logo

12 Ocak 2017

İNANÇLAR VE HALK HİZMETİ  


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

evrim-sureciHer siyasal parti en iyi halk hizmetini kendisinin vereceğini ileri sürer ve buna halkı inandırmaya çalışır. AKP 15 yıldan beri bu konuda dikkate değer bir başarı kazanmıştır.

Özellikle parti başkanı Erdoğan ülkenin yarısının güven ve sevgisini kazanmış ona neredeyse kutsallık tanımış bu bağlılık onda tanrısal nitelikler bulmaya kadar uzanmıştır. Burada bugüne kadar var olmayan bir demokrasi vaad eden lider özelliği bulan yetmez ama evetçileri unutamayız. Ancak halka verilecek en iyi hizmet nedir? Buna verilecek cevaplar çok farklı olabilir. Onu en iyi koşullarda ev bark sahibi yapıp, yine iyi koşullarda beslenmesini sağlamak, sağlık ve eğitim gereksinmelerini karşılamak  mı?

AKP bununla yetinmiyor kendi ideolojisine uygun bir davranışla alnı secdeye değen yurttaşlar ve dindar ve kindar inançlı gençler yetiştirmek istiyor. Bu kin nelere karşı olacaktır, herhalde cumhuriyet devrimleri ve laikliğe karşı diyebiliriz. Eğitimdedin ağırlıklı İmam Hatip okullarına öncelik veriliyor. Onlara göre modernite, laiklik bu hedefler önündeki engellerdir. Hatta tramvaya benzetilen demokrasi de bu engeller arasında sayılabilir. Çünkü onun içinde kutsal amaçlarla bağdaşmayan unsurlar var. İnanç  sahibi bir grup Müslüman öğretim üyelerine gönderdikleri mektuba şöyle başlıyorlar.”Sayın hoca Türk milleti Atatürk’ün öncülüğünde Allahın yolundan sapmıştır. Yeniden Allahın nizamını kuruncaya kadar burası bir darül-harp bölgesidir. ”  Sanırım AKP iktidarı için Laiklik  adı altında inançları egemen kılmak mümkün olabilir. Başkanlık sistemi rakipsiz başkana verilen benzersiz yetkilerle toplum yapısını öngörüldüğü biçimde şekillendirme olanağını verecektir.

Ülke sorunları üzerinde yapılan tartışmalar bu dünya ve Türkiye sınırları içinde kalmaktadır. Ölümden sonraki öteki dünya orada iyi bir yer edinme koşulları namaz oruç gibi dini vecibeler dışında pek gündeme gelmiyor. Oysa inançlara din ağırlıklı eğitime öncelik veren bir iktidar verdiği hizmetin öteki dünyayı da kapsadığını ileri sürmesi olağan sayılmalı. Uluslararası eğitimi yaratıcılığı matematiği okumayı ilgilendiren endeksler ve raporlarda çok gerilerde yer alışımızı inanç sahibi yurttaşlar  çok  önemsemeyebilir. Çünkü bu dünyada en çok 80 -90 yıllık ömrümüz var. Orada sınırsız bir yaşam. Hem de dert kasavet yok, çalışma yok. Üstelik de doğru mu bilemem erkekler için 70 huri kadınlar için gılmanlar var. Cübbeli hoca orada sınırsız cinsel güç olacağını müjdeliyor. Cehennemliklere de hizmeti var yanmayan kefenler satıyor.

On binlerin peşinde dolaştığı cübbeli bir TV programında “hoca bu dünyadan büyük bilim insanları, büyük sanatçılar geçti, onlar cennete giremez mi” sorusuna “Fatih bey o insanlar yaşarken islam dini var mıydı? Vardı elbette.

Peki bu ünlü bilim sanat insanları Müslümanlığı kabul ettiler mi ? Hayır. O zaman elbette onlar cennete giremezler.” cevabını veriyor.

O zaman  demek ki  yer sıkıntısı olmayacaktır. Cennet sadece Müslümanlara ve onların günahsızlarına açıktır. Evet Bir iktidarın AKP ninkabul ettiği laiklikten farklı dünyada halka verilecek hizmetin kapsamı içine doğaldır ki  ebediyen sürecek ahret yaşamını garanti altına alma koşullarını sağlamak da girecektir. Bu hizmetin başarısı bizim geri kalmışlığımızı, sağlık eğitim sorunlarımızı Pisa ve benzeri raporlarının yarattığı karamsarlığı unutturacaktır. Ölümü ve ebediyen yok oluşu kabullenip benimsemek kolay olabilir mi?

Ne dersiniz bizi alabildiğine kaygılandıran laik düzenden bilimden uzaklaştıran AKP politikalarının gerekçesi bu saydıklarım olabilir mi?

Bana kalırsa Allah tüm Müslümanları ”o kafir dediğiniz gavur dediğiniz toplumlardan neden  o kadar geri kaldınız diye sorgulayacaktır. Türk milletine emperyalizme karşı görkemli bir savaş verdiniz ama bir bölümünüz o emperyalizmle işbirliği yaptı. En çok Müslümanlar tarafından öldürüldünüz, devamlı çatışma içinde oldunuz. Bir Mustafa Kemal gönderdim. Ona Atatürk adını verdiniz. Buna layıktı. Ama onu iyi anlayamadınız onun mirasını benimseyemediniz bilime öncelik verip katkıda bulunamadınız” diyecekti.

Umarım bugünden başlayarak bu sorgulamalara doyurucu cevaplar verecek çabaları gösteririz.

Prof.Dr.Coşkun Özdemir

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2017/01/11/inanclar-ve-halk-hizmeti/

Etiketler: » » » »
Share
1153 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

İNANÇLAR VE HALK HİZMETİ  ” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    İNANÇLAR VE HALK HİZMETİ
    https://www.itvhaber.com/?p=110138  
    #ÇoşkunÖzdemir #Türkiye #Akp #Başkanlık #RecepTayyipErdoğan

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...