logo

Emperyalizmin demokrasi anlayışı


Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com

ABD ve işbirlikçi diğer devler yani kısaca emperyalist devletler dünyanın neresinde bir miktar maden, petrol vb. kaynak görseler hemen oraya çullanırlar, günümüzdeki tabiriyle oraya çökerler. Bunu neredeyse yüz yıllardır yaparlar. Çünkü emperyalizmin, kapitalizmin ilkesi budur. Güçlü olup güçsüz ve gelişme gayreti içerisinde olan ülkeleri önce karıştırıp, bölüp sonra da parçalayacak. Daha sonra da kendine göre oluşturduğu kukla devlet yönetim modelleriyle yönetecekler.

Artık bu tezi bilmeyen bir dünya ülkesi yoktur. Dünyanın tüm ülkeleri bunların bu hain emellerini bildiği halde bir türlü önlem de alamıyorlar. Bir şekilde ajanları ve yerli işbirlikçileri tarafından devletlerin içlerine sızarak bu emellerini gerçekleştiriyorlar.

Bu durum özellikle de Orta Doğu coğrafyasında ve benzeri Asya ülkeleri üzerinde gerçekleşiyor. Çünkü Orta Doğu’da petrol ve diğer maden kaynakları var. Aslında kendi coğrafyalarında da o kaynaklar mevcut ama önceliği bu ülkelerin yer altı zenginliklerine veriyorlar.

Ancakülkeleri işgal gerekçeleri her nedense hep aynı oluyor. Güya o ülkelere demokrasi getirmek. Güzelim Cumhuriyetle yönetilen ülkeleri bile demokrasi yok diye önce itibarsızlaştırıp sonra saldırılarıyla tahrip ediyor, yakıyor, yıkıyorlar. Daha sonra da ülkelerin yönetimlerine kendi ajanlarını ve yerli işbirlikçilerini getirerek emellerini gerçekleştiriyorlar.

İşte Asya ve Orta Doğu ülkelerinden İran, Suriye, Pakistan, Afganistan vb. örnekleri ortada!

Şimdi ki son örneğinden açıklamalar yaparak yazımızı sonlandırmaya çalışalım:

Güya 11 Eylül saldırılarını Afganlı güçler yapmış olduğu tezi yayılmaya başladı. Bu saldırıyı da Usame Bin Ladin’in yaptığını varsayarak Afganistan’a saldırılarını başlattılar.Harekât Usame Bin Ladin‘in yakalanmasına değin sürecekti. Aynı zamanda Taliban ve diğer Taliban yandaşı güçlerin ortadan kaldırılması ile harekât sona erecekti. Böylelikle Afganistan’da iç güvenlik sağlanmış olacaktı.

Ancak ne hikmetse bir terör örgütü olan güçlere karşı yaklaşık yirmi yol süren ve neredeyse dünya ülkelerinin yarısının bulunduğu topraklarda bir türlü terör örgütünü bitiremediler. Hatta ve hatta nasıl bir terör örgütü ise, koskocaman bir orduya dönüştü. O terör ordusu ki, ABD dâhil işgal kuvvetleri olan üstün teknolojik donanım ve güce sahip bütün işgalci ülke askerlerini yenerek ve ülkeden kovarak Afganistan devlet yönetimine el koyabilmiştir. Bunu hangi akıl ve mantıkla izah edebilirsiniz bilemiyorum. Bu yirmi yıllık süreçte Afganistan’dan ne alındı da bir anda geri çekildi ve ülke Taliban’a devredildi.

O ABD ve işgalci diğer ülkeler ki toplamda seksen üç milyar dolarlık savaş araç-gereç ve diğer donanımlarını bırakıp gitsinler. Hem de kime bırakıyor, güya çatıştığı Taliban güçlerine. Sözüm ona basit bir terör örgütüne.

     Emperyalistler için ülkelerin yönetimlerinde kimin olduğunun bir önemi yoktur. Kimin kendilerine hizmet edeceğinin önemi vardır. Kendi atadığı ve daha sonra ABD ajanı olduğu ileri sürülen Afganistan Cumhurbaşkanını ve diğer ajanlarını güvenli bir şekilde ülkeden tahliye ettikten sonra ülkeyi kendi isteği ile bir terör örgütüne devredebiliyor. Belli ki o örgütlerle de bir takım anlaşmalar yapmıştır.

Hiçbir emperyalist güç, istediğini almadan karşısındakine bir şey vermez. Hele hele çatıştığı bir güce bir çöpünü dahi bırakmaz. İşte önceki örneklerinde olduğu gibi, Irak’ta kime ne bıraktı, Suriye’de kime ne veriyor, Katar’da kimden ne aldı. Suudi Arabistan’da neler aldı, neler verdi?

