logo

Gününüz kutlu olsun!


Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com

ANNELER GÜNÜ Değerli dostlar, bugün Anneler Günü. Her yıl olduğu gibi bugün de Anneler Günü’nü ulusça kutlamanın zevkini yaşayacağız. Malum sağlık sorunlarından dolayı her ne kadar yanlarında olamasak ta, sarılıp doya doya öpemesek te, buruk, kırık kutlayacak olsak ta yine de çok anlamlı bir gündür bugün. Gerçi kimi buruk, kimi zevkle kutlayacak bugünü. Ben de bugünü buruk kutlayacaklar arasındayım. Çünkü yıllar öncesinde kaybetmiştim annemi. Bugünün bir güzelliği de her ne kadar yanında olmasa da senin, o anne duygusunu her zaman yaşayabilmendir.

Anneler gününü anlamak için öncelikle anneliği anlamak ve bu annelik duygusunu kavrayabilmek gerektiğini düşünüyorum. Anne nedir? Sorusunu sorarak başlamanın doğru olacağı kanısındayım. Tarifi her ne kadar mümkün olmasa da anneliğe kendimce şöyle tanımlamalar yapmaya çalışacağım: Anne demek; bir canlıyı hayata taşımaktır. Anne demek; hayata getirdiği varlığı, besleyip büyütmek demektir. Anne demek; o varlığı insanlığa yararlı bir kişi olarak yetiştirmektir. Anne demek; tüm yaşamı boyunca çocuğu ne kadar büyürse büyüsün, onu hep küçücük bir evladıymış gibi koruyup kollamaktır. Anne demek; çocuklarının geleceğini inşa etmek demektir. Anne demek; varsa çocuklarının çocuklarını bile canı kadar sevmektir. Anne demek; ekmek demek, aş demektir. Anne demek; özveri, emek, sevgi, aşk demektir. Anne demek; tarladaki Ahmet, cephedeki Mehmet demektir. Anne demek; fabrikadaki Ayşe, üniversitedeki Leyla’dır. Anne demek; kağnıdaki Elif demek, dağdaki Kara Fatma demek, Zübeyde ana demek, Halide Edip demektir. Anne demek; karşılıksız işçilik demektir. Anne demek; gözündeki fer, damarındaki kan, canındaki can demektir. Anne demek; yüzündeki gülüş, yüksekteki güneş, karşındaki ışık demektir. Anne demek; doyumsuzluk demektir. Anne demek; yokluğunda özlem demektir. Anne demek; her zaman kokusuna gereksinim duyulan cennet demektir. Anne demek; kısacası tarifi mümkün olmayan bir kavram demektir. Hayatta olan, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, hepsini saygılarımı sunuyor, ellerinden öpüyorum. Hayatta olmayan annelerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.

Ve şu şiirle bitirmek istiyorum:

SENİN SEVGİN, KALBİMDEKİ YEMYEŞİL BAHÇEDİR… SEN ORADAYSAN, TÜM AĞAÇLARIM MEYVE VERİR… DÜNYADAKİ EN BÜYÜK ŞANSIMSIN, SEN, BENİM UĞURUMSUN MELEK ANNEM… ANNE OLMAK EMEK İSTER SEN, BU EMEKLERİN EN BÜYÜĞÜNÜ VERDİN ANNEM… NE NİNNİLERİN GİTTİ KULAĞIMDAN NE VERDİĞİN ÖĞÜTLER HEP, SENİN YOLUNDA YÜRÜDÜM BEN, CANIM ANNEM… KÜÇÜCÜK ELLERİMİN BULUŞTUĞU KOCAMAN BİR MUTLULUKSUN SEN. YOLUN BAŞINDAN BERİ YANIMDA OLAN TEK KADINSIN SEN, CANIM ANNEM… HAYATIMDAKİ YERİN O KADAR BÜYÜK Kİ, NE KADAR ANLATSAM DA SENİ HİÇ BİTİREMİYORUM… BENİM ANNEM, ANNELERİN EN GÜZELİDİR, HER ŞEYDEN DAHA DEĞERLİ, BİR MELEKTİR… ŞİMDİ BENDEN ÇOK UZAKLARDA BAŞKA BİR DİYARIN MELEĞİSİN ANNEM. ÜZÜLME SEN HEP BENİM KALBİNDESİN… GECELER SEN YOKKEN DAHA KARANLIK, SABAH OLUNCA GÜNEŞ AÇMIYOR SANKİ ANNEM. AKŞAM OLUNCA SOĞUK DAHA BİRÇOK BASTIRIYOR ÇIĞLIKLARIMI SANKİ KİMSE DUYMUYOR… NE OLURDU GİTMESEYDİN, CANIMIN YARISINI DA GÖTÜRMESEYDİN, BENİM MELEK ANNEM… DURMADAN, DİNLENMEDEN SENİ KONUŞMAK, SENİ ANLATMAK İSTİYORUM.

