logo

10 Mart 2018

KADINLAR GÜNÜ…


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

Bir gün gelecek kadınlar günü kutlaması yapmayacağız. Buna gerek kalmayacak. Kadınlarımız hak ettikleri, layık oldukları yerde olacaklar. Kadını ikinci plana, erkeğin gerisine koyan törelerimiz, geleneklerimiz  ve yanlış din yorumlarını geride bırakacağız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük Atatürk, kadın özgürlüğüne kadın eşitliğine büyük önem ve öncelik vermişti. O uygar, çağdaş, aydınlanmacı bir ülke yaratmak amacında idi ve kadının toplumda her alanda yer alması bunun vazgeçilmez bir gereğiydi. Oysa kadın yüzyıllardır. Allahın emri varsayılarak erkeğin gerisinde onun, yönetim ve denetiminde bırakılmıştı.

Cumhuriyet eğitim, hukuk, sanayi  ve güzel sanatlar alanlarında büyük devrimler gerçekleştirdi. Dünyanın saygın ülkelerinden biri haline geldi. Bu kalkınmayı dünyanın bir çok devlet adamı, yazar ve düşünürü bir mucize olarak karşılamış ve bu gelişmelerin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü övgü ile takdir ile anmıştır ve anmaya devam etmektedir. Sanırım hiçbir devlet adamının yabancı ülkelerde bu kadar çok sayıda büstü ve heykeli yoktur. Ne yazık ki Türkiye halkının  küçümseyemeyeceğimiz  bir bölümü hatta iktidarları,  politikacının bilinçsizliği  ve aydınlanmadan uzak kalışı ve oy sevdasının önceliği nedeni ile  dünyanın en itibarlı kaynaklarının bu takdirini paylaşmamıştır. Çok sık yineliyorum çünkü bu gerçek açıkça gizleniyor.

Türkiye’nin benzersiz kalkınması ve devrimlerine çok partili düzene girişimizle birlikte ağır bir darbe vurulmuştur. Türkiye halkının akla, bilime aydınlanmaya dayanan iyi bir eğitim görerek bilinçlenmesi istenmemiştir. Toprak ağaları ve devrimi benimsemeyen politikacı işbirliğine Amerika destek vermiş Marshal planı Truman doktrini ile birer aydınlanma odağı olan Halkevleri ve Köy Enstitüleri kapatılmıştır. Yineliyorum bu bir ülkeye ve onun masum halkına vurulmuş en büyük darbedir ve  aslında mümkün olsaydı hesabı sorulması gereken bir darbe bu idi. Tüm siyasal yaşamımızın demokrasimizin  bunca yıldır aksamasında  ve halkın cephelere bölünmesinde Kürt sorunun çözümsüzlüğünde tüm  olumsuzluklarımızda  bu darbenin yansımaları en güçlü faktör olmuştur.

Bu çok açık gerçeği saklamak iyi niyetle bağdaşmaz. Kürt Arap, Türk Çerkez ,Türkmen, Yahudi ve diğer etnik grupların hümanist halkçı bir eğitim görerek bu okullardan mezun oluşunu onların bilime sanata yakın ve sınıf bilincine varmış gençler olarak bu eşsiz okullardan çıkıp yurda dağılışlarını düşünebiliyor musunuz? TÜRKİYE YÖNETİMİ VE İKTİDARLARI HALKI İLE BİRLİKTE LAİKLİĞİ AYDINLANMAYI VE BİLİMİ BENİMSEMEDİKÇE HUZURA KAVUŞAMAYACAKTIR. Bugün bakınız Türkiyeye gerçekçi gözlerle öncekiler gibi bugünkü iktidar da çıkarcı, bencil, yalaka okumuşları bir yana koyarsak desteğini başlıca eğitim, bilim yoksunu çoğunluktan  almaktadır. Bugün yurdumuzda kadının yerine bir göz atacak olursak sanırım dünya rekoru olması beklenen kadın cinayetleri ile karşılaşırız.

