logo

13 Mayıs 2019

KİM HIRSIZ, KİMİN HIRSIZI ?


Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com

Hırsızlık, bir davranış biçimidir. Olumsuz bir eylemdir. Başkalarına zarar vermektir. Başkalarına ait olan her hangi bir şeyi, o kişinin rızası olmadan almaktır.
Hırsızlık bir gasptır. Hırsızlığın yeri, zamanı, mekânı, kimsesi yoktur. Hırsızlığın dini, imanı, ahlakı, mezhebi, etnik kökeni ve biçimi de yoktur.

Hırsız için, hedefin kim olduğu ve sonucunun ne ve nasıl olacağı önemli değildir. Onun için önemli olan amacının gerçekleşmesidir. Kişisel eylemlerde, özellikle gariban insanlar ve mekânlar seçilir. Ya cebindeki cüzdanı gasp edilir, ya evindeki özel eşyaları ve varlıkları çalınır ya da kapısındaki arabası veya önemli bir eşyası çalınır. Bu eylem sonrasında çok canlar yanar. Çünkü yıllardır elinde avucunda ne var ne yok hepsi uçar gider. Hatta o gün, o hafta ya da o ay yiyeceği alınır. Nasıl canı yanmasının garibanın? Bu tür eylemler zenginlere yapılamaz. Çünkü onların araçlarını saklayacak garajları vardır. Paralarını, ziynetlerini saklayacakları bankaları ya da kasaları vardır. Evlerini koruyacak özel güvenlik tedbirleri vardır.  Olan garibana oluyor. Zaman zaman haberlerde duyuyoruz. Zavallı bir teyzenin veya amcanın Hacca gitmek üzere biriktirdiği üç beş lirasını dolandırırlar. Çocuğunu evlendirmek için biriktirdiği parasını çalar veya gasp ederler. Zavallı insanlar şikâyetçi olmanın yolunu dahi bilmezler. Şikâyet etseler de bir sonuç alamazlar. Çünkü oldukları yerde kamera kayıtları tutulacak bir mekanizma da yoktur.

Hele hele son yıllarda bu hırsızlık eylemleri had safhaya ulaştı. Ceza evlerinde yatacak yer kalmamış. Yer açmak için, bir kısmını dışarı salmak için yollar aranıyor. Dışarı salacağız ki, az yapmışsın git daha iyisini yap. Daha çok canları yak. Eskilerde de hırsızlıklar olurdu. Evler de soyulurdu, arabalar da çalınırdı, hatta devlet te soyulurdu. Hayali ihracaatlarla özellikle devleti soyma yöntemleri geliştirilmişti. Şimdilerde ise, bu hırsızlık biçiminin biraz daha moderncesi geliştirildi. Hatta neredeyse yas allaştırıldı da diyebiliriz. Örneğin; eskilerde oy çalma diye bir şey yoktu. Şimdi insanların oyları çalınıyor. İnsanların iradeleri çalınıyor. Bir insanın bir tek oyunun çalınması demek tüm ülkenin insanlarının oylarının gaspı demektir. Geleceğinin çalınması demektir.

Çeşitli kesimler tarafından halkın paraları çalınıyor. Nasıl mı? Şöyle ki, benim verdiğim vergi (araç vergisi, konut vergisi, emlak vergisi, gelir vergisi, vb.) seçmiş olduğumuz insanlar veya atanmış olan insanlar tarafından asıl harcanması gereken yerlere değil de yandaş olan, şiddet uygulayan, yasa dışı çalışan, ruhu bozulmuş olan insanlara veriliyor. İşte size bir örnek. Devletin olanaklarını kullanarak hırsızlık yapmaktır. Oysaki ben verdiğim bu vergileri, devletim bana yol, su, okul, cami, han, hamam, park, oyun alanı, sağlık alanı, ulaşım vs. işleri yapsın, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarımı karşılasın diye vermiştim. Bunu harfiyen uygulayan seçilmiş veya atanmışlarımız yok mudur? Elbette ki vardır. Makam aracı kullanmayan, gündelik giderlerini kendi cebinden karşılayan onlarca hatta yüzlerce yönetici sıralayabilirim.

Şimdi son zamanların popüler hırsızlık terimlerinden birisine değineceğim.

Senin hırsızın, benim hırsızım.                                                                                                             

Benim hırsızım ya da bizim hırsız. Bu terim özellikle son beş, on yıldır nerdeyse en popüler bir terim oldu. Adamın söylediğine bak, ’’Ne yapalım kardeşim, hırsız bizim hırsız.’’ Yahu Allah’tan korkun. Allah’ınızdan bulun. Ne demek bu, ‘’bizim hırsızımız’’. Hangi dinde, imanda, mezhepte, grupta vardır, ‘’bizim hırsız’’ diye bir kavram. Beğenmediğimiz en kötü yönetim sistemi olan şeriat sistemlerinde bile, hırsızlık yapanın elini, kolunu, gözünü vs. organlarını kesiyorlar. Hiçbir din ya da kültür hırsızlığı meşrulaştırmaz. Her din, bu eyleme karşıdır.

