Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

İmamoğlu, ‘CHP, Halkın Kendisidir Halktır’

İmamoğlu, ‘CHP, Halkın Kendisidir Halktır’

TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “Cumhurbaşkanı Adayımızı Gel, Seç, Tarihe Geç” başlıklı tanıtım toplantısında konuştu.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yapacağı ön seçime tek aday olarak katılan TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yeni sıfatıyla kamuoyunun karşısına ilk kez çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), önümüzdeki genel seçimlerdeki Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yapacağı ön seçime tek aday olarak katılan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yeni sıfatıyla kamuoyunun karşısına ilk kez çıktı.

CHP, HALKIN KENDİSİDİR HALKTIR

İmamoğlu, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmasını “utanç verici” sözleriyle eleştirerek, “Sanıyorlar ki, ellerindeki geçici yetkilerle milletin kararına el koyabilirler. Sanıyorlar ki, mahkemelerde halkın partisini durdurabilirler. Zavallılar. Çaresizler. Acizler. Onlara hatırlatalım; CHP, halkın kendisidir. Halktır, halk. Halkın partisidir. Halkı durduramazsın, engelleyemezsin, kapatamazsın. Ekrem İmamoğlu da bu halkın, bu milletin oğludur, evladıdır. Onu, milletin elinden alamazsın. Sanıyorlar ki, Ekrem İmamoğlu’nu aday yapmazlarsa, kurtulurlar. Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun? Görmüyorlar, işitmiyorlar. Yahu hepimizi yasaklasan ne olur? Bu memleketin her bir şehrinden, her bir ilçesinden, beldesinden, köyünden bir Ekrem İmamoğlu karşına dikilir. Buradaki her bir milletvekili, her bir CHP il başkanı, her bir kadın kolları başkanı, gençlik kolları başkanı, her bir CHP neferi bizim Cumhurbaşkanı adayımızdır. İcraatçı ve halkçı CHP’li belediyelerin büyük başarısının mimarı kıymetli başkanlarımızın her biri adaydır, bizim adayımızdır.” diye konuştu.

CHP’nin önseçimle belirleyeceği Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, konuşmasında “Kıymetli milletimiz, çok kıymetli partililerim, partimin çok kıymetli yöneticileri; kurtuluş yok tek başına, haydi şimdi hep birlikte görev başına hep beraber görev almaya, hep birlikte yol almaya. Bu yolumuzun uzun olduğunu hepimiz biliyoruz. Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız. Türkiye’nin her bir yanını gezmeye başlayacağız. Bir yandan görev yaparken, bir yandan ülkemizi geleceğe hazırlayacağız. En hızlı şekilde sandığı milletimizin önüne getireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye kazanacak” dedi.

 CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “Cumhurbaşkanı Adayımızı Gel, Seç, Tarihe Geç” başlıklı tanıtım toplantısında yaptığı konuşan CHP önseçim Cumhurbaşkanı adayı, TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
“Değerli yol arkadaşlarımız, bugün tarihi bir gündür. Bugün, partimizin, Türkiye tarihinde ilk kez, dünyada çok az, cumhurbaşkanı adayını bir partinin üyeleri seçsin diye yola çıkışının ilk günü, ilk duyurusu. Böyle tarihi bir anda, farklı duygularla konuşmama başlamayı isterdim. Ama ne yazık ki, yine bu sabah, aylardır ülkemizde yaşatılan utanç verici, hepimizin başını öne eğdiren ve gerçekten insanlarımızın yaşamlarıyla ilgili dahi tereddüde düşürten uygulamalardan birisini daha yaşamanın utancı içerisindeyiz. Beykoz’da, 65 yıllık Paşabahçeli, iyi eğitimli, daha önce de belediye başkanlığı yapmış̧, devlet adabını bilen, insanlarla iyi diyalog kurmuş, kendini sevdirmiş, daha önceki dönemi 90’lı yıllarda olmasına rağmen hala insanların evinde, barkında hizmetinin sesini duyduğumuz Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler, sabah 04:00 sıralarında, evine eşi uyurken, polis baskınıyla gözaltına giriliyor, arama yapılıyor ve gözaltına alınıyor. ‘Hakkındaki itham her neyse, ifadeye çağrıldığında koşa koşa gitmekten tereddüt etmeyecek bir belediye başkanına, ev baskını yapmak nasıl bir iddia, nasıl bir kişisel bir hırs ve öfkenin yansımasın anlaşılır bir şey değil’ diyebilirsiniz.”