Son 5 yıl içinde bu cana kıymaların % 1400 arttığı bildirilmekte. 2017 yılında öldürülen kadın sayısı 409 dur. Bir üniversite profesörü “örtünmeyen kadınlar fuhuşu davet ederler” buyuruyor. Maarif müdürlüğüne yeni atanan bir eğitimci “kadınlar giyinip sokağa yalnız çıkarsa rastladığı her erkekle zina etmiş sayılır“ diyor. Üst düzey bir devlet adamımız “kadınlar ağır başlı olsun, sesli gülmesin, kahkaha atmasın” demekte. Diyanet İşleri başkanının bunlara hiçbir diyeceği yok ve o da nişanlıların el ele tutuşamayacağını bir odada yalnız kalamayacağını söylüyor. Yeni başkan, yeni teknoloji ile boşamanın kolaylaştığını erkeklere müjdeledi. SMS ya da fax yeterli. Halkın yarıdan çoğunun oyunu alan Cumhurbaşkanımız kadın ve erkeğin eşit olamayacağını, asıl yerinin ev kadınlığı olduğunu 3 çocuk. daha iyisi- madem ki çamaşır makinası bulaşık makinesi var-  5 çocuk sahibi olmasının uygun olduğu tavsiyesinde bulunuyor. Evet ben 2017 yılında uygarlık ve çağdaşlıktan epey uzakta kaldığımız ve kadınlarımızın da buna uygun düşen bir yerde olduğu kanısındayım. 8 için İktidar yandaşlarınca bir enkaza bir reklam arasına benzetilen cumhuriyet devrimlerine bütün gücümüzle sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum. 2018 için umutlarımızı ve ilkelerimizi savunmaya devam edeceğimize inanıyorum.

Prof.Dr.Coşkun Özdemir

Etiketler: » » » »
Share
529 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KIR ÇİÇEKLERİ VE SARIPAPATYA

    10 Ağustos 2018 Yazarlar

    Mevsim ilkbaharın sonları, güneş aydınlık yüzünü göstermiş, çiçekler birbiriyle adeta dans ediyorlar. Tam ortada tek başına duran sarıpapatya dikkat çekiyor. İlgimi çeken sarıpapatyaya yöneliyorum. Sanki hayata küsmüş, bir anlamda hayattan kopmuş bir hali vardı. Ama o kadar narin o kadar zarif o kadar çekingen ve bir o kadar da utangaç bir hali vardı. Duygu yüklü gözlerle sanki bakışır gibiydik. Hatta beni bu lavanta kokusunun muhteşem yoğunluğundan ayırma der gibiydi. Fakat bir o kadar da o muhteşem kır çiçeklerinin arasındaki yalnızlığında...
  • “SERİ KATİL ABD İKİ BAKANIMIZA YAPTIRIM KOYMUŞ”

    06 Ağustos 2018 Yazarlar

    ABD ve İSRAİL bunlar dünya üzerindeki seri katillerdir. ABD ; 40 yıldır PKK , FETÖ  ve akla hayale gelmeyen terör örgütleri  üzerinden Türkiye’ye saldırmış on binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine ve milyona varan  vatandaşımızın yaralı ve gazi olmasına sebep olmuştur. ABD; 12 eylül 1980 de Türkiye de demokrasiyi  rafa kaldırıp binlerce kişini  idam edilmesi ve haksız yere işkenceler sonucunda  ölümüne sebep olmuştur. Darbe komutanı  Kenan  EVREN denen ABD uşağına  Yunanista'nın NATO’ya girmesini sağlamıştır. AB...
  • HERKES ŞİDDETE HAYIR DEMELİ!

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    Son zamanların en çok konuşulan konusudur ŞİDDET. Dolayısıyla bu yazımın konusu da tabi ki şiddet olacaktır. Neredeyse hayatımızın bir parçası haline geldi şiddet. Evde şiddet, okulda şiddet, hastanede şiddet, işyerlerinde şiddet, sokakta şiddet vb. Bunun neden olduğu durumu ise, toplumsal psikolojik sarsıntıya bağlayabiliriz. Yani toplumsal olarak ruhsal dengemizde bir bozulmanın var olduğu acı gerçeği ile karşı karşıyayız. Çünkü şiddet neredeyse hayatımızın her alanında ve her anında var olmuş. Şiddet derken sadece fiziksel şiddet ol...
  • Hüşü’nün civcivleri…

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    "Çocukluğu ana yurdudur" demişler insanın... Bu lafı canlı yaşayan biriyim ben de... Yıllardır resim yapıyorum ya aşkla... Şevkle... Çalışmalarımı görenler bilirler. Genelde geçmişimizi, Anadolu yaşantımızı, eski evlerimizi, artık yok olmaya başlayan kültürümüzü konu ediyorum. Yani eski bizi bize resimlerimle anlatıyorum. İstiyorum ki gelecek kuşak çocuklarımıza, torunlarımıza armağan olsun... Eskiden nasıldı yaşam... Ne güzellikler olurdu, nasıl yaşardık görsünler, bilsinler. Unutulmasın... Doğal yaşamı gördüklerinde belki özenirler de geçmişl...