logo

23 Ekim 2016

ATTİLÂ İLHAN’I ANLAMAK


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

Attilâ İlhan’ı, bu büyük yazar, büyük düşünürü 11 yıl önce bu tarihlerde yitirdik.

En çok şiirleri ile etkilemişti toplumu. Ben Sana Mecburum, Ne Kadınlar Sevdim Zaten Yoktular, Sisler Bulvarı, Elde var Hüzün şiirlerini unutmak mümkün mü?

Orhan Bursalı onu “söz ve anlam büyücüsü” olarak anıyor. Bursalı’ya göre iyi şair en iyi büyücüdür, dizeleri ile sizi, benliğinizi sarıp sarmalar. Gerçekten büyüleyici idi..Attilâ İlhan’ın şiirleri ama yanız şiirleri mi? Yazıları da çok çarpıcı, çok etkileyici, çok düşündürücü ve aynı zamanda tepkiler yaratıcı idi. Romanlar, senaryolar, denemeler yazan “Hangi” diye sorarak bir kitaplar dizisi hazırlayan, yazın yaşamımızın bir büyük  üretici ve yaratıcısı..1996 da Cumhuriyette yazmaya başladı. Tam 9 yıl, ölümüne kadar. Arka sayfada haftanın 3 günü birbirinden ilginç iddialı yazılar. TV’de ikinci kanalda yaptığı söyleşilerin tiryakisi pek çoktu. Güzel anlatıyordu,  türkçeyi çok güzel kullanıyordu. Ama Türk dil devrimine karşı çıktığı gerekçesi ile ona muhalefet edenler az olmamıştır. Çok keskin, çok çarpıcı yargıları vardı. Tepkiler uyandırması doğaldı. Bu tepkileri hep beklemişimdir. Ancak bir süre onu eleştiren yayınlara rastlamadık. Ölümüne yakın, okuyucu sütunlarında ve gazetemizin ikinci sayfasında eleştiriler yayınlandı. Onu okumayan, okumayı red ederek karalayan birçok insanla karşılaştım. Bunlar arasında beni en çok şaşırtan Atatürk’ü, Atatürk dönemini karaladığını ileri sürenler olmuştur. Ben, onu anarkenGazi ya da Mustafa Kemal adını  tercih eden Attilâ’nın, Atatürk’ü onun ulusalcığını, halkcılığını antiemperyalist niteliğini, bağımsızlık anlayışını çok güçlü bir şekilde ifade ettiği , onu iyice yücelttiği  kanısını taşıyanlardanım.

elsiz ayaksız bir yeşil yılan
yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa kemal
hani bir vakitler kubilayı kestiler
çün buyurdun kesenleri astılar
sen uyudun asılanlar dirildi
mustafa’m mustafa kemalim

ankaranın taşına bak
tut ki baktım uzar gider efkarım                                                                                                         
çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
gözlerimin yaşına bak
ankara kalesinde rasat tepede
bir akça sağan gezer dolanır
yaşın yaşın mezarını aranır
şu dünyanın işine bak
mustafam mustafa kemalim

diye ona seslenen  Attilâ İlhan Atatürk karşıtı. Bu iddiayı aklım almıyor. Ben de şu dünyanın işine bak deyip geçeceğim.

Bize, gıpta ettiğimiz, hayranlık duyduğumuz,  karşısında aşağılık duyguları içine düştüğümüz batıyı, batı emperyalizmini en iyi, en anlaşılır örnekleri ile anlatan kişilerden biri olmuştur İlhan. “Bir milleti, onu kültürel ekonomik ve siyasal bütünlüğünü oluşturan ne varsa din, millet, gelenek, görenek, kültür, vs… hepsi ama hepsi, top yekûn kırılıyor, bölünüyor, parçalanıyor, böylece gezegen “küreselleşmiş oluyor. Sonuç belli; Dünya, Sistem’in (Yani batının yani ABD’nin ve AB’nin ) zevki için tüketeceği malıdır artık.” Evet, onun bu saptamasına bugün  tutucu, faşist  nitelemesini yakıştıranlar, milliyetçi diye karalayanlar var. Emperyalizmin dünya egemenliğini kurabilmek için hangi metotları kullandığını ne güzel anlatıyordu. Project Democracy, National Endowment Democracy (NED) ayrıntılı işlediği konulardı. Sovyetleri, onun yıkılışını 68 hareketini de gerçekçi bir şekilde irdelediği kanısındayım.

Mustafa Kemal ve devrimleri gibi sevdalısı olduğumuz Köy Enstitülerine ve hatta halkevlerine kendine özgü nedenlerle karşı görüşler ileri sürüyordu. Bunu anlayamamışımdır. İsmet paşa karşıtlığı ve  o dönemi 40 karanlığı olarak anışı da bence doğru öğeler taşımakla birlikte çok abartmalı idi. Bazı yazılarında çelişkilere düştüğüne de tanık olduk. Bir taraftan çevresindeki  silah arkadaşlarına rağmen Atatürk’ün yalnızlığını  işliyor.  Mondros’u imzalayan Rauf Orbay’la birlikte öteki arkadaşlarını küçümseyen ifadeler kullanıyor ama son yazılarından birinde Orbay’ı kastederek “kahraman bir değil iki” diye yazıyordu. Aslında İsmet paşayı öven satırları da az değildir.