“İŞ AYYUKA ÇIKINCA, KÖTÜ PLANIN SAHİBİ…”

“Ama ben, bu öfkeyi ve hırs yansımasının neden olduğunu biliyorum. Bu öfke, 1 hafta öncesine dayanıyor. Biliyorsunuz, yine gecen hafta akşam üstü Beykoz Belediyemize polisler geldi. Ellerinde de bir savcı imzalı belge vardı. Ne oldu biliyor musunuz? O savcının bundan haberi bile yoktu. Belgede imzası görülen savcının, o belgeden haberi bile yoktu. Doğal olarak imzası da yok. Ben o belgeden anlamam, ama o belge barkoda tutulduğunda, o barkoddan hiçbir şeye ulaşılamıyor ve görülemiyor. Ortalık karıştı. Bu iş ayyuka çıkınca, kötü planın sahibi, o akşam bu iş uygulanmayınca, belli ki çok öfkelendi. Kişisel husumete işi döker gibi, sabah saat 4’te Belediye Başkanının evine baskın yapıldı. Utanç verici. Utanç verici. Bu normal işler değil. Bunlar gerçekten bu ülkede asla görmek istemeyeceğimiz, hiç kimsenin başına gelsin istemeyeceğimiz, bir kişinin dahi yaşamasını istemeyeceğimiz ayıp şeyler, kötü işler. Ve ne yazı ki, Belediye Başkanımız şu anda İstanbul’da, Vatan Caddesi’ndeki polis merkezinde. Tabii Türkiye’de bunlar, çok kötü işlere bizleri alıştırmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bunun sürdürülemez olduğunu görecekler. Hepsine bunu sürdüremeyeceklerini biz göstereceğiz. Bu salondaki insanlar ve onların yoldaşları gösterecek.”

“TARİHİMİZİN ÖNEMLİ BİR KAVŞAĞINDAYIZ”

“Partimizin, bu büyük çatının bize verdiği sorumlulukla çıktığımız bu yolculukta çok derin, çok büyük sorumluluklarımız, zorluklarımız, meşakkatli bir yolculuğumuz olacak. Hepimiz bir kavşaktayız. Tarihimizin önemli bir kavşağında. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, geleceğin rotasını tayin etmenin eşiğindeyiz. 102 yıl önce, büyük bir yıkımın ardından, bitap düşmüş bir memleketin ekonomisini, adaletini, birliğini inşa etme sorumluluğuyla karşı karşıya olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iradesine, azmine, kararlılığına hep birlikte bugün yine ihtiyacımız var. Kıymetli yol arkadaşlarım; bugün yine, yeniden, hep birlikte yola çıkıyoruz. Dünya yeniden kurulurken, biz de Türkiye’nin bu yeni dünyada nasıl yer alacağına karar vereceğiz. 102 yıldır en önemli kavşaklarda, en hayati kararları CHP verdi. 1923’ten beridir, yasalar önünde herkesin bir diğeriyle eşit vatandaş olduğu bir Cumhuriyet’te yaşıyor olmamızda bizim imzamız var, partimizin imzası var. Millet iradesine dayanan bir devletin ve vatandaşlık esasına dayalı bir milletin inşa edilmesinde de CHP’nin iradesi var. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde, 1929’da dünya ekonomik bunalımında doğru tepkiler vererek, milli bir ekonominin kurulmasında da bizim imzamız var. Ülkede sermayenin çok kıt olduğu koşullarda kurulan ulaşım alt yapısında, temel ihtiyaçların üretimi için açılan fabrikalarda, bankalarda, iktisadi teşekküllerde de bizim imzamız var.”

