logo

HAKKI ALTINKAYNAK ‘HAYIR OYU ÜLKENİN HAYRINA OLACAK’

HAKKI ALTINKAYNAK ‘HAYIR OYU ÜLKENİN HAYRINA OLACAK’

Gidişatın, ülkemizin geleceği için endişe verici olduğunu söyleyen CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, değişikliğin yeni karmaşalara yol açacağını gördükleri için hayır dediklerini kaydet.

Recep Kenan/itvhaber.com

“Cumhurbaşkanlığı sistemi” olacağı söylenen “Başkanlık” olacağı iddia edilen anayasa değişikliğinin oylanacağı referandumda yurttaşların sandıklara giderek oylarını kullanmaları gerektiğini ifade eden CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, “hayır” oyunun bu ülkenin hayrına olacağını iddia ederek; aksaklıklar yaşanan rejimleri değiştirmek yerine, iyileştirme yoluna gidilmesi gerektiğini kaydetti. Gidişatın ülkemizin geleceği için endişe verici olduğunu kaydeden Altınkaynak, yasama, yürütme ve yargı ile özgür basının demokrasilerdeki önemine dikkat çektiği açıklamalarında, “yetimi” olarak nitelediği Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın parlamentonun ve yargının denetimine açık olmasının gerektiğini kaydetti.

OYLARINA NAMUSLARINA SAHİP ÇIKAR GİBİ ÇIKACAKLAR

Cumhuriyet Halk Partisi’nin gidişata “hayır” diyenlerin içerisinde en örgütlü kurum olduğunu kaydeden CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, oylarını özgürce kullanmalarını, kararlarını sonuca yansıtmalarını istediği yurttaşların, oylarını sandıkta korumalarının boyunlarının borcu, namus borcu olduğunun altını çizip, “Kimse kuşku içinde olmasın” diyerek; yurttaşların, kendi namuslarına sahip çıkar gibi sandıklardaki oylarına sahip çıkacaklarını ifade etti.

VATANDAŞ BİZİM KADAR OYLARINI KORUMAKLA GÖREVLİ

“Her vatandaş bizim kadar oylarını korumakla görevlidir” diyerek Recep Kenan aracılığıyla itvhaber’e  konuşan CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, binalardaki seçmenlerin listelerinin örgütleri tarafından ev ev dağıtıldığını kaydederek; “Oyunu kullanan her yurttaş, bizimle birlikte; oyunu kullandıktan sonra başında durarak ve sandıktan sonra da takip edeceği oylarına sahip çıkma görevini yapmak zorundadır. CHP örgütü olarak ayın 26’sına kadar seçmen kütüklerinde eksik olanların yazdırılmasını sağlıyoruz. Ataşehir’de 306 bin seçmenin çok önemli bir kısmının seçmen kütüklerindeki kayıtlarını kontrol etmek için her binaya, binadaki seçmen listelerinin yer aldığı listeyi asıyoruz. 36 bin sayfaya döktüğümüz bu listeleri örgütümüz, ev ev 36 bin binaya asacak. Örgütümüze mesaj attık. Kayıtları olmayanları bilgilendiriyor, yönlendiriyoruz. İnşallah memleket için hayırlı olan olur. Çok hayırın, en çok iktidarın hayrına olacağını herksin bilmesini isterim. Çünkü iktidarın 15 yılda nerede hata yaptıklarını sorgulama fırsatları doğacaktır” dedi.

HAYIR OYU, BU ÜLKENİN HAYIRINA OLACAKTIR

Bütün yurttaşların sandıklara giderek oylarını kullanmaları gerektiğini ifade eden CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, kontrol ettikleri listelerde isimleri yoksa, 26 Şubat’a kadar kaydettirmelerini istediği Ataşehirlilere; “Referandum günü de kardeşini, eşini, dostunu alıp oylarını kullansınlar. Bu her hangi bir parti için verilmiş oy değildir. Ülkenin geleceği için verilmiş oydur. Ülkeye, birliğe, demokrasiye sahip çıkmak için verilecek bir hayır oyu, bu ülkenin hayrına olacaktır” diye seslendi.

CUMHURBAŞKANIM BANA BENİ SEVMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR

Cumhurbaşkanlığı açısından yetim bir yurttaş olduğunu ifade eden Hakkı Altınkaynak, “Çünkü benim Cumhurbaşkanım bana, beni sevmediğini söylüyor” şeklindeki ifadesi ile sözlerine açıklık getirerek, “Her sabah ‘Bu Cehape zihniyeti var ya…” diyerek benimle beraber yüzde 51’i kastederek konuşuyor. Bir siyasi parti genel başkanı bizi eleştirebilir. Ama bir ülkenin Cumhurbaşkanı, kendi yurttaşlarının yarısına; ‘ben sizi sevmiyorum’ diyor ve diğer yarısını sevdiğini söylüyorsa bu ülkede huzur olmaz. Bu ülke demokrasisi açısından eksikliktir. Ben Cumhurbaşkanlığı bakımından yetim hissediyorum kendimi. Ben Cumhurbaşkanımıza saygıda asla kusur etmem. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tek Cumhurbaşkanı vardır.  Seçimde oyumu veririm verme o ayrı. Seçildikten sonra benim de Cumhurbaşkanımdır… Beni de sevmeli, bana da saygı göstermeli… Getirilmek istenen bu yeni sisteme bunun için karşıyız” dedi.

