logo

17 Ağustos 2017

“LİBYALILAR KADDAFİYİ RAHMETLE ANIYOR,HASRETLE ARIYOR”


Hüseyin Çakır
cankirilicakir@gmail.com

“Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek,
insanlık özelliklerinden mahrumiyeti beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir”ATATÜRK

“Yerden gökten ölüm yağdırıyor” diyerek Beşşar Esad’ı “Yezid”likle suçlayalar.
“Yerden gökten ölüm yağdır” diye Obama’dan talep üstüne talepte bulunması içler acısı bir durum.
Lâkin bazıları zannedebilir ki.!
Obama ölüm yağdırıp Beşşar’ı mezara sokarsa Suriye belki bundan daha iyi olur.
Gelin görün ki bu bir “varsayım” bile değil.
****
Çünkü önümüzde Obama ve Haçlıların vurduğu hiçbir İslâm ülkesinin öncekinden daha iyi olduğunu gösteren en ufak bir emare yok.
Milleti bu varsayımla kandırmaya çalışanlar. “ Irak , Ürdün .mısır, Libya senin için bir aynadır, karşısına geçip bakar mısın?” dememizde bir sakınca olmasa gerek.
***
Ajanslardan okumuşsunuzdur. Libya’da Kaddafi’yi deviren isyancı liderlerden Süleyman Ali el-Fesi uğradığı silahlı bir saldırı sonucu hayatını kaybetmiş.
Yani Libya’da terör bitmiş değil.
Ülkenin bir bölümü, “Ben ayrı bir devlet olacağım” diye isyan bayrağını çekmiş durumda.
Bingazi dâhil bütün şehirlerde adam kaçırıp karşılığında para alma sıradan bir iş haline gelmiş.
Devlet büyükleri bile rehin alınıp üzerlerinden servetler devşiriliyor.

Her taraf kaos. Sokaklar karanlık, evler karanlık.

İş adamları koruma orduları ile hayatta kalmaya çalışıyor.

Fabrikalar, tarlalar en verimsiz yıllarını yaşıyor.
Hani Kaddafi gidecek Libya güllük gülistanlık olacaktı!
****
Oysa Kaddafi döneminde evlere elektrik ücretsiz veriliyordu ve elektriksiz tek ev yoktu.
Bu kadar mı?

Hayır!
Su ve doğal gaz tıpkı hava gibi “zorunlu ihtiyaç maddesi” sayıldığından Kaddafi tarafından halkına ücretsiz veriliyordu.
Hastalar ücretsiz tedavi oluyor, ilaçlarını beş kuruş ücret ödemeden alıyorlardı.
Benzinin litresini Türk parası ile en fazla 15-20 kuruşa alıyordu
Libyalı.
Libya’da vergi sıfırdı.
Yani hiçbir Libyalı devlete vergi ödemiyordu.
Libya bankaları verdikleri kredi karşılığında tek kuruş faiz almamaktaydı.
Libya’nın dış borcu da sıfıra yakındı.
Kaddafi Libya’sında otomobiller halka fabrika çıkış fiyatına satılıyor, nakliye bedelleri devlet tarafından ödeniyordu.
Evlenmek isteyen her çifte 150 metrekarelik daireler verilmekteydi.
Yurt dışında okuyan öğrencilere Kaddafi’nin Libya’sı 1650 euro karşılıksız burs vermekteydi.
Libya’da tüm üniversite mezunları iş bulana kadar maaşa bağlanıyordu.
Ve daha neler neler..
****
Türkiye ve Batılı dostları Libya’ya müdahale edip “bahar” ve “demokrasi” getirdi,
Libya aç kaldı, açık kaldı,

Terör ülkesi halini aldı.

İnsan bu aynaya şöyle bir bakar, “Libya’da ettiğim hatayı bari Suriye’de etmeyeyim” demez mi?
Basiret bağlanınca, demez.

Peki Kaddafi’nin suçu neydi?
İnanın, Erdoğan-Davutoğlu ikilisi içini karıştırmadan önce Suriye’de de bunca imkânsızlıklara rağmen halk pek çok hizmeti Libya’da olduğu gibi ücretsiz yahut Türkiye’dekinin onda birine tekabül eden bedelle elde etmekteydi.

İşte “Yezid” ve işte “Diktatörlükle” suçlanan adamların ülkeleri..
Ve işte “Gelişmiş demokrasi” ile yönetilen TÜRKİYEDE yolsuzlukların ayyuka çıktığı ve gelir dağılımındaki uçurumu her geçen gün derinleştirdiği Türkiye.

Etiketler: » » » »
Share
1097 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

“LİBYALILAR KADDAFİYİ RAHMETLE ANIYOR,HASRETLE ARIYOR”” için 2 Yorum

  1. recep : diyor ki:

    “LİBYALILAR KADDAFİYİ RAHMETLE ANIYOR,HASRETLE ARIYOR”
    https://www.itvhaber.com/libyalilar-kaddafiyi-rahmetle-aniyorhasretle-ariyor.html#.WZk_RwfAhOE.twitter
    Atatürk, Hüseyin ÇAKIR , Makale, Yazar, Yeni Makale, itvhaber

  2. recep : diyor ki:

    “LİBYALILAR KADDAFİYİ RAHMETLE ANIYOR,HASRETLE ARIYOR”
    https://www.itvhaber.com/libyalilar-kaddafiyi-rahmetle-aniyorhasretle-ariyor.html#.WZk_RwfAhOE.twitter
    #Atatürk #HüseyinÇAKIR #Makale #Yazar #YeniMakale #itvhaber

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...