“ADAY BELİRLEYECEĞİMİZ İÇİN, BÜYÜK BİR KORKUYA KAPILDILAR”

“Sevgili yol arkadaşlarım; yine bir karar vereceğiz. Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyecek ve büyük ve kutlu bir yolculuğu başlatacağız. Partimiz, aday belirleme kararı verdi. Genel Başkanımız, bu kararı duyurduğundan beri, toplumda büyük bir heyecan oluştu. Halkımız, bu iktidarın rakipsiz olmadığını, bir seçeneğinin olduğunu gördü ve umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor. Çünkü onlar, kendilerini rakipsiz zannettiler. Rakiplerini kendileri belirleyebilir zannettiler. İktidarlarını sonsuz zannettiler. CHP’yi birliğini sağlayamaz, kendi iç gerilimlerinde boğulur, siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için, büyük bir korkuya kapıldılar. Bu milletin onlara verdiği yetkiyi, sonuna kadar istismar etmeye başladılar. Benim hakkımda 25 yıla varan hapis cezalarını bir şekilde kurguladılar ve istiyorlar. Siyasi yasak getirmek istiyorlar. Partimizin kurultayını iptal etmek, partimize kayyım ataması için süreç takibi yapıyorlar. Gözleri o kadar kararmış ki, bu milletin kararından yılmadığını, yaptığı seçimleri, tercihleri asla zalimlerin zulmüne kurban etmediğini, asla seçme yetkisinin elinden alınmasına asla izin vermediğini unutmuşlar.”

“ŞU SALONDA KAÇ TANE İMAMOĞLU VAR BİLİYOR MUSUN?”

“Sanıyorlar ki, ellerindeki geçici yetkilerle milletin kararına el koyabilirler. Sanıyorlar ki, mahkemelerde halkın partisini durdurabilirler. Zavallılar. Çaresizler. Acizler. Onlara hatırlatalım; CHP, halkın kendisidir. Halktır, halk. Halkın partisidir. Halkı durduramazsın, engelleyemezsin, kapatamazsın. Ekrem İmamoğlu da bu halkın, bu milletin oğludur, evladıdır. Onu, milletin elinden alamazsın. Sanıyorlar ki, Ekrem İmamoğlu’nu aday yapmazlarsa, kurtulurlar. Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun? Görmüyorlar, işitmiyorlar. Yahu hepimizi yasaklasan ne olur? Bu memleketin her bir şehrinden, her bir ilçesinden, beldesinden, köyünden bir Ekrem İmamoğlu karşına dikilir,; buradaki her bir milletvekili, her bir CHP il başkanı, her bir kadın kolları başkanı, gençlik kolları başkanı, her bir CHP neferi bizim Cumhurbaşkanı adayımızdır. İcraatçı ve halkçı CHP’li belediyelerin büyük başarısının mimarı kıymetli başkanlarımızın her biri adaydır, bizim adayımızdır. Ekrem İmamoğlu, bu yolculukta kendi adına aday değil. Diyeceksiniz ki bütün dostlarım, bütün arkadaşlarım, ‘Ha İmamoğlu aday ha ben adayım.’ Bu inançla bakmak zorundasınız. Bu inanca dönük bir yol haritası var. Bu inanca dönük bir yolculuğa büyük bir davet var. Yani yıldırıp, sindirip, korkutup milletin seçimini, tercihini, iradesini yüzüstü bırakacağımızı sanıyorlar. Bu kararlı gözlerden ve buradaki kararlılığı o gözlerden şunu görebilirsiniz: O bir çift mavi gözdeki kararlılığı görebilirsiniz. Bizim gözümüze, o gözümüzün içine baktıkça, size o çaresizliğinizi hatırlatmaya devam edeceğiz. Sizlere acizliğinizi, korkunuzu hatırlatmaya ve göstermeye devam edeceğiz.”

