logo

Kadına Yönelik Şiddetin Karanlık Yüzü: Yüzde 67 Artış

İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014-2017 yılları arasında cinsel şiddet mağduru olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen kız çocuğu sayısında yüzde 67 artış yaşandığını gösterdi.

İçişleri Bakanlığı verilerini açıklayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin toplumsal bir hastalık boyutunda yayıldığını kaydetti.

KIZ ÇOCUKLARINA YÖNELİK CİNSEL ŞİDDET YÜZDE 67 ARTIŞ GÖSTERDİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi’nin yaptığı açıklamada; İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014-2017 yılları arasında cinsel şiddet mağduru olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen kız çocuğu sayısında yüzde 67 artış yaşandığını gösterdi. Aynı yıllarda uyuşturucu mağduru olan kız çocuğu sayısında yüzde 79, yaralama mağduru olan kız çocuğu sayısında ise yüzde 6 artış meydana geldi. Türkiye’de cinsel şiddete maruz kalan kız çocuğu sayısı 51 bin 748 olarak kayıtlara geçti. Bu veriler Türkiye’de sadece yetişkinlerin değil, çocukların da eril şiddet mağduru olduğunu gösteriyor.

11 YAŞ ALTI KIZ ÇOCUKLARINA YÖNELİK CİNSEL SALDIRIYÜZDE 94 ARTTI

Cinsel şiddet vakalarındaki artış verileri, eril şiddetin en çok 11 yaşından küçük kız çocuklarını hedef aldığını gösteriyor. 2014 yılında cinsel şiddet nedeniyle mağdur sıfatıyla Güvenlik birimlerine 1.304 kız çocuğu varken, bu sayı 2017 yılında yüzde 96 artışla 2.536’ya yükseldi. 2014-2017 yılları arasında toplam 7.797 kız çocuğu mağdur oldu.

12-14 YAŞ GRUBUNDA MAĞDUR 12.616 KIZ ÇOCUĞU VAR

2014-2017 yılları arasında cinsel şiddet mağduru olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirilen kız çocuklarının yüzde 24’ünü 12-14 yaş grubu oluşturdu. Bu süre zarfında cinsel şiddet mağduru olan kız çocuğu sayısı 12 bin 616’ya ulaştı. Cinsel şiddet vakalarındaki artış ise kayıtlara yüzde 24 olarak geçti.

MAĞDUR ÇOCUKLARIN YÜZDE 61’İ 15 YAŞINDAN BÜYÜK

Eril şiddetten en fazla 15-17 yaş grubuna mensup kız çocukları etkileniyor. Veriler, cinsel şiddet mağduru kız çocuklarının yüzde 61’nin 15-17 yaş aralığında olduğunu gösteriyor. 2014 yılında 6 bin 91 kız çocuğu cinsel saldırıya maruz kalırken, bu rakam 2017 yılında 9 bin 586’ya ulaşmış durumda. Cinsel şiddet vakalarında yaşanan artış ise yüzde 36 olarak kayıtlara geçti.

UYUŞTURUCU MAĞDURU KIZ ÇOCUĞU SAYISI ARTIYOR

Kız çocuklarına yönelik uyuşturucu tehdidi giderek yaygınlaşıyor. 2014-2017 yılları arasında 11 yaşından küçük 16 çocuk, uyuşturucu suçlarından mağdur olduğu gerekçesiyle güvenlik birimlerine getirildi. Toplam 317 çocuğun uyuşturucu mağduru olarak Güvenlik birimlerine getirildiği Türkiye’de mağdurların yüzde 65’ini 15-17 yaş grubu kız çocukları oluşturdu.

FİZİKLSEL ŞİDDET YAYGINLAŞIYOR

2014-2017 yılları arasında 110 bin 110 kız çocuğu yaralama gerekçesiyle Güvenlik Birimlerine başvurdu. Fiziksel şiddete uğrayan kız çocuklarının sayısı yüzde 6 oranında arttı. 2014’te 26 bin 505 olan şiddet vakası 2017’de 28 bin 173’e ulaştı.

Fiziksel şiddet gören kız çocuklarının yüzde 32’sini 11 yaşından küçükler oluşturdu. 2014-2017 yılları arasında yaralama mağduru olarak güvenlik birimlerine getirilen 11 yaşından küçük kız çocuğu sayısı yüzde 9,4 artışla 35 bin 542’ye ulaştı.

İLGEZDİ: ŞİDDET SALGIN HASTALIK GİBİ YAYILIYOR

İçişleri Bakanlığı verilerini açıklayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin toplumsal bir hastalık boyutunda yayıldığını belirtti.

CHP Genel Başkan yardımcısı İlgezdi, “Çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet küresel bir sorun. Bu bilinen bir gerçek. Ancak ülkemizde kadınların ve kız çocuklarının aynı zamanda ahlaki açıdan da hor görülmeleri, eril şiddeti meşrulaştırmanın bir aracı olarak kullanılıyor. Şiddet kentlerden kırsala doğru bulaşıcı bir hastalık gibi giderek yaygınlaşıyor. Öyle ki, şiddet kavramı karşımıza çoğunlukla fiziksel şiddet olarak çıkıyor.

Ancak insan ticaretinden aile içi şiddete, cinsel şiddetten çocuk yaşta evliliklere kadar farklı formlarda şiddetle karşılaşıyoruz. Kadın cinayetleri bütün şiddet formlarının birleşmesiyle en can yakıcı insan hakları ihlali olarak karşımızda duruyor. Ben de bir kadınım ve nerede bir kadının canı yanıyorsa, nerede bir kadın şiddete uğruyorsa benim de canım yanıyor, benim de yüreğim kanıyor.

Bakın kadına yönelik şiddet bin yıllardır güç ve kontrol konusuyla doğrudan bağlantılı. Siyaset eril dili kutsadıkça ve güçlendirdikçe kadınlar ve çocuklar giderek daha savunmasız bırakılıyorlar. Erkek egemen bir dünyada kadınların tek çıkış yolu yaşamın bütün alanlarında örgütlü ve bilinçli şekilde ortaklaşmalarıdır. Bunun için Türkiye’de “kadın” konusu sadece aile formunda ele alınmamalı, ortak bir akıl ve dahası ortak bir dil oluşturulması için Kadın Bakanlığı acilen kurulmalıdır.” dedi.

Etiketler: » » » » » » »
Share
1165 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