK KAĞNI

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu’nun Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı en önemli zaferin arefesinde,

30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy’de birliklere taarruz emrini verdi.

Onun bizzat yönettiği Dumlupınar’daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti.

Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Büyük Zafer’in ertesi günü, 31 Ağustosta Zafertepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki “kırık kağnının” üzerine muharebe alanlarının haritayı koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak,

Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir’e girme görüşünde birleşti.

‘ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR, İLERİ!’ 

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül’de Dumlupınar’da, Batı Cephesi’ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesinde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz.

Bütün arkadaşlarımın, Anadolu’da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim.

Ordular; ” ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” dedi.  

27 Ağustosta Afyonkarahisar,

30 Ağustosta Kütahya’nın kurtuluşunu ,

1 Eylülde Gediz,

3 Eylülde Emet ve Tavşanlı’nın kurtuluşları izledi,

9 Eylülde İzmir’de Yunan Ordusunu denize döken Türk Ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.

VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİREMEDİĞİ İÇİN İNTİHAR ETTİ

Büyük Taarruzdan akıllarda kalan en önemli olaylardan biri, 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’in, 27 Ağustosta Çiğiltepe’nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine, görevini yerine getirememenin üzüntüsü ile kendisini vurarak intihar etmesiydi.

Kocatepe’den verilen emirle Büyük Taarruz’u başlatan Türk askerleri, taarruzun ilk ve ikinci gününde tüm tepeleri ele geçirmeye başladı. Çiğiltepe’de bulunan Yunan askerlerine karşı direnen 57. Tümen Komutanı Albay Reşat Bey ile Mustafa Kemal Paşa arasında şu telefon konuşması geçti:

‘-Niçin hedefinizi alamadınız?  

-Yarım saat sonra bu hedefi alacağım Paşam.’  

Sonraki yarım saatte Çiğiltepe’yi düşman askerinden alamayan Albay Reşat Bey, ‘Verdiğim sözü yerine getiremediğim için yaşayamam’ diyerek beylik tabancasıyla intihar etti.  

Mustafa Kemal Paşa’ya, Çiğiltepe sırtlarında çarpışan 57. Tümen Komutanlığını yeniden telefonla aradığında Albay Reşat Bey’in intihar ettiği söylendi ve ‘Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam’ dediği notu okundu.  

Çiğiltepe, Albay Reşat Bey’in ölümünün 15 dakika sonrasında düşman askerlerinden kurtarıldı.  

‘TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TEMELİ BURADA SAĞLAMLAŞTIRILDI’ 

Ölümsüz kahraman asrın dahisi.Büyük Önder ATATÜRK Büyük Zafer’den tam iki yıl sonra,

 30 Ağustos 1924’te Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı’nın temel atma törenine katılmak üzere Zafertepe Çalköy’e geldi.

Törene katılanlara iki yıl öncesini hatırlatan.!

 ATATÜRK Büyük Zafer’i şu cümlelerle anlattı:

‘Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son parçası olan 30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır.

Milli tarihimiz çok büyük, çok parlak zaferlerle doludur ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil dünya tarihine yeni bir adım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum.

 *****

Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı,

 ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı.

Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.

Türk ulusu burada kazandığı zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor.’

*****

Büyük Zafer’in 97. yıl dönümü ve Zafer Bayramı dolayısıyla bugün ATATÜRK’ün  muharebeyi yönettiği Zafertepe Çalköy beldesi ile meydan savaşının kazanıldığı Dumlupınar ilçesindeki anıtlarla şehitliklerde,

Kütahya ve Afyonkarahisar illerinin mülki ve askeri erkanının katılımıyla törenler düzenlenecek.

Türk milleti, bu törenlerle 

30.Ağustos  büyük taarruz  zafer bayramı; Tarihi fesli müptezellerde, dini menkıbelerden öğren Yunan sevicilerinin değil.!