“BU YOLA KAPRİSLE, KOMPLEKSLE, EGOYLA ÇIKILMAZ”

“Bizim tek derdimiz, tek hayalimiz var: Bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuk sistemini, demokrasiyi, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek. Devleti bir avuç insanın değil, milletin çıkarlarının, güvenliğinin, geleceğinin bekçisi haline getirmek. Yüce Türk milleti, devlet geleneğimizi iyi bilir: İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın. Bu amaç; her şeyden önce makama değil, mücadeleye odaklanmayı gerektiriyor. Bu mücadele, milletin onayını almayı, seçim kazanmayı ve ülkeyi iyi yönetebilmeyi gerektiriyor. İşte bunun için yola çıkıyoruz. Bu yola kaprisle, kompleksle, egoyla çıkılmaz. Bu yola tek başına çıkılmaz. Bu yolda ortak akıl var, iş bölümü var, rol dağılımı var. Ben, bu yola mücadele için, üstüme düşeni bir nefer sorumluluğuyla yerine getirmek için, siz yol arkadaşlarımla birlikte çıkıyorum. Bu yola kendime güvendiğim kadar, size güvendiğim için çıkıyorum. Bu yolda birlikte olduğumuz için güvendeyim. Bütün engelleri, bütün badireleri, bütün bedelleri birlikte göğüsleyeceğimiz için rahat, huzurlu ve mutluyum. Bu yolda dalga dalga büyüyeceğimize, çoğalacağımıza, umudu sarsılmış, hayalleri tarumar edilmiş, gelecek kaygısı içindeki bütün vatandaşlarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“MİLLETİMİZİ, BİRLİKTE YAZACAĞIMIZ BİR HİKAYEYE, HAK ETTİĞİMİZ BİR GELECEĞE, CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN DAVET EDİYORUZ”

“Şundan adımız kadar eminiz: İktidara doğru yürüyüşümüzde, bize yeni kadrolar katılacak. Bugün yozlaştırılmış devlet aygıtı içerisinde sıkışıp kalmış, milleti için bir şeyler yapamıyor olmanın acısını yaşayan çok değerli bürokratlar, çok değerli devlet çalışanları davamıza sahip çıkacaklar. Adaletin mekanizmasının bugün getirildiği yerden büyük bir utanç duyan savcılarımız, hakimlerimiz; eğitimin çökertilmesinden acı duyan öğretmenlerimiz, akademisyenlerimiz; geleceği çalınan pırıl pırıl gençlerimiz; ülkemizin büyük yetenekleri ve kıymetini bilmediğimiz dâhilerimiz davamıza sahip çıkacaklar. Hülasa; hep birlikte büyük bir yolculuğa çıkıyoruz. Milletimizi, birlikte yazacağımız bir hikayeye, hak ettiğimiz bir geleceğe, buradan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden davet ediyoruz.”

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ BAŞARACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”

“Bugün itibariyle bu yola çıkan herkesi, özellikle partimizin yöneticilerini, memleketimizin dört bir yanında sandık kurarak, en yüksek katılımla bu sisteme, bu rejime ve bu yönetime karşı ortaya koyacakları, oylarını en yüksek oy oranıyla, en yüksek katılımla Türkiye’ye göstermesini diliyorum. Bu yolculuğu, burada bulunan herkese emanet ediyorum. Ve milletimizi birlik olmaya, bu zamanı dolmuş iktidarı değiştirmeye, adaleti sağlamaya davet ediyoruz. Milleti, umuda ve refaha çağırıyoruz, huzura çağırıyoruz. Milletimizi geleceğe çağırıyoruz. Ve buradan insanlarımıza sesleniyoruz. Kıymetli milletimiz, çok kıymetli partililerim, partimin çok kıymetli yöneticileri; kurtuluş yok tek başına, haydi şimdi hep birlikte görev başına hep beraber görev almaya, hep birlikte yol almaya. Bu yolumuzun uzun olduğunu hepimiz biliyoruz. Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız. Türkiye’nin her bir yanını gezmeye başlayacağız. Bir yandan görev yaparken, bir yandan ülkemizi geleceğe hazırlayacağız. En hızlı şekilde sandığı milletimizin önüne getireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye kazanacak.

itvhaber

Etiketler: » » » » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