Bütün bunlar Attilâ İlhan’ın Türkiye’nin önde gelen değerli bir kültür ve düşün adamı, büyük bir şair ve yazar olduğu gerçeğini elbette değiştirmez.  Büyük bir yurtseverdi.  Bugün birçoklarınca küçümsenen hatta suçlanan ulusalcılığın ne olduğunu, ne olmadığını en iyi anlatan kişi idi. Her türlü öykünmeye karşı çıkarak batıdan ve doğudan ve kendi kültürümüzden çağdaş ve ulusal bir sentez yaratmaya çalışan ve sorunlara diyalektik yöntemle yaklaşan büyük bir düşünür.

Ölümünden sonra, 9 yıl yazıları yayınlanan  Attilâ İlhan için Cumhuriyette çok sayıda övücü yazılar yayınlandı. Işıl Özgentürk, Sunay Akın, Orhan Bursalı, Server Tanilli, Ataol Behramoğlu ve elbette Erol Manisalı,  onu çok güzel andılar. Behramoğlu ölümünden yıllar önce de onunla bir karşılaşma dakikalarını saygılı bir dille anlatmıştı. Bunu hiç unutmadım. “Onun yokluğu her tarafa sinmiş “ diyen Zeynep Oral yazısında dikkat çekici bir şekilde iki yüzlülükten, riyakârlıktan söz ediyordu. Aşınmaz bir yürek Server Tanilli’nin Gamze Akdemir ile yakında yaptığı bir söyleşinin başına, anlamlı bir şekilde  Onun “o sözler ki kalbimizin üstünde ! dolu bir tabanca gibi /ölüp ölesiye taşırız/o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan / uğrunda asılırız “  özdeyişi yerleştirilmişti.

Burada yıllardır taşıdığım bir kaygıyı hatırlatmak isterim. Aydınlarımız arasında adam harcamak, yersiz, nedensiz karalamak çok yaygındır. Uğur Mumcu’yu, Abdi İpekçi’yi, Melih Cevdet Anday gibi değerlerimizi sık sık savunmak zorunda kalışımı bir eziklikle hatırlarım. Attilâ İlhan paha biçilmez bir miras bıraktı. Bu mirasa sahip çıkacaklar dar ufuklu şöven milliyetçiler dönek solcular değil, bağımsızlıkcı, aydınlanmacı, akıl ve bilimi çağdaşlığı savunan antiemperyalizm çizgisinde buluşan yurtseverler olmalıdır.

Prof.Dr.Coşkun Özdemir

Not: Orijinal yazımda notlar  yer almıştı. Onları aynen koruyorum.

Ekim ayı kayıplarımızı anarsak : Sevgili  Mehmet Sucu’yu yine geçen yıl ekimde çok erken yitirdik. İlginç bir rastlantı;  Halit Refiğ  Attilâ İlhan çizgisine yakın bir insandı. İki yıl önce Ekim ayında  Nail Çakırhan’ı yitirmiştik. 8-9 Ekimde onun için  Akyaka’da anma toplantıları yapıldı. Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı  ve Hikmet Kıvılcımlı’yı da yıllar önce yine bugünlerde kaybetmiştik. Hepsini saygı ile anıyorum…

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2016/10/11/attila-ilhani-anlamak/

Etiketler: » » » »
Share
782 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

ATTİLÂ İLHAN’I ANLAMAK” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    ATTİLA İLHAN’I ANLAMAK
    AYRINTI HABERDE, TIKLAYINIZ
    https://www.itvhaber.com/?p=103504
    #Attilaİlhan #EldeVarHüzün #SislerBulvarı #NeKadınlarSevdimZatenYoktular #CoşkunÖzdemir Prof. Dr. Coşkun Özdemir​

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...
  • Avakado çekirdeği…

    08 Kasım 2018 Yazarlar

    Pazardan aldığım avakadoyu soğanların yanına koydum ki soğanların çıkardığı gaz ile çabucak yumuşasın... Yumuşasın ki yenilecek kıvama gelsin... İki gün sonra yumuşamış avakadoyu ortadan ikiye böldüm. Yumuşak yeşil meyveyi sıyırdım. Dövülmüş bir diş sarımsak limon ve zeytinyağı ile karıştırdım. Kahvaltıda ekmeğin üstüne sürüp sürüp yiyeceğiz. Çünkü çok faydalı. Pek çok vitamin ve mineral barındırıyor içinde. E tadını da seviyoruz... Ortasından kocaman bir çekirdek çıktı. Dışı yağlı... Önce yüzüme sürdüm. En iyi doğal kremmiş. Cilde iyi ge...
  • Yerel Seçimde Ataşehir’i Yönetmeye Aday Olanlar

    21 Ekim 2018 Yazarlar

    Yaklaşan takvimi işleyen 31 Mart 2019 Yerel Seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nde adaylık başvuruları başladı. Şu ana kadar 5 aday İlçe Başkanlığına başvurarak adaylığını duyurdu. Recep Kenan/itvhaber.com CHP Genel Merkezi tarafından açıklanan takvime göre aday adaylık başvurusunun son gününde 19 Ekim 2019 Cuma günü CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’na gelerek, İlçe Başkanı Hakı Altınkaynaka dilekçesini veren geçici olarak görevden uzaklaştırılan mevcut Ataşehir Belediye Başkanı Battal İgezdi, Ataşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı b...