logo

Nihan Baykal Erol, ‘Zordur Bu Ülkede Kadın Olmak’

3.Olağan Kongre açılışında konuşan CHP Ataşehir Kadın Kolları Başkanı Nihan Baykal Erol, “Bu ülkede kadın olmak zor”, “Öteki olmaya zorlanmak”, “siyasette seçilmeyen olmaktır” dedi.

Recep Kenan/itvhaber.com

Kongrenin açılışında konuşan CHP Ataşehir Kadın Kollar Başkanı Nihan Baykal Erol, “Kadın Kolu Başkanlığına soyunmuş ne çok erkek varmış. Gerçi, tüzüğümüzde kadın kolu başkanlığına erkek aday olamaz diye bir yazı da yok… Siz kadınları mı yetersiz buluyorsunuz da kendi menfaatleriniz ve istekleriniz için karışıyorsunuz, bilmek isterdim? Erkekler, biz kadınların yol arkadaşı olmalı. Bizi dizayn eden değil” diye konuştu. Erol, konuşmasında “Dünyada hiçbir ülke bu kadar düzensizliği, hukuksuzluğu ve adaletsizliği kaldıramaz. Orduda, emniyette, bürokraside hatta sanatta bile liyakatı hâkim kılamayan devletler güçlü devlet olamazlar” dedi.

SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ATATÜRK‘E BORÇLUYUZ

“Sevgili Kadınlar Zübeyde annemiz, Sultan Ahmet’teki Halide Edip, Erzurum’daki Nene Hatun, kürsüdeki Afet İnan, katledilen Bahriye Üçok, hasta yatağında zindanlara gönderilen Türkan Saylan, fabrikada, tarlada, okulda, hayatın her alanında yaşama değer katan demokrasi mücadelesinin yılmaz, yorulmaz savaşçıları hepinizi saygı ve sevgiyle kucaklıyorum” diyerek veda konuşmasına başlayan CHP Ataşehir Kadın Kolları Başkanı Nihan Baykal Erol, özgürce seçme ve seçilme hakkı kullanılabilen kadınların bunu öncelikle Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘e borçlu olduklarının altını çizdi.

ADALET, SADECE KADIN ADI OLARAK İSİMLER SÖZLÜĞÜNDE…

İktidar yüzünden kadının her alandan elini çekmeye mecbur bırakılmaya çalışıldığının vurgulayan Nihan Baykal Erol, “Son 16 yılda Türkiye son derece önemli ve hatta dramatik diyebileceğimiz bir değişim yaşadı. Acıyı ve gözyaşını kan olup akıtan bir iktidara karşı seçim kazanamadık. İşsizlik artmış, yoksulluk artmış, yolsuzluk tavan yapmıştır. Atatürk’ün stadyumlara dahi isminin verilmesine tahammül edemeyenlerin, milli bayramlarımıza engelleme getirmeye kalkışanların, eğitim müfredatından Atatürk’ü çıkarmaya cüret edenlerin iyi niyet, gerçek sevgi ve samimiyetlerine inanmıyoruz. Bununla beraber özgürlükler budanmış, geleceğe güven azalmış, hukuk kavram olarak kalmış, Adalet ise sadece bir kadın adı olarak isimler sözlüğünde yerini almıştır” şeklinde konuştu.

ÜLKEMİZDE KADIN OLMAK, ÖTEKİ OLMAYA ZORLANMAKTIR

Nihan Baykal Erol, konuşmasında, “Bu ülkede kadın olmak hayatınızın her alanında var olabilmek için mücadele etmek zorunda kalmaktır. Kendi partinizin, evinizin içinde bile. Hayatınızın her anında ”Ben de varım!” diye haykırmak istemektir. Birileri tarafından sesinin hep kısılmasıdır. Öteki olmaya zorlanmaktır. Kısacası zordur bu ülkede kadın olmak. Evde ev kadını olarak, okulda öğrenci olarak, iş dünyasında çalışan olarak, siyasette seçilmeyen olmaktır” ifadelerine yer verdi.

TÜZÜKTEKİ HAKKIMIZI HİÇ ALMADIK, ALAMADIK…

Görevde oldukları iki yıl boyunca kadının siyasette var oluş mücadelesini her alanda verdiklerinin altını çizen Baykal, “Partimizin üst organları tarafından düzenlenen eylemlerin yanında iktidarın kadın haklarına yönelik uygulamalarına karşı sesimizi duyurmaya çalıştık.  Bu çabalarımız sırasında bazen içerideki dirençle mücadele etmekten yorulmadık ama usandık. Boşaltılan salonlardan tutun da, gelmeyen otobüslere kadar. Soğukta çok bekledik. Çok çalışmayın, geçin bunları dendi… Yardımlarımıza incik boncuk işi dendi… Maddi olarak Tüzükte yazan hakkımızı hiç almadık,alamadık.. Yorulmadık ama kırıldık. Bize samimi olmadığımızı söyleyen ilçe başkanım, aslında samimi olmayan kimdi diye soruyorum? Oysa biz, aynı çatı altında değil miyiz? Yoksa farklı mı tenimizin rengi,saçımızın rengi…?” diye sordu.