Kısaca dünya ülkeleri içerisinde terör örgütleri dediğimiz yapılar devlet ordularıyla çatışırlarken taş mı atıyorlar? Bunlar bu silah ve diğer malzemeleri nerelerden temin ediyorlar? Bu örgütlerin arkalarında güçlü devletler olmasa bu kadar dayanabilme güçleri bulabilirler mi?

İşte son örneğinde olduğu gibi yirmi yıllık bir işgalin sonucunda Afganistan’a getirilen demokrasi Şeriat yönetimidir. Şeriat yönetiminin de nasıl bir şey olduğunu açık açık göstere göstere uygulayan Taliban yönetimidir. İnsanlığın yok edildiği, insan haklarının askıya alındığı bir yönetimi kim nasıl kabul edebilir? Özellikle kadını yok sayan, ikinci plana itip eve hapseden bir anlayışın demokratik yanı neyle izah edilebilir? İnsanlığın, gelinen bu son noktada iyi bir muhasebe ve muhakeme yapması gerektiğini düşünmek gerek. Ayrıca her ülkede olduğu gibi ülkemizde de şeriat isteyen kesimlere örnek olur diye düşünmek gerek. İşte emperyalizmin demokrasi anlayışı budur.

Yaşar GELER

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLYONCUKLAR

    20 Temmuz 2022 Köşe Yazıları

    Yaklaşık iki üç yıldır dünyayla birlikte bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Ancak, gördüğümüz kadarıyla dünya ülkeleri bu ekonomik krizden çok etkilenmişe benzemiyorlar. Neden, diye sorarsanız şöyle açıklanabilir. Amerika’da yüzde onlar civarında bir enflasyon ya da fiyat artışında kıyametler kopuyor. Halk tepki gösteriyor. Devlet önlemler almaya başlıyor. İşsizlik vs. zaten hiç yokmuş gibi duruyor. Çünkü, işletmeler vs. kapanmıyor. Hayat bir şekilde normal seyrinde devam ediyor. İşsiz kalanlara da insanca yaşayacak kadar destekleme veriliyor....
  • Avusturya’da olanlar…

    20 Temmuz 2022 Köşe Yazıları

    Macaristan çalıştayının hemen arkasından Avusturya'daki çalıştaya da davetliyim ya... Eh.. İşte artık  yolundayız... Juli, Zita ve ben... Bizi sevgili kardeşim Julianna Illes Major'un eşi Tamas götürecek aracı ile bizi davet eden sevgili Melinda Horvath'ın yazlığına kadar. Oradan Melinda'nın aracı ile devam edeceğiz. Kışlık ev Avusturya Wiener'de. Wiener'e "Yeni Viyana" da diyorlar. Biz orada kalacağız...  Hava güneşli, ancak ara ara küçük gri bulutlar var. Sanırım akşam yağmur yağacak.  Yolculukta Tom Jones dinliyo...
  • Sen de haklısın, ben de haklıyım!

    12 Temmuz 2022 Köşe Yazıları

    Değerli okurlarım, şu son zamanlarda meydana gelen ekonomik krizin etkileriyle oluşan evkiralama-kiracı ve ev sahibi ilişkilerine değinmek istiyorum. Durum öyle bir hâl aldı ki neredeyse içinden çıkılamaz bir durumda kalındı. Kimse de bu duruma dur diyemiyor.      Neyse ben birazdan bu duruma bir yorum getireceğim ama önce şu Nasrettin Hoca fıkrasıyla başlamak istiyorum. Nasreddin Hocanın iki arkadaşı arasında anlaşmazlık çıkmış. Birbiriyle münakaşa edip küsüşmüşler.Önce arkadaşlarından biri gelerek Hocaya derdini...
  • Macaristan Vonyarcvashegy’de ilk sabah…

    28 Haziran 2022 Köşe Yazıları

    Gece yarısı düştüm yola... Yolculuk Macaristan'a, oğlum Serter'im getirdi havaalanına sağ olsun... Bilet kapısından geçip "Her şey yolunda" diye onu arayana kadar da bekledi... Ve vardık İstanbul Sabiha Gökçen'e... Puslu bir hava, biraz da serince. İyi ki şalım yanımda. Oturdum yolcu bekleme salonunda bir banka, bekliyorum kapıların açılmasını... Sanki memleketimde yabancıyım... Dilimi konuşan bir Allah'ın kulu yok... Nerede ise hepsi yabancı... Kötü bir duygu...Uçağa bindik... güzel bir yolculuk ve sonunda Budapeşte'deyim. Havaalan...