YEREL BASIN TOPLUMUN SESİ, KULAĞI, VİCDANI

İtvhaber.com’a referandum gündemini değerlendirdiği açıklamalarında, genel medyanın çok önemli bir kısmının taraf olduğunu kaydeden CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Genel medyanın çok önemli bir kısmı taraf. Kala kala, toplumun gerçeklerini yerinde gören yerel basın kaldı. Yürütme, yargı, yasama ve basın üzerine kurulmuş demokrasimizi güçlendirmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti muz cumhuriyeti değildir. Birileri istedi diye iç savaş çıkmaz. Kimsenin gücü yetmez, haddi de değildir. Yerel basın her zaman toplumun sesi, kulağı, vicdanı, gözü olarak görüyoruz. Bu açıdan yerel basın bizim için çok önemli.

15 YILDIR BİR SİYASİ PARTİ TEK BAŞINA İKTİDARDA

Türkiye’de 15 yıldır bir siyasi parti tek başına iktidarda. Ama bir türlü siyasi ve ekonomik sorunları rayına oturtamadı. Sıkıntılı dönemden geçiyoruz. Bu sıkıntılı dönemde son 15 yıldır tek başına çoğunlukla iktidarı olmalarına, devletin bütün kademelerine hakim olmalarına rağmen sorunları çözemediler. 15 yıl çok büyük bir zaman toplumsal yaşamda. Bu süreçte bütün yetkiler ellerindeyken sorunlara çözüm bulamayanlar, işi rejim sorununa getirdiler. 

REJİMLERDE, SİSTEMLERDE AKSAKLIKLAR OLUR

Rejimlerde, sistemlerde mutlaka aksaklıklar olur. Bu aksaklıkları düzelterek ileri gitmek gerekirken, “Bu rejim olmaz. Parlamentoya da gerek yok. Bağımsız yargıya da gerek yok. Bütün yetkiler birisine verilsin” diyoruz. Zaten seçildiği günden beri Sayın Cumhurbaşkanı’nın anayasa ve yasanın verdiği yetkileri kullanmanın sıkıntısı var ülkede.

CUMHURBAŞKANI ANAYASA VE YASALAR ÇERÇEVESİNDE GÖREV YAPMAK ÜZERE SEÇİLİR

Cumhurbaşkanı; Anayasanın verdiği, sınırları çizilmiş yetkileri kullanmak, anayasa ve yasalar çerçevesinde görev yapmak üzere seçilir. Bu yetkileri kullan Cumhurbaşkanı, hükümetin de kendi partisinden olmasına rağmen şikayetçi oluyorsa yarın başka şikayetleri olmayacağını nereden bilelim.

GİDİŞAT ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN ENDİŞE VERİCİ

Bu gidişatın ülkemizin geleceği için endişe verici olduğunu yeni karmaşalara yol açacağını bildiğimiz, gördüğümüz için hayır diyoruz. 80 milyonluk bir ülkenin bütün kurum ve kuruluşlarını bir tek kişinin yönetimine vermemiz özgürlük ve demokrasi kavramına aykırıdır.

ÖZGÜR BASIN ÇOK ÖNEMLİ

Demokrasilerde temel nokta; yasama, yürütme ve yargı ile özgür basındır. Özgür basın da çok önemli. Vatandaşın sorunları özgür basın vasıtası ile dillendirilir. Yargı bağımsız değilse o ülkede gelişme olmaz. Demokrasi kuvvetler ayrılığı dediğimiz ayaklar üzerine oturmuştur. Adalet bağımsız yargı eliyle tecelli eder. Parlamento toplumun bütün kesimlerinin düşüncelerini alarak tartıştığı konuları yasalaştırır. Yürütme de yasalarla sınırları çizilen yetkileri kullanır. Önce anayasa ve yasalar dışına çıkılarak fili durum yaratıldı. Şimdi de bu fiili durum yasal hale getirilmek isteniyor.

MİLLETVEKİLLERİMİZ TBMM’DE OLAĞAN ÜSTÜ MÜCADELE VERDİ

Bu fiili durumun yaratılmaması için milletvekillerimiz TBMM’de olağan üstü mücadele verdiler. İktidardaki Adalet ve Kalkınma partisi milletvekilleri ve hükümet, meclisteki sayısal üstünlüğün verdiği öz güvenle, “istediğimiz yaparız” anlayışıyla hareket ediyorlar.

