logo

11 Ağustos 2017

“ATATÜRK VE STALİN ARASINDAKİ GERGİNLİK”


Hüseyin Çakır
cankirilicakir@gmail.com

Stalin’in SSCB’nin başında olduğu dönemde SSCB’nin Ankara Büyükelçisi ünlü bir diplomat olan Karakan’dı. Sovyet devriminin yıldönümlerinden birinin sabahında (Yanılmıyorsam 1935) Stalin son derece sivri, anlamsız ve onur kırıcı bir demeç veriyordu.

****

Bu demecinde aynen şunları söylüyordu: “Herkes bilsin ki, Rus milleti; Boğazlar ve Ardahan’ı ele geçirme arzusundan asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda bu davamızı halletmiş olacağımızı müjdeliyorum.” Aynı gece Sovyet Büyükelçiliği’nde de ihtilalin yıldönümü kutlanıyordu.

******

Atatürk, gece yarısına doğru Stalin’in bu rahatsız edici demecinden rahatsız oluyor ve emrediyordu:
-Arabayı hazırlayın gidiyoruz.
-Paşamız bu saatte nereye gidecekler?
-Sovyet Elçiliği’ne.
Ekibin etekleri tutuşur. Çünkü olayı kavrarlar. İçlerinden birisi Gazi’ye:
-Paşa Hazretleri nasıl olur? Protokolsüz mü? Siz devlet başkanısınız, protokolsüz nasıl gidersiniz?
-Ben protokol falan dinlemiyorum çocuk.

Stalin vatanımın topraklarına göz dikmiş, sen bana protokolden söz ediyorsun.

***

Hazırlayın arabaları.

Ulu önderimiz ve arabalar hazırlanır.

Gazi ve ekibi Sovyet elçiliğinin kapısına dayanır.

Ulu önderimiz yüzü asık bir şekilde yukarı çıkar ve o sırada içeride büyük bir balo vardır.

Gazi kendisini karşılayan büyükelçi Karahan’ı görünce, “Merhaba Karahan.” der ve sert bir şekilde söze devam eder: “Ajanstan öğrendiğime göre Başkanınız Stalin, Ardahan ile Boğazlar’ı istemiş, kararı katıymış. Pek yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış.

Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş.

Tabii bu konuşmanın bir kopyası sende vardır.

Getir bakalım şunu da işin aslını faslını iyi anlayalım.” Gazi metnin o kısmını kelime kelime tercüme ettirir”.

Konuşma ajanstan geçen metin ile aynıdır.

Gazi sorar: “Karahan, elçiliğin telsizinden derhal Stalin’i bulduracaksın.

Başkanın tükürdüğünü yalayacak, yalamazsa ben yapacağımı bilirim.

****

Bu cevap bu gece gelecek çünkü benim senin Başkanının kinden daha önemli bir kararım var. İstediğim cevabı almadan elçiliğinizden dışarı adım atmam.

Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bil ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına gideceğim.” Karahan çaresizlik içinde telsizin başına koşar ve Gazi’nin söylediklerini aynen nakleder. Stalin’den gelen cevap Atatürk’ü tatmin eder çünkü cevapta aynen şöyle söylenmektedir

: “Stalin sürçü lisan eylemiştir”

*****.

Boğazlar ile Ardahan’ı almak gibi bir arzusu kesinlikle yoktur.” Gazi cevabı okuduktan sonra Rus Büyükelçisi Karahan’a hitaben: “Karahan seni geri çağırırlar ve yaşatmazlar. Uzun süredir tanışıyoruz, istersen bize iltica et.” Karahan bu teklife olumsuz cevap verir ve cevabı telgraftan hemen sonra bir telgrafla geri çağırıldığını hatırlatarak: “Teşekkür ederim. Sizi tanımış olmam bile yeterlidir.

Yarın memlektinizdeki görevim sona eriyor. Yarın hareket edeceğim.”

Gazi fazla ısrar etmez ve Çankaya’ya geri döner.

On gün sonra şöyle bir haber gelir.

SSCB’nin eski Ankara Büyükelçisi Karahan fırında yakılmak suretiyle idam edilmiştir.

KAYNAK 1: Arıburnu, Kemal Atatürk’ten Anılar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara,1976, s. 205-208.
KAYNAK 2: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009.

Etiketler: » » » »
Share
1088 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

“ATATÜRK VE STALİN ARASINDAKİ GERGİNLİK”” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    “ATATÜRK VE STALİN ARASINDAKİ GERGİNLİK”
    https://www.itvhaber.com/ataturk-ve-stalin-arasindaki-gerginlik.html#.WY4F7TKx-KM.twitter
    #HüseyinÇakır #AnkaraBüyükelçisi #Atatürk #Karahan #Stalin #Rusya #SSCB #MustafaKemalAtatürk

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...
  • Avakado çekirdeği…

    08 Kasım 2018 Yazarlar

    Pazardan aldığım avakadoyu soğanların yanına koydum ki soğanların çıkardığı gaz ile çabucak yumuşasın... Yumuşasın ki yenilecek kıvama gelsin... İki gün sonra yumuşamış avakadoyu ortadan ikiye böldüm. Yumuşak yeşil meyveyi sıyırdım. Dövülmüş bir diş sarımsak limon ve zeytinyağı ile karıştırdım. Kahvaltıda ekmeğin üstüne sürüp sürüp yiyeceğiz. Çünkü çok faydalı. Pek çok vitamin ve mineral barındırıyor içinde. E tadını da seviyoruz... Ortasından kocaman bir çekirdek çıktı. Dışı yağlı... Önce yüzüme sürdüm. En iyi doğal kremmiş. Cilde iyi ge...
  • Yerel Seçimde Ataşehir’i Yönetmeye Aday Olanlar

    21 Ekim 2018 Yazarlar

    Yaklaşan takvimi işleyen 31 Mart 2019 Yerel Seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nde adaylık başvuruları başladı. Şu ana kadar 5 aday İlçe Başkanlığına başvurarak adaylığını duyurdu. Recep Kenan/itvhaber.com CHP Genel Merkezi tarafından açıklanan takvime göre aday adaylık başvurusunun son gününde 19 Ekim 2019 Cuma günü CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’na gelerek, İlçe Başkanı Hakı Altınkaynaka dilekçesini veren geçici olarak görevden uzaklaştırılan mevcut Ataşehir Belediye Başkanı Battal İgezdi, Ataşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı b...
  • SOSYAL TRAVMA

    26 Eylül 2018 Yazarlar

    Sosyal sarsıntı derken aklımıza çeşitli sorunlar gelebiliyor. Bu nedenle konuyu biraz daha fazla açmak ve irdelemek gerekiyor. Öncelikle de travma (sarsıntı) kavramını açıklamak gerek diye düşünüyorum. Travma, canlıların üzerinde ruh ve beden sağlığı açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantı biçimi, şeklinde bir kelime anlamı vardır. Tabi ki ruh ve beden dediğimiz de çok geniş alanları kapsar. Ruhsal bozukluklar ve bedensel bozuklar diye ikiye ayırarak değerlendirebiliriz. Ben bu yazımda daha çok ruhsal bozuntular üzerin...