Yani, mademki bu adamın hırsız olduğunu kabul ediyorsun, neden bu adama görev veriyorsun? Ya da madem bu adamın hırsızlığını yakaladın, neden adamı adalete teslim etmiyorsun? Teslim et ki, toplum da senin doğruluğuna inansın. Aksi takdirde sen de onun iş birlikçisisin der ve seni tasfiye eder. Bunu söylerken herhangi bir siyasi partiye ya da kamu görevlisine vs. söylemiyorum. Toplumun her kesimine hitaben söylüyorum. Benim dünya görüşüme uygun bir siyasetçinin hırsızlığını asla meşrulaştırmam. Onun hırsızlığına asla onay vermem. ‘’Benim hırsızım’’ deyimini asla kabul etmiyorum.

Senin hırsızın ya da sizin hırsızınız. Sizin hırsızınız bizim hırsızdan daha kötüdür. Şuna bak, ‘’sizin hırsızınız’’. Bu nasıl bir deyim. Hırsızın senin-i, benim-i mi olur? Hırsızın sahibi mi olur? Hırsızı sahiplenmek, ben de hırsızım demektir. Madem sen de hırsızsın, benden uzak dur, kardeşim. Toplumun malını, mülkünü, varlığını, emeğini çalma. Hatta ve hatta benim geleceğimi, geleceğim olan çoluk çocuğumun geleceğini çalma.

Allah hepimizi, herkesi ve her kesimi arsızdan, hırsızdan korusun.

Yaşar GELER

Etiketler: » » » »
Share
762 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KİM HIRSIZ, KİMİN HIRSIZI ?

    13 Mayıs 2019 Yazarlar

    Hırsızlık, bir davranış biçimidir. Olumsuz bir eylemdir. Başkalarına zarar vermektir. Başkalarına ait olan her hangi bir şeyi, o kişinin rızası olmadan almaktır. Hırsızlık bir gasptır. Hırsızlığın yeri, zamanı, mekânı, kimsesi yoktur. Hırsızlığın dini, imanı, ahlakı, mezhebi, etnik kökeni ve biçimi de yoktur. Hırsız için, hedefin kim olduğu ve sonucunun ne ve nasıl olacağı önemli değildir. Onun için önemli olan amacının gerçekleşmesidir. Kişisel eylemlerde, özellikle gariban insanlar ve mekânlar seçilir. Ya cebindeki cüzdanı gasp edilir, ya...
  • NAFAKA KONUSUNDA SON DURUM NEDİR ?

    05 Mayıs 2019 Yazarlar

    Bildiğimiz gibi Türk Medeni kanunumuzda 4 çeşit nafaka vardır . Bunlardan birisi Tedbir nafakası ki bu nafaka boşanma davası açılmadan önce veya boşanma davası açıldıktan sonra ergin olmayan çocuk ve eş için takdir edilene nafaka türüdür. Diğeri iştirak nafakasıdır Çocuğun velayetini almayan eş aleyhine takdir edilen ve çocuğun giderlerine katılması için takdir edilen nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası ise evliliğin boşanma kararı ile bitmesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için diğer eş aleyhine hükmedilen nafakadır. Yardım nafakası i...
  • Boşanmada Mal Paylaşımı

    30 Nisan 2019 Yazarlar

    Değerli okurlarım bu makalemde siz değerli okurlarımı boşanmada mal paylaşımı nasıl olacak bu konu hakkında detaylı bilgilendirmek istiyorum. 1 ocak 2002 de kabul edilen yeni sisteme göre eşler olarak hiçbir sözleşme yapmaz iseniz otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olursunuz ve evlilik içinde edinmiş olduğunuz mallar yarı yarıya paylaşılır eğer siz mal ayrılığını kabul etmek istiyorsanız eşler evlilik içinde kim hangi malı edinirse o mal o kişiye ait olsun istiyor iseniz o takdirde mal ayrılığı rejimini seçebilirsiniz. B...
  • TÖRE VE NAMUS CİNAYETİ DAVALARI

    18 Nisan 2019 Yazarlar

    Değerli okurlarım bu makalemde  siz  değerli   dostlarıma  5237  SAYILI  Türk  ceza  kanunumuzda  yer  alan töre ve  namus  cinayetlerinden  bahsetmek  istiyorum. Türk  ceza  kanunumuzun  82 . maddesinin  /11/k maddesinde   töre  saiki ile  insan öldürme  suçu  düzenlenmiştir.  Fail burada  töreye  aykırı  hareket  ettiği  için  mağduru  öldürmektedir.Töre  saiki ile  işlenen  cinayetlerde TCK  29  .Maddesinde  yer  alan haksız  tahrik  hükümleri uygulanmaz.Burada  sanığın  bireysel bir karardan çok   aile  aşiret  etkisi  vardır Töre  sa...