YETKİLER TEK KİŞİDEKİ YÖNETİM DEMOKRASİ OLMAZ

Yetkiler bir kişide toplandığı zaman bir tarafı kabul eder, diğer tarafı dışlar. Yetkilerin tek kişide olduğu yönetimin adı demokrasi olmaz.

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN DENETİME AÇIK OLMALI

Yetkiler, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı olarak ilgili kurumlarda olmalı. Bu kapsamında yargının; Türk milleti adına bağımsız olarak, vicdanın sesine, hukuka uygun karar veren yargı sistemi olmalı. Özgür iradesiyle bütün konuları tartışarak yasama görevi yapan, toplumun her kesiminin temsil edildiği demokratik bir parlamento. Yürütmenin başındaki sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan hem parlamentonun denetimine hem de yargının denetimine açık olmalıdır.

HİÇ KİMSE SINIRSIZ YETKİYE SAHİP DEĞİL

ABD’de gördük; dünyanın en güçlü lideri Trump’a bir savcı ne dedi? ‘Bir daha zorlarsan senin anayasal yetkilerini, haklarını sorgularım…’ Hiç kimse sonsuz, sınırsız bir yetkiye sahip değildir. Türkiye’de Cumhurbaşkanı seçilince yasarlarla sınırlanmış, Anayasada karşılığı olan yetkilerini kullanmakla mükelleftir. Yetkilerimiz sınırsız olarak kullanamaz. Kullanırsa bunun adı demokrasi olmaz. İşte bunun için biz bu referandumda hayır diyoruz.

DEMOKRASİMİZİ GÜÇLENDİRMEMİZ LAZIM

Yürütme, yargı, yasama ve basın üzerine kurulmuş demokrasimizi güçlendirmemiz lazım. Demokrasimizde aksaklıklar vardı. Süreç içerisinde kendini yenileyerek, aksaklıkları gidererek sistemi geliştirirler. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal, hukuk devletidir. Devleti yönetenlerin hedefi, ülkeyi dünyanın en ileri devletleri seviyesine çıkarmak olmalıdır.

DEMOKRASİ, KURUMLARIN DA BİRBİRLERİNİ DENETLEYEBİLDİĞİ REJİM

Türkiye dünyanın en zor coğrafyasında yer alıyor. Bir tarafta; Arap yarımadası, Kafkas ülkeleri… Diğer tarafta, batımızdaki ülkeler ve Rusya ile ortak noktada bulunan bir ülkeyiz. Bizim diğer ülkelerle yarışabilmemizin temel dayanağı demokrasimizi güçlü kılmaktır. Demokrasi, bir kişide olmayan yetkilerin, belirli kurumlar vasıtası ile kullanıldığı; kurumların da birbirlerini denetleyebildiği rejimdir.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİ ONAYLAYAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN OYLANMASI

Demokrasi çok sesliliktir. Çoğulculuktur. Çoğunluğun diktası değildir. Tolumun bütün kesimlerinin haklarını koruyan ve güvence altına alan bir rejimdir. Bu referandum siyasi partilerin seçimi değildir. Rejim değişikliğini onaylayan bir anayasa değişikliğinin oylanmasıdır.

CUMHURİYETİ BİR KİŞİNİN DİKTASINA TESLİM EMDEYİZ

Cumhuriyeti kurup bize emanet edenlere kaşı vicdan borcumuz var. Bu ülke; savaş meydanlarında, cepheden cepheye koşarak, yokluk içerisinde verilen mücadeleyle kurulduktan sonra gerçekleşen devrimlerle medeni ülkeler seviyesine getirilip, bizlere teslim edilmiştir. Bu cumhuriyeti bir kişinin diktasına teslim edemeyiz.

TÜRKİYE’DE İLK DEFA; “EN SAĞDAN EN SOLA KARŞI DURUŞ”

Türkiye’de ilk defa, en sağdan en sola bir yelpaze içerisinde, toplumun bütün kesimleri bu gidişata dur deme ihtiyacı duyuyor. Bu da Cumhuriyeti bizlere emanet edenlere karşı sorumlulukların ve vicdanın sesinin dışa vurmasıdır.

En sağdaki Saadet Partisi’nde en soldaki Türkiye Komünist partisine kadar olan yelpazede, aynı cephede buluşmaları, kendiliğinden gelişen bir karşı duruş refleksi göstermeleri Türkiye’de ilk defa yaşanıyor. Bu çok önemli süreçte topumun vicdanının sesi hayır diyecek. Münevver, aydınlık insanları hayır diyecek. Bu toplumun, inandıkları gibi yaşayan, yaşadıkları gibi inanan kesimi vicdanını sesini yükseltmeye başladı. Geçmişte AKP’ye oy veren ama ‘bu gidişata dur deme zamanı geldi’ diyen çok önemli kesim var. Bu Türkiye Cumhuriyet tarihinde ortaya çıkan en önemli duruştur…

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