İSTERSEK, ÇALIŞIRSAK OLUYOR…

Konuşmasında “Bizler çağdaş ilmin ve bilimin ışığıyla aydınlanmış, üretici, örgütleyici, her şeyden önce kendi ayakları üzerinde durabilen; gücünü sadece kendinden ve kadınların oluşturduğu örgütten alan, mevki, makam sahibi erklere ihtiyaç duymadan, yörüngesine girme zafiyetine düşmeyen, gerektiğinde tüm Ataşehir örgütüne sahip çıkıp, gasp edilen kadın haklarına sahip çıkmak için çalıştık” ifadelerine yer veren CHP Ataşehir İlçe Kadın Kolları Başkanı Nihan Baykal Erol, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz Sadece Ataşehir de değil, Vatanımızın her karışına elimiz ve gücümüz yettiğince elimizi uzattık. Öyle ki sadece Bitlis’in Güroymak ilçesinde aynı anda 17 okula, kırtasiye, giysi, ayakkabı, ilçenin kadınlara giysi, yaşlılarına potin, aklınıza ne gelirse birileri için incik boncuk ya da gereksiz olarak nitelendirilen yardımlarda bulunduk. Hiç tanımadan gönül bağı kurduk partililerimizle. Onlara destek olduk..Dönüşümü de oradaki ilçe başkanımızın gayretli çalışmalarıyla referandumda “Hayır” olarak yansıdı .. Oysa CHP‘ye daha önceki seçimde çıkan oy sayısı sadece 1007… İstersek, çalışırsak oluyor…”

PARTİLİ OLMAYAN EVLERE GİRİLDİ, FOTOĞRAF ÇEKMEDİK

“Bu süreçte ilk sene 400, ikinci sene 300 partili olmayan evlere birebir gruplar halinde girildi, sayısız hasta ziyareti ki; (edeptendir girdiğimiz evlerin mahremiyetini göstermemek için fotoğraf çekmedik)… İhtiyaç sahibi evlere gıda kolilerini ulaştırdık. Kolilerin fotoğraflarını çektik ama kimseyi rencide etmedik ihtiyaç sahibidir diye… Cenazelere katıldık ama merhuma saygımızdan cenazedeyiz diyerek gülerek öz çekimler yapıp yer bildirimi yapmadık.. Biz baba evinde böyle öğrendik… Tunceli’den Erzincan’a, Erzurum’a, Zonguldak’a, Suruç’a, Diyarbakır’a çocuklara ulaştık, bazen giydirdik bazen okuttuk…”

SUÇUMUZ KADIN HAKLARINI ARAMAKTI

“Değerli Kadınlar, DEĞİŞİM ancak siz isterseniz olur. Siz birlik olmaz ve istemezseniz kim olursa olsun tek başına ancak yeldeğirmenine karşı savaş açar, olmaz… İlçemizde 17 mahallenin 12 sinde cinsiyet kotası uygulanmadı… Belki, çoğunuzun haberi bile yok ya da farkında değil.. 2 mahallede hiç kadın yazılmadı. Biri Mimar Sinan, diğeri Yeni Sahra… Haklısınız bizim açığımız Mimar Sinan Mahallesi’nde Kadın yoldaşımız yok neredeyse, ama Yeni Sahrada var. “Neden bu mahallelerde hiç kadın delege yok?” dediğimde ilçe başkanı “Kadınlar istemedi” dedi. Hayır efendim var… Yeni Sahra Mahallesi’nde 3 kadın arkadaşımız bana dilekçe verdi. Bize sorulmadı bile dediler… Önce, ilçeye sonra İle, Kadını takan yok…. Oysa kadınlar her yerde, evlerde, sokaklarda… En sonda genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’na çıktık. 34 kadın, cinsiyet kotası uygulansın diye verdiği dilekçeyi. “Teşekkür ederim cesaretiniz için 34 yoldaşım” dedi bize. Süreci anlattık. 2 sene önce cinsiyet kotasıyla ilgili kendisine sorduğum soruya; “kadınlar da hakkını aramıyor” diye cevap veren Genel Başkanımıza, “kadınların hakkını aramak için geldim” dedim. Ben, “gerekli talimatı veriyorum” dedi. Elbette bundan duyulacak rahatsızlıkları,bize dönecek riskleri göze alarak ,sizlere karşı aldığımız sorumluluğumuzu yerine getirdik. Güçlü kadın profilinden rahatsız olanların bizi kendilerine cephe aldığını bilerek gittik Ankara’ya… Beklediğimiz gibi oldu. Ve dönüşte gidiş amacımız saptırılarak farklı mecralara çekilmeye çalışıldı. Bunlarla da mücadele ettik. Oysa ki suçumuz KADIN HAKLARINI ARAMAKTI SADECE…”

