logo

20 Mart 2018

Başlarım onun özgüvenine!..


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Evimizin sokağa bakan bodrum katını atölye olarak kullanıyorum. Ev işlerimi bitirince iniyorum aşağı, resim yapıyorum…

Bir gün çalışıyorum, bahçe kapımın açıldığını duydum. Dışarı çıkmamla karşı komşumun oğlu ile burun buruna geldik. Elinde bizim çim biçme makinesinin kablosu… Şaşırdım!.. “Bize sormadan alman doğru mu?” sorumu karşıdan babası yanıtladı. “Hikmet abiye söylemiştik!..” Ses etmedim, ama yine de çocuğa izinsiz aldırmasının yerine bana seslenmesinin doğru olduğunu düşündüm… Çünkü öyle bir davranış çocuğa verilen bir eğitim olacaktı bence… İzinsiz başkasının özeline girilmemeliydi…

Başka bir gün bir kaç çocuk top oynuyorlar, top kaçtı bizim bahçeye… Ben yine atölyemde resim yapıyorum. Beni görmüyorlar… Çocuklardan on yaşlarında bir oğlan şıkır şıkır bahçe kapımı açmaya çalışıyor. Tepem atıverdi… çıktım dışarı öfke ile “Sen ne yapıyorsun öyle?” dedim. “Topumuzu alacağım” dedi. “Bu bahçe kimin?” “Sizin…” “Peki bizim olduğuna göre bir başkasının yani… Bir başkasının bahçesine izinsiz girilir mi?”

Dil de kürek gibi çocukta… yanıtladı… “Topumuz kaçtıysa girilir…” İyice öfkelenmiştim. Hemen topu elime aldım. “Hayır efendim giremezsin… başkasının evine, bahçesine sahibinden izinsiz giremezsin! Bu saygısızlıktır… doğru değildir!..” neyse bir kaç ders verici cümleden sonra toplarını geri verdim.

Bu gün yine karşı komşunun oğlunun aynı yaştaki okul arkadaşı benim posta kutuma bırakılmış bir reklam poşetini almış gidiyor. Sanırım içinde eşantiyon bir şeyler olduğunu umuyor… Dışarı çıktım. Beni görünce şaşırdı… hiç bir şey demedim ama öfkeli ve ayıplar bakışım karşısında ne yapacağını şaşırdı…

Bu çocuklar bir de özel kolejde okuyorlar… Nerede saygı, nerede terbiye!.. Hoş okuldan önce ailede öğretilmesi gerekmez mi bunların…

Yan komşum Gürkan’ın pastahanesi var, anlatıyor…

Bir çocuk annesi ile pasta almaya gelmiş. Annesi soruyormuş:

“Kızım çilekli mi alalım?” çocuk suratını ekşitiyormuş “Hiç sevmem!..”

“Peki yavrum çikolatalı mı olsun?” “Nefret ederim!.”

“Meyveliye ne dersin?” “Iıııığ midemi bulandırır” demesi ile Gürkan delirmiş.

“Sevmeyebilirsin ama biz burada pislik satmıyoruz… o ne demek ıııg… ne demek midem bulanır… Senin bu iğrenç dediğin pastaları ömründe görmeyi hayal edenler var!”

Kadın “Bak amca doğru söylüyor, yiyeceğe öğle söylemek doğru değil” diyeceği yerde:

“Aaaaa lütfen ama… çocuğun özgüvenini sarsıyorsunuz. Yürü kızım!.. “deyip gitmiş.

Bir başka gün ise on-on iki yaşlarında bir erkek çocuk annesi ile masada bir şeyler yiyor. Oturduğu yerde peçeteyi almış, koparıp koparıp yere atıyormuş. Bir iki üç… beş… derken bir çalışan “Atma yavrum ama onları yere” demiş ve attıklarını toplamış… Çocuk inat… yeni bir peçete almış koparıp koparıp atıyor… annesi ise hiç ses çıkarmıyormuş… Adama gelmiş gelenler… “Atma dedim çocuğum… Atma!.. ortalığı kirletme!.. Bak biz topluyoruz sonra…”

Kadın ne derse beğenirsiniz? “İşiniz ne? Elbet toplayacaksınız. Çocuğuma lütfen bağırmayın… özgüvenini sarsmayın!..” Adam iyice delirmiş. Sesini yükselterek demiş ki “Başlarım onun özgüvenine!.. O zaman kalkın gidin, alın çocuğunuzu özgüveninizi evinizde verin!..”

Genç nesil anne ve babalar özgüven veriyoruz derken sanırım onlara saygıyı, terbiyeyi, ahlaklı olmayı ve efendiliği öğretemiyorlar. Başkalarını rahatsız etmemeyi, onların özeline saygı duymayı, sahip olduklarına herkesin sahip olmadığını anlamasını ve şükretmeyi anlatamıyorlar. Tam aksi özgüven veriyoruz derken onların esiri oluyorlar… Sonra da biz diyoruz ki “Bu nesil neden böyle!..”

Sizce bu işte çocuk mu suçlu?

Etiketler: » » » »
Share
805 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...
  • Avakado çekirdeği…

    08 Kasım 2018 Yazarlar

    Pazardan aldığım avakadoyu soğanların yanına koydum ki soğanların çıkardığı gaz ile çabucak yumuşasın... Yumuşasın ki yenilecek kıvama gelsin... İki gün sonra yumuşamış avakadoyu ortadan ikiye böldüm. Yumuşak yeşil meyveyi sıyırdım. Dövülmüş bir diş sarımsak limon ve zeytinyağı ile karıştırdım. Kahvaltıda ekmeğin üstüne sürüp sürüp yiyeceğiz. Çünkü çok faydalı. Pek çok vitamin ve mineral barındırıyor içinde. E tadını da seviyoruz... Ortasından kocaman bir çekirdek çıktı. Dışı yağlı... Önce yüzüme sürdüm. En iyi doğal kremmiş. Cilde iyi ge...
  • Yerel Seçimde Ataşehir’i Yönetmeye Aday Olanlar

    21 Ekim 2018 Yazarlar

    Yaklaşan takvimi işleyen 31 Mart 2019 Yerel Seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nde adaylık başvuruları başladı. Şu ana kadar 5 aday İlçe Başkanlığına başvurarak adaylığını duyurdu. Recep Kenan/itvhaber.com CHP Genel Merkezi tarafından açıklanan takvime göre aday adaylık başvurusunun son gününde 19 Ekim 2019 Cuma günü CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’na gelerek, İlçe Başkanı Hakı Altınkaynaka dilekçesini veren geçici olarak görevden uzaklaştırılan mevcut Ataşehir Belediye Başkanı Battal İgezdi, Ataşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı b...
  • SOSYAL TRAVMA

    26 Eylül 2018 Yazarlar

    Sosyal sarsıntı derken aklımıza çeşitli sorunlar gelebiliyor. Bu nedenle konuyu biraz daha fazla açmak ve irdelemek gerekiyor. Öncelikle de travma (sarsıntı) kavramını açıklamak gerek diye düşünüyorum. Travma, canlıların üzerinde ruh ve beden sağlığı açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantı biçimi, şeklinde bir kelime anlamı vardır. Tabi ki ruh ve beden dediğimiz de çok geniş alanları kapsar. Ruhsal bozukluklar ve bedensel bozuklar diye ikiye ayırarak değerlendirebiliriz. Ben bu yazımda daha çok ruhsal bozuntular üzerin...