Yaşar GELER

Etiketler: » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YİNE AKILLANAMADIK

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Yaşam, insanlar için bir öğreti alanıdır. Onlar için, ders alma yeridir. İnsanlar, yaşadıkları olumlu ya da olumsuz her olaydan bir sonuç çıkarmak durumdadırlar. Çünkü yaşadıkları olaylar onları ya olumlu ya da olumsuz yönde yönlendirecektir. Şayet yaşadığımız olay, gerçekten çok kötü bir olay ise ve bize karşı yapılmış ise, bu olumsuzluğu ikinci kez yaşamamak için birtakım önlemler alırsınız. O tür bir olay veya ona benzer bir başka olay karşınıza geldiğinde de nasılsa önlemi almış olduğunuz için artık sizi olumsuz yönde etkilemeyecektir.&nbs...
  • YAŞAMAK BİR HAKTIR, KİMSENİN ELİNDEN ALMAYALIM

    24 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Anayasa Madde17.– Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.     Bunlara bir dur demeliyiz,     Evet, bazı şeyler vardır ki artık insanın nefesini kesiyor. Söyleyecek söz, yapacak hiçbir şeyiniz kalmıyor. Kendinizi çaresiz ve bitmiş hissediyorsunuz. Sonra oturup mantığınızla düşünmeye başladığınız da ‘’koskoca devlet ...
  • Tavuk Bircan

    24 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Mordoğan’da yazlıktayım... Kızım Senem evden çalışıyor. Öğle tatili verdiğinde ikimiz denize gidiyoruz. Biraz yüzüp geliyoruz. Gittiğimiz yer küçük bir koy, halk plajı. Kalın halatlarla çevirmişler güvenli yüzme alanını. Pek kalabalık değil, yine de biz ikimiz halatın olduğu yerlerde yüzüyoruz. Çünkü pek kimse olmuyor, genelde ortalarda yüzüyorlar. Geçtiğimiz günlerde yüzüyoruz yine, halatın üzerinde bir şey var. Yaklaştık... Senem "Bak anne ağustos böceği yüzme öğrenmeye gelmiş!" dedi. Yanına vardık... Evet, halatın üstüne...
  • ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLMEK VE STRES

    18 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Şu anda ülke insanlarının en önemli sorunlarından birisi yaşadıkları zorluklar ve strestir. Bu anlamda birçok insanımızın gerçekten psikolojisi bozuldu. Bu bozuk psikoloji ile ne yapabilir? Tabi ki hiçbir şey yapamazlar. Yapılacak tek şey, uzman kişi ve kurumlar tarafından sağlıklı bir destek almak. Destek almadığınız da hem kendi ruhsal dünyanız çöker, hem de çevrenize zarar vermeye başlarsınız. Bu konuyla ilgili olarak geçen gün sosyal medyada bir paylaşım dikkatimi çekti. Belki içerisinde biraz mizah vardı ama ben mizah yanıyla deği...