logo

28 Mart 2018

DUA…


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

“Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri …” diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. Hoşuma gitti… paylaştım facebookta…

Pek çok kişinin ortak duası olduğundan peş peşe “amin” yorumları sıralandı. Ancak biri vardı ki bir atlı karınca fotoğrafı altında şöyle yazıyordu. Gerçi bunu yazan arkadaşın kötü niyetli olduğunu sanmıyorum… ancak amacını aşmıştı… Şöyleydi yorumu:

“Dua etmek atlı salıncağa binmek gibidir. Bir şey yaptığınızı sanırsınız ama hiç bir yere gidemezsiniz”

Şaşırmıştım. Körü körüne inanmadıktan sonra… dileğinin olması için çaba harcayıp, emek verdikten sonra duanın ne zararı olabilirdi ki!.. Yorumu yanıtladım:

“Ahmet Bey ben yobaz olmamakla birlikte ateist de değilim. .. inançlı biriyim… inandığıma göre dua ederek yaradana sığınmamın doğru ve güzel bir şey olduğuna inanıyorum… Bunun sıkıntılı anlarda da çok iyi bir ilaç olduğunu sanıyorum… Haaaa bu arada ne kadar dindar olduklarını ve ne kadar çok ibadet ettiklerini gözümüze gözümüze sokmaya çalışanları ise tribünlere oynuyorlar diye yorumlayıp hiç mi hiç hoşlanmıyorum… Ama dua masum… dua güzel… dua dar zamanda sığınma aracı… dua sıkıntılı anda umut ışığı…”

Pek çok konuda fikir birliği içinde olduğum değerli arkadaşım H.Cahit Arkan ise bu duruma dayanamayarak güzel bir yorumla düşüncelerini belirtti.

“Hülya kardeşim dua konusundaki görüşlerin çok doğru… Bu konuda izin verirsen ben de ek bir yorumda bulunayım… Biliyorsun dua sadece İslam dünyasında değil, bütün dinlerde vardır… Dua etmek elbette ki başımıza gökten para yağdırmaz…

Dua etmek bir yakarıştır, bazen bir isyandır, bazen bir temennidir… Hatta dua etmek bir çok psikologlara göre kendine güven telkini veren bir olgudur… Ben insanları “dua edenler” ve “etmeyenler” şeklinde salt iki grupta değerlendiren, insanların inançlarını küçümseyen kişileri de bu vesileyle kınıyorum…

Düşünebilir miyiz ki bir şehit annesinin oğlunun cenazesinde edeceği duayı yok saymak… Veya yeni doğan bir bebek için güzel temennileri ifade etmenin de bir dua gibi olabileceğini yok saymak… Duanın ne kelimesi vardır, ne noktası, ne de virgülü… Dua kalpten akan ve yerine gittiğine inandığımız bir duygu selidir…

Biz üreten, çağdaş yaşamı paylaşan, çocuklarımıza iyiyi ve güzeli öğreten bireyler olarak elbette ki, bilim ve teknolojiyi en önde kabul ediyoruz…

Ama insan olmanın getirdiği, hepimizin kendimize göre yaptığımız vicdan muhasebemizi de kimseye çarçur ettirmeyiz… Senin deyiminle dua en temiz, en masum iyi niyet ifadesidir… Elbet gören kalpler için…

Ne güzel anlatmıştı Cahit kardeşim… Bir takım yanlış kişilerin yaptığı yanlış davranışlar bizim bu masum davranışımızı yok etmemeli bence. Zor günlerde sarılacağımız bir çıkış yolu o… Bir güç.. kuvvet… destek öyle zamanlarda… Ne dua etmekten vaz geçelim… ne de edenleri küçümseyelim… 

İyi ve güzel dualarımızın kabul olması dileğimle…

Hülya Sezgin

Etiketler: » » » »
Share
801 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SOSYAL TRAVMA

    26 Eylül 2018 Yazarlar

    Sosyal sarsıntı derken aklımıza çeşitli sorunlar gelebiliyor. Bu nedenle konuyu biraz daha fazla açmak ve irdelemek gerekiyor. Öncelikle de travma (sarsıntı) kavramını açıklamak gerek diye düşünüyorum. Travma, canlıların üzerinde ruh ve beden sağlığı açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantı biçimi, şeklinde bir kelime anlamı vardır. Tabi ki ruh ve beden dediğimiz de çok geniş alanları kapsar. Ruhsal bozukluklar ve bedensel bozuklar diye ikiye ayırarak değerlendirebiliriz. Ben bu yazımda daha çok ruhsal bozuntular üzerin...
  • Çallı efe ve Wiacamp…

    16 Eylül 2018 Yazarlar

    1959 yılının sıcak bir 30 ağustos gününde Denizli'nin Çal ilçesinde bir bebek dünyaya gelmiş. Her zaman anası babası büyük zafer bayramına ve böyle güzel günlere "Atamız bizi kavuşturdu" diye şükrederlermiş ve bu güzel günde doğdu diye oğullarının adını "Şükrü" koymuşlar. Bu Çal kasabası havasından mıdır, suyundan mıdır bilinmez büyük sanatçılar yetiştirmiş. Memleketimizin büyük ressamlarından Türk resim sanatının mihenk taşı olmuş, pek çok önemli ressamımızı atölyesinde yetiştirmiş olan İbrahim Çallı da buralı imiş... Şükrü bebek büyümü...
  • İZMİR’İN DAĞLARINDA ÇIÇEKLER AÇAR

    10 Eylül 2018 Yazarlar

    İzmir’in dağlarında çiçekler açar, Altın güneş orda sırmalar saçar Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar, Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa, Adın yazılacak mücevher taşa. İşte bu marşı söyleten ve söylettiren bir ulusun çocuklarıyız. Ne mutlu bize ki, bu aziz milletin bağrından çıkmışız. Hiçbir zaman esarete boyun eğmemiş, hiçbir milletin kölesi olmamışız, olmayacağız da. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Gençliğine dediği gibi; ‘’Vatanın bütün kaleleri işgal edilmiş olabilir, içeri de ve dışarıda düşmanların olabilir, ordularımız dağıtılmış olabilir...
  • Beni heyecanlandıran Türkü ve bir büyük sanatçı Vadout Moazzen…

    25 Ağustos 2018 Yazarlar

    Yakınlarım bilir, ben bir türkü sevdalısıyım. O yüzden sabahtan akşama kadar TRT türkü dinlerim radyomda. Yine bir gün bir yandan resim yapıyorum, diğer yandan kulağım radyoda... Derken kulağıma tanıdık bir ses değdi... Program sunucusuna kulak kesildim... Kerkük'ten... Türk kökenli müzisyenlerden söz ediyor. İran Tebriz'den Dalga Grubu ve solistleri Vadout Moazzen... Öyle güzel sözler söyledi, öyle övdü ki... Birden heyecanlandım... gurur duydum... çünkü o benim arkadaşımdı... Bundan üç yıl öncesiydi onunla ilk tanışmam. Nahçıvan Ressamlar ...