logo

30 Haziran 2019

Gurbette soğan…


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Yetişirmem gereken işlerim var, hızlı çalışmam gerek. Ben müzik dinlerken daha güzel çalışıyorum. Hele bir de resim yapıyorsam eğer  türküler eşlik ediyor bana. Kimi zaman esinlendiriyor, kimi zaman dertlendiriyor, kimi zaman da neşelendiriyor…

Evde iş yapıyorsam ve hızlı hareket etmem gerekiyorsa o zaman da imdadıma dokuz sekizlik şarkılar yetişiyor ki bir yandan oynayıp, diğer yandan iş yapabileyim diye. Hem böyle iş sıkıcı da olmuyor…

İşte şimdi de öyle yapıyorum radyomda Orhan Hakalmaz söylüyor, ben fasulye ayıklıyorum…

“Gurbette ömrüm geçecek,
Bir daracık yerim de yok,
Oturup derdim dökecek,
Bir vefalı yarim de yok!”

Gözlerim dalıyor… Geçmişe gidiyorum…

Rize’deyiz. Benim gibi bankacı olan rahmetli babacığımın tayini nedeniyle buraya geleli üç yıl olmuş. Ben yedi-sekiz  yaşlarımdayım.  Ablam Süheyla Beşikdüzü Öğretmen Okulunda okuyor, öğretmen olacak…. Kardeşim Atilla ise dört-beş yaşında sevimli bir çocuk. Biz kardeşler hemen uyum sağlamışız. Arkadaşlarımız var, oynayıp duruyoruz. Rahmetli annemin de komşuları var ve komşuluk yapıyoruz ama o bizim gibi değil. Çankırı’yı, Eldivan’ı, kardeşlerini, akrabasını özlüyor. Durumundan  yakınmaya kalkışsa babam öfkeleniyor. Ne yapsın adam, ekmeğinin peşinde geldik. Hem maaşı arttı, hem de terfi etti. Yoksa kolay mı tek maaş, üç çocuk…

O kızıyor diye annem onun yanında sesini pek çıkartamıyor ama o yokken koyveriyor makaraları. Çocukuz ya… Babamıza yalakalık edelim diye söyleyveririz diye de çekindiğinden eline bir soğan alıyor (O zamanlar soğan ucuz çünkü) ve doğrarken bir yandan ağlıyor, diğer yandan da bu türküyü söylüyor…

“Gurbette ömrüm geçecek,
Bir daracık yerim de yok…”

Görüyor musunuz bir kuble türkü sözü beni nerelere götürdü…

Sergilerimi gezenler de hep bana diyorlar ki: “Resimleriniz bize çocukluğumuzu, geçmişimizi anımsatıyor…”

Hatta en son İzmir Resim Heykel Müzesi’nde açtığım sergimi gezen sevgili Sunay Akın da “Sizin resimlerinizin içine giriyor ve yaşıyoruz Hülya hanım” demişti.

Yani anlatmak istediğim şu ki… Bu güne kadar millet olarak çok gerildik, ayrıştırıldık, üzüldük…

Siyaset ayrıştırır, sanat birleştirir… Bu sanatın her dalı ile olur. Resimde de, müzikte de, heykelde de, sinemada da, tiyatroda da… Hepsinde… Mutlaka yüreğinize dokunacak bir şeyler vardır sanatta.

“Sanat insana insanca duygular yaşatır, iyi gelir…”

Bak bu laf benim ve sevdim…

Sanata gereken önemi verelim ne olur… İleri toplumlar mutlaka sanata da, bilime de gereken önemi vermişler. Çünkü ikisi bir kuşun iki kanadı gibi. Tek kanatlı uçulmaz ki, öyle yükselmişler…

Büyük önderimiz Atatürk de ne güzel özetlemiş…

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Bak şimdi de tam benlik bir türkü çalıyor, haydi bana müsaade…

“Hey heeeey… Pınar başı burma burma yar yar aman,
Yaz gelince öter durna, leylim leylim leylim aman…
Çayırda buldum seni, ellere vermem seni…”

Etiketler: » » » »
Share
793 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yeni Yargı Reformu Paketi Neler Getirecek?

    15 Eylül 2019 Yazarlar

    Değerli okurlarım bu makalemde  siz  değerli  okurlarıma  çok  kısa bir  süre  sonra  meclis  gündemine  gelecek  olan  yeni  yargı  reformu paketi hakkında  bilgilendirme  yapacağım. Cezalarda  uzlaştırmanın  kapsamı  bu  paketle  genişleyecek.   Eğer  şiddet  içermiyorsa  aile  arabuluculuğu      sistemi  getirilecek . Cumhuriyet  savcılarımızın takdir hakkı  genişletilecek.    Biz  Avukatlara  15  yılımızı  doldurmamız  durumunda   yeşil pasaport hakkı  verilecek . Böylece  bizlerin  uluslararası  faaliyetleri  kolaylaştırılacak.   Bizler...
  • Zebra mısın be şerefsiz!..

    09 Eylül 2019 Yazarlar

    On gündür Adnan Menderes Üniversitesi öğretim görevlisi Şükrü Kara’nın Didim Tavşanburnu Orman kampında  bu yıl onuncusunu düzenlediği Wiacamp sanat kampında idim. Orada yaşadığım güzel anılarımı sonra anlatacağım ama şimdi anlatacağım şey ondan öne geçti önem olarak… On gün boyunca kamp kuracağımız orman içinde eşim Hiko’nun beni korkutup vazgeçirmek için yaptığı “Orada çok sivrisinek olur. Her yanın şiş dönersin ha!” uyarılarına karşın bir sivrisinek bile ısırmadı beni. Aldığım onca sinek kovucularını kullanmadan geri getirdim. Ancak da...
  • Boşaltılan Kışlalar Ne Olmalı?

    18 Ağustos 2019 Yazarlar

    Malumumuz, 15 Temmuz hain ve alçak darbe girişiminde şehir merkezlerinde bulunan darbecilerin hareket merkezleri olan askeri kışlaların şehir dışlarına çıkarılması sonrasında gündeme gelen ve ne olacakları merak edilen kışlalar için naçizane fikrimi beyan etmek istiyorum. Şimdilerde çokça tartışılan ve çeşitli fikirler ortaya atılan fikirlerden bazılarına bakacak olursak şehir parkları vs. gibi istemler her ne kadar mantıklı gelse de ben de başka bir pencereden bakarak ve eğitim ve sağlık adına bir kazanım olacağını düşünerek şu fikri ileri sür...
  • Sosyal Medya

    18 Ağustos 2019 Yazarlar

    Sosyal Medya, hayatımıza yeni giren ve adeta çok kötü bir huylu virüs gibi ülkemizin en ücra köşesine hızla yayılan bir virüs medya türüdür. Adı sosyal ama bireyler sosyal mi? Ya da bireyleri sosyalleştiriyor mu? Yoksa A Sosyal bir topluluk mu oluyoruz? Bilinmez. Aslında etkili ve doğru amaçla kullanıldığında hatta sadece gereksinim anında kullanıldığında gerçekten çok sosyal ve güçlü bir medya türü. Bir tıkla beş saniyede dünyanın en uzak noktasıyla bilgi paylaşımı yapabilme olanağına sahibiz. Bu birincisiydi. İkincisi ise, A Sosyal bir bir...