logo

29 Ekim 2016

NEDEN GERİ KALMIŞ BİR ÜLKEYİZ  


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

Evet hemen her alanda geri kalmış bir ülkeyiz. Bunun nedenleri üzerinde uzun tartışmalar yapılıyor. Gerçek nedenleri bulmakta zorluk ve zaaflarımız var.

600 yıllık imparatorluğun ardından Anadoluda kurulan cumhuriyet 13 milyonluk bir nüfusa sahipti. Bu 13 milyonun 8 milyonu kadın 5 milyonu erkekti ve okuma yazma bilen oranı  % 4-5 civarında idi.

Genç cumhuriyet doğaldır ki uygarlığın ve çağdaşlığın oldukça uzağında bulunuyordu. Cumhurreisi seçilen Mustafa Kemal isimli mucize, geri kalmışlığın tarihsel, kültürel, eğitimsel nedenlerini çok iyi algılamış bir deha idi. Sofya’daki ateşimiliterliğinde izlediği bir opera temsilinin ardından arkadaşlarına “neden geri kaldığımızı gittikçe daha iyi anlıyorum “ demişti. Onun  önderliğinde cumhuriyet , 15 yıl içinde tüm alanlarda çağdaşlık uygarlık ve aydınlanma yolunda büyük gelişme ve ilerlemeler gerçekleştirdi. Geleceğe büyük umutlarla bakıyorduk ve bu umudun sağlam dayanakları vardı. Atatürk’ün ölümünden sonra ve  çok  partili düzene girişimizle birlikte feodalite, köy ağaları, muhafazakar politikacılar, Hasan Ali Yücel gibi bir devrimciyi devirmeyi başardılar. Onların  bir sonraki hedefi eğitim ve özellikle yurdumuza en büyük yurtseverleri, yazar ve düşünürleri yetiştirenköy enstitüleri oldu. Köy enstitüler ile birlikte bir ikinci aydınlanma odağı olan halkevlerini yok ettiler. Hiç kuşkusuz bu millete  vurulmuş en büyük darbedir.

Hiç bir iktidar Atatürk’ün çağdaşlık, aydınlanma bilim toplumu  hedefini benimsemedi. Devrimlerin önü kesildi. Alçakça öldürülen Ahmet Taner Kışlalı’nın deyimi ile “50 yıl boyunca Milli Eğitim bakanlığı milli ihanet bakanlığı olarak görev yaptı.” Demokrasinin olmazsa olmaz koşulu laiklik göz ardı edildi. Dogmaların, bağnaz dinciliğin, cumhuriyet düşmanlığının önü açıldı. Tarikatler, cemaatler, mezhepler özgürce cumhuriyeti yıprattılar. Halkımızın akla, bilime, hümanizme dayanan bir eğitim görmesi, birey olması, özgürce düşünüp kendi çıkarı ile birlikte yurdunun çıkarını düşünüp uygun tercihler yapabilmesi bilinçlenmesi  engellendi. Hele bir sınıf bilincine varmasına hiç izin verilmedi. Haince bir sol düşmanlığı yapıldı. İktidarlar açıkça halkın bilinçlenmesinin iktidarlarını tehlikeye sokacağını düşündüler. Ama bu gerçekler sağcı solcu, muhafazakar, liberal, ulusalcı, dindar, ateist, alevi, sünni el birliği ile gizlendi.

Tartışmalarda gündeme gelmedi. Az sayıda yürekli yazar bu halk gerçeğini dile getirmişlerdir. Halkın kısıtlanmış eğitimi ile yönetime iktidara en yetenekli en ehil, en yurtsever, halkını yurdunu sevmesini bilen politikacıları seçme yeteneğine sahip olup olmadığı gerçek bir milli irade milli egemenliğin tecelli edip etmediği hiç sorgulanmadı. Aldatılan, afyonlanan halkın demokrasiye verdiği desteğin değerlendirilmesi hiç yapılmadı.

Türkiye’nin en  büyük en önde gelen sorunu budur bu halk gerçeğidir. Gerçek yurtseverler gerçek aydınlanmacılar cumhuriyetçiler halkçı ve emekçiler bu yüzden  bugünün Türkiyesi’nde acılar içinde yaşamaktadırlar. ”Yunan kazansaydı daha iyi olacaktı, saltanat ve hilafet devam edecekti, 1o Kasımlarda anıt kabire gideceğinize kenefe gidin”  diyen kişi saray sofralarında ve Tv’lerde boy gösteriyor. Herşeye karşın umutsuzluğa düşmeden insan haklarını özgürlükleri, aydınlanmayı, bilimi benimseyenlerin bir dayanışma içinde mücadele vermesi gerekiyor. Bu umudu yaşatmalıyız.
https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2016/10/25/neden-geri-kalmis-bir-ulkeyiz/

Etiketler: » » » »
Share
1275 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

NEDEN GERİ KALMIŞ BİR ÜLKEYİZ  ” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    NEDEN GERİ KALMIŞ BİR ÜLKEYİZ  
    AYRINTI HABERDE, TIKLAYINIZ
    https://www.itvhaber.com/?p=103812
    #CoşlunÖzdemir #Yazar #MustafaKemal #AhmetTanerKışlalı #Makale

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...