logo

02 Mart 2017

BİNALİ YILDIRIM  VE 1923 


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

Sayın  Başbakan yıllardır karanlığa, ortaçağ gericiliğine sürükledikleri Türkiye’miz için Sorun 1923’de” buyurmuş. Sayın Binali Yıldırım “sen o 1923’e kurban olasın” demek geliyor içimden.

Ben o cumhuriyetin altın döneminin bir bölümünü yaşadım. Sizlerin enkaz diye andığınız o bölüm Atatürk mucizesinin öncülüğünde bu milletin şahlanışı, çağdaşlığa uygarlığa, akla bilime sanata uyanışı özgürlüklere uzanışıdır. Yıllık ortalama % 8’in üstünde büyümesi, kalkınmasıdır. Bu mucizeyi yaratanları tüm uygar dünyanın övgü ve takdirle anışıdır. Sizin liderinizle bir kıyaslayın bakalım. Sayın bakanım, Atatürk’ün kaç ülkede heykeli var. Bir de sizin liderinizin dünyadaki itibarına bakın. Sizin iktidarınızı tarihin nasıl anacağını göreceğiz.

1923’ü, cumhuriyeti bir enkaz gibi karalanacak bir dönem gibi görmenizin bir açıklaması olabilir. O da sizin uygarlıktan çağdaşlıktan, bilimden, sanattan, şiirden, operadan, baleden, saksafondan, piyanodan, çellodan, müzikten, atletizmden, romantizmden, yurtta dünyada barıştan, uzak bizlerden çok farklı bir dünyanızın olmasından ileri geliyor olmasıdır. Emperyalzime karşı milleti ile birlikte savaş vermiş o yüce insanın batının yarattığı kültürle hümanizmle uygarlıkla o emperyalizme karşı konulabileceği inancını anlamıyorsunuz.

Yurduma gelip Çanakkale’de savaşıp toprağa düşmüş genç insanların annelerine ey uzak diyarlardaki anneler gözlerinizin yaşını siliniz, evlatlarınız bizim yurdumuzda savaşarak can verdiler. Onlar şimdi bizim Mehmetçiklerimizle koyun koyuna uyumaktalar ve  artık bizim oğullarımızdır” diye seslenmenin ne demek olduğunu bu eşsiz hümanizm örneğini anlayamıyorsunuz.

Evet başka bambaşka bir dünyanız var, bizim gibi  muasır medeniyet yaratıcısı  insanların çocuklarından nefret ediyorsunuz. Her fırsatta onları hapse koyuyorsunuz. Onlara çay vermem masumiyetini bile hapse layık görüyorsunuz. Kadının özgürlüğünü bir birey oluşunu kabul edemiyor ona yanınızda değil başka sofrada yer veriyorsunuz. Atatürk aydınlığı sizi iyice rahatsız ve tedirgin ediyor. Ama onunla asla başa çıkamayacaksınız.

Hem ben inandığınız Allah’ın da sizinle beraber olduğunu hiç sanmıyorum. Allah yalnız oruç namaz değil dünyada nasıl bir rol oynadığımız, haksızlıklarla zulümle nasıl  savaştığımızı daha iyi daha adil bir dünya için ne çaba  harcadığımızı  insanlığa nasıl hizmet ettiğimizi soracak. Bana kalırsa siz  maddi manevi çok tahribata neden oldunuz. Allah islam dünyasını da sorgulayacaktır. Nasıl bu kadar darmadağın  olup gavur dediklerinizden silah alıp birbirinizi vurdunuz diye.

Sayın Başbakan , Urfa’da Kürtlerle, Araplarla, Türkmenlerle muhafazakar Müslümanlarla büyüdüm. Dost olduk, arkadaş olduk yardımlaştık. Ayrılık gayrılık olmadı. Biz Atatürk aydınlanmasını benimseyenler Kürt, Arap, Türkmen, Müslüman, Ermeniye de sevgi ile hoşgörü ile baktık.

Ama sizin bugün övdükleriniz o günlerde  bu dostluğun bu yakınlığın  devrimlerin  devam etmesini halkın topluca aydınlanmaya kavuşmasına sınıf bilincini kavramasını bilinçlenmesine birey olmasına izin vermediler. Siz onların devamısınız.

Ben 88 yaşındayım sayıları azalan akranlarımla sınıf arkadaşlarımla bir araya geldiğimiz oluyor. Unutmayın sayın başbakan siz o dayattığınız farklı dünyanızla bizi ve bizden sonraki yurtsever kuşakları mutsuz ettiniz etmeye devam ediyorsunuz. Bunu algılama fırsatını buluşacağınız hurilerle bile teselli bulamayacaksınız.

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2017/02/28/binali-yildirim-ve-1923/

 

Etiketler: » » » »
Share
794 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

BİNALİ YILDIRIM  VE 1923 ” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    BİNALİ YILDIRIM  VE 1923 
    https://www.itvhaber.com/?p=114041
    #BinaliYıldırım #Başbakan #Yazar #CoşkunÖzdemir #Türkiye

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...