30. Ağustos Zafer bayramı: Damarlarında  asil Türk kanı dolaşan, Bu zaferde cepheden, cepheye koşan, kağnı arabası üzerinde muharebe haritalarını Kontrol eden Asrı dahi ve Komutanı ATATÜRK’e silah arkadaşlarına , isimli isimsiz kahramanlara saygısı olan, Müslüman Türk milletinin bayramıdır.

****

Büyük Önder Atatürk, silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşı’nda çarpışıp şehit düşen, gazilik mertebesine ulaşan kahramanlarını bir kez daha hayırla, gururla anarak hepsinin ruhları şad , Mekanları cennet olsun.

Bu vatanı tüm olumsuzluklara rağmen imanla ,inançla 30:ağustos zafer bayramını bize bırakanlara  layık olmak dileğimle

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Korona günleri şansı!..

    04 Nisan 2020 Köşe Yazıları

    Çok şanslıyım ben... Şimdi bana neden diyeceksiniz... Anlatayım... Hani malumumuz hepimiz korona günlerinde evde hapisiz ya... Kimimiz kendini oyalayacak bir şeyler bulurken kimimiz de sıkıntıdan patlıyor ya!.. Benim için çok da bir şeyler değişmedi aslında. Genelde beni çok geziyorum sanırlar ama yanılıyorlar. Aslında ben ev kedisiyim. Korona günlerinden öncesinde de evimde yardımcı almam işlerimi kendim görürdüm. Sabah kahvaltı hazırla... Ortalığı topla... Çamaşır yıka, temizlik yap sonra in bodrumdaki atölyeye resim yap... Akşama doğr...
  • KENETLENME ZAMANI

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Yaklaşık üç aydır dünya ülkeleri KORONA VİRÜS denilen bir illetle uğraşmaya başlamış olup, ilk belirtilerinin görüldüğü ve binlerce can aldığı, belki yüz binlerce de insanı hasta ettiği gerçeği ortadadır. Hatta buna bağlı olarak neredeyse dünya ülkelerinin ekonomilerinin çökme noktasına geldiği herkes ve her kesim tarafından bilinen bir gerçektir. Ne yazık ki bu durumdan ülkesinde bu virüs illeti olmayan ülkelerde aynı derecede etkilenmektedirler. Zira dünyanın neresinde olursanız olun,insanlık biri birine ihtiyaç duyan insan ve toplum kitlele...
  • 3. DÜNYA SAVAŞI ‘BİYOLOJİK HARP’ OLARAK MI BAŞLADI?

    30 Mart 2020 Köşe Yazıları

            Nazım’ın ünlü şiirinde(Kıyamet Suresi) dediği gibi,  “Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.”       ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Suriye sınırından çekilmesi konusunda  : "ABD'nin sonu olmayan bu saçma savaşlardan çekilme zamanı geldi”   demişti.      ABD’nin, ‘saçma savaşlar’dan  söz etmesi, akıl ziyanlığı  kadar, “Nelere gönderme yapıyorlar?” sorusunu akla getirmiyor değil. İşgalcilere karşı verilen ...
  • KORONA VİRÜS ARSIZLARI

    27 Mart 2020 Köşe Yazıları

    Malum ülkemiz ve dünyamız zor günlerin eşiğinden geçiyor. Öncelerde de birçok yazılar yazdım, sizlerle paylaştım. Evde olmanın bir yararı da bu olsa gerek! Uzaktan da olsa (ama zamanın önemli iletişim araçlarının olduğu bir zamanda hiçbir şeye uzak sayılmazsınız) olayları tahlil etme fırsatı bulabiliyorsunuz. Hem dinliyor, hem yorumluyor, hem de düşüncelerinizi yazarak açıklayabiliyorsunuz. Bugünkü yazımda bunca uyarıya, bunca anlatıma, bunca yasaklamaya rağmen hala toplumumuzun büyük bir kesiminin (ne yazık ki üzülerek söylemek...