logo

25 Ekim 2015

BEYAZ TOROS


Cafer Kayadibi
cafer.kayadibi@gmail.com

cafer-yazar

1 Kasım seçimlerine sayılı günler kaldı. Karar anına yaklaşırken açıklanan anket sonuçları, insanlığı sarsan menfur cinayetler ve beklediği karşılığı alamadığı için son kozlarını oynayan siyasiler, ülke gündemine yön vermekteler. Kimi umut dolu, kimi hadi canım sende kıvamında, kimi ise seçmeni tehdit eder cinsten.  Elbette ki bunların en yeni ve ilkel olanı, seçim vaatlerinin yerini alan tehdit yollu seçmen kazanma yöntemi.

Miting meydanlarında halka proje ve politika anlatması gereken ülkenin başbakanı, bunun yerine “Ak par­ti ik­ti­dar­dan in­di­ri­lir­se, bu­ra­da çe­te­ler dolaşacak, be­yaz To­ros­lar do­la­şa­ca­k” şeklinde tehdit içerikli cümleler sarf ediyorsa eğer, tablonun kendisi açısından pek iç açıcı olmadığı ortadadır.

Birileri iktidarını kaybettiğinde, ortaya aniden çeteler çıkacaksa ve bunun olacağına dair açıklama yapılıyorsa eğer, bu çetelerin varlığından, bunu dile getirenlerin haberi vardır mutlaka. Madem böyle bir çeteleşmenin mevcudiyetinden bahsediliyor peki çetelerle mücadele edenler 13 yıl iktidarda kaldıkları süre zarfında neden bunların inlerine girip kökünü kurutmadılar.

Eğer beni seçmezseniz bedelini ağır ödersiniz demeye getiriyor belli ki. 400 vekil verselerdi bunlar olmazdı diyen ustası gibi. İktidarı kaybetme korkusu ve hesap verme endişesinin ortaya çıkarmış olduğu tedirginlik, halkı sindirerek oy devşirme politikasına itiyor hükümet partisini. Korku dağları aştı, ondandır zulme aşk ile sarılmaları.

90’lı yılların faili meçhullerinin katarlarıydı beyaz toroslar. Oysa şimdi Toyota marka ciplerle cirit atıyor canlı bomba timleri. Halka, geçmiş zaman korkularını salanlar belli ki bunları ya görmüyorlar ya da görmezden geliyorlar. Bu ülkenin insanları hemen hemen her gün, ipe sapa gelmez devlet politikaları yüzünden ölüp gitmekteler zaten. Hangi korkuya yer kaldı ki artık gözlerinde.

Velhasıl kelam evet bu ülke beyaz toroslar ile başlayan faili meçhuller dönemini yaşadı. Ancak o dönemin başka bir torosu daha vardı Ankara’nın göbeğinde. Çetelerle mücadele ettiğini, faili meçhulleri ortaya çıkardıklarını söyleyen Sayın Erdoğan ve Davutoğlu bu torosun varlığından haberdarlar mı?

24 Ocak 1993’te Ankara Karlı Sokakta, C-4 tipi patlayıcı bomba ile evinin önünde katledilen gazeteci Uğur Mumcuya ait bu aracı hatırlarım ben toros denildiğinde. Onlar ise katledenleri taşıyan beyaz torosu…

Cafer KAYADİBİ
cafer.kayadibi@gmail.com

Etiketler: »
Share
768 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...