KADIN KOLU BAŞKANLIĞINA SOYUNMUŞ NE ÇOK ERKEK VARMIŞ!

“Kadın Kolu Başkanlığına soyunmuş ne çok erkek varmış. Gerçi tüzüğümüzde kadın kolu başkanlığına erkek aday olamaz diye bir yazı da yok… Siz kadınları mı yetersiz buluyorsunuz da kendi menfaatleriniz ve istekleriniz için karışıyorsunuz, bilmek isterdim? Erkekler, biz kadınların yol arkadaşı olmalı. Bizi dizayn eden değil; bizimle yol yürüyen, fikirlerimize, duruşumuza, saygı duyan arkadaşımız olmalı… Yan yana, omuz omuza… Biz kadınlar kendi hür irademizle, birilerinin söylemiyle değil, birileri istediği için aday oluyorsak ve sonunda da o makama geliyorsak ancak başkalarının başkanı oluruz. Sırf birileri susmanızı istiyor diye kadının hakkını aramayacaksanız, durumu olduğu gibi kabullenecekseniz, tüzükte yazılı olan %33CİNSİYET KOTASI için savaşmayacaksanız lütfen o koltuğa geçmeyin. Bir de şu var aslında, Hakkımız olan %33 DEĞİL %50 OLUNCA EŞİTLİKTEN BAHSEDEBİLİRİZ. Kadın Kollarının seçimini dizayn etmeye kalkışan erkekler bu davranışınızla kadının aklına mı fikrine mi saygı duymuyorsunuz  ve bunu da dizayn edilmesine izin veren kadınlar size de bir çift sözüm  var: Siz birilerinin etekleri altında olduğunuz sürece yöneten değil; yönetilen olursunuz.”

HİÇBİR ÜLKE BU KADAR DÜZENSİZLİĞİ, HUKUKSUZLUĞU VE ADALETSİZLİĞİ KALDIRAMAZ

“Çocukların evlendirilmeleri için yasa yapanlarla aynı havayı solumaya aynı topraklarda yaşamaya dahi artık tahammülüm yok benim! Ya adam gibi yönetim kadroları oluşturup insan gibi bunlarla mücadele ederiz ya da kadınları ve çocukları korumayan yasaları olan bir zihniyetin bundan sonraki sapıkça yasalarına boyun eğmeye devam ederiz.!”

“Dünyada hiçbir ülke bu kadar düzensizliği, hukuksuzluğu ve adaletsizliği kaldıramaz. Orduda, emniyette, bürokraside hatta sanatta bile liyakatı hâkim kılamayan devletler güçlü devlet olamazlar. Türkiye’nin her alanda yaşadığı en önemli sorun; işini iyi yapan, konusunda uzman, hak ettiği için o konuma yükselmiş insan sayısının azlığı. Liyakat denilen ve aslında “hak edenin hak ettiği noktaya gelmesi” demek olan sistem nerden bakarsanız bakın yok olmuş durumda. İşin üzücü yanı, bu sorunun sadece kamuya özgü olmaması… Artık öyle bir noktaya gelindi ki siyasette de sorun var.

HER HUKUKSUZLUK MİLLETİN DEVLETİNE VE DÜZENE OLAN İNANCINI DEĞİŞTİRİYOR

“Her bir hukuksuzluk aslında topyekûn milletin devletine ve hukuk düzenine olan inancını değiştiriyor. Bu yüzden yurdun dört bir yanında milyonlarca insan dürüst olanın, namuslu olanın, yalan söylemeyenin “asla başarılı olamayacağına” inanıyor. Böylece liyakat yerine sadakat öne çıkıyor. Hak etmenin değil, biat etmenin önemli olduğu duygusu dalga dalga tüm yurda yayılıyor. Bu da çürümeyi hızlandırıyor her alanda. Özellikle de siyasette.. Liyakat ve sadakat meselesine daha fazla odaklanmak gerek. Dünyayı yakalamak için liyakati esas alan bir yeni düzen kurulması lazım. Zira dünyada şahsi sadakat kriteri üzerinden başarı sağlamış bir devlet yok! Cumhuriyet’in 95. yılında muasır medeniyetler seviyesinin ötesine geçebilmenin yolu liyakat. Cumhuriyetle ve medeniyetle işimiz yok diyorsanız o ayrı mesele tabii.”

GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU BOŞUNA MI YÜRÜDÜ?

“450 Km yol yürüyen ve bu yolu sadece Adalet, Hak ve Hukuk için yürüyen tüm söylemlerinde -kadının hakkını görmezden gelmeyin- diyen Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu boşuna mı yürüdü? diye de soruyorum.  Üzücüdür ki CHP Ataşehir Kadın Kolu olarak Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 84.yıldönümünü kutlamamıza rağmen parti tüzüğümüzde yazılı olan %33 cinsiyet kotasının uygulanması mücadelesini vermek zorunda kaldık. Her yerde kadınlar olmalı denmesine rağmen; bunun sadece sözlerde kaldığına tanık olduk. Kadının sorunları çözülmeden ülkenin sorunlarının çözülemeyeceği, kadınlar sisteme dahil olmadan ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşamayacağı nettir.”

CHP Ataşehir İlçe Kadın Kolları Başkanı Nihan Baykal Erol konuşuyorCHP Ataşehir Kadınları Kongrede Başkanını Seçti https://www.itvhaber.com/chp-atasehir-kadinlari-kongrede-baskanini-secti.html#.WlDyMFtmjKk.twitter#CHPAtaşehir #KadınlarKongredeBaşkanınıSeçti #CumhuriyetHalkPartisi #CHP #CHPAtaşehirİlçeKadınKolları #Kongre #HamiyetArdıbatan #PınarYılmaz #Aday #BlokListe #itvhaber

Recep Kenan paylaştı: 6 Ocak 2018 Cumartesi

İLÇE YÖNETİMİNDE 3 ERKEK 3 KADININ YERİNİ İŞGAL ETMEKTEDİR

“İlçe kongresi tablomuz daha da üzücü. Nasıl hesapladığınızı bilmiyorum ama, 17 nin %33ü 5,61 yani ana kademede 6 kadın arkadaşımız olmalıyken bu sayı 3.. Şu anda İlçe yönetiminde 3 erkek 3 kadının yerini işgal etmektedir.  gasp etmektedir…Vicdanınız rahatsa sıkıntı yok. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti biz kadınlara ve gençlere emanet etmiştir. Siz erkeklere değil… 1927 Martında Türk Kadın Birliği İstanbul’da bir kongrede toplandı. Başkan Nezihe Muhittin Hanım kadınlara, 13 kadın yoldaşı ile birlikte oy hakkı ve yerel seçimlere katılma hakkı istedi.”

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ ÇALINIYORSA TELAFİSİ YOKTUR

“Önümüzde 2019 yılı ve ülkemiz için dönüm noktası olacak bir seçim var. Ya kazanacağız, ya kazanacağız.! Tercih bizim. Tercih hepimizin, tercih sağduyulu olmak ve dikkatli adımlar atmaktır. Kaybedilen bir seçim gelecek dönemde kazanılabilir. Kaybedilen paralar çok çalışılarak yerine konabilir. Cumhuriyet değerleri yeniden onarılabilir ancak bizlerin, çocuklarımızın geleceği çalınıyorsa bunun telafisi yoktur. Kaybedilen bir kimlik ve ruhla, ilkesizlikle artık kazanılacak bir şey olamaz. Kimliğimizden, ruhumuzdan, ilkelerimizden ve geleceğimizden vazgeçmeyelim.”

Konuşmasının son bölümünde göreve geldiği günden beri yanında olan ve bugüne kadar durmaya devam eden yönetim kurulundaki yol arkadaşlarına ve ailesine, çalışmalarına destek veren herkese teşekkür eden CHP Ataşehir İlçe Kadın Kolları Başkanı Nihan Baykal Erol, Kongreyi saygı ve sevgiyle selamlayarak konuşmasını Büyük Usta Nazım Hikmetin dizeleriyle tamamladı:

…Ve kadınlar,

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri,

              ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

                                        anamız, avradımız, yârimiz

ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

                 öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve karasabana koşulan

ve ağıllarda,

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

                                           kadınlar,

                                                 bizim kadınlarımız…

Etiketler: » » » » » »
Share
1432 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Nihan Baykal Erol, ‘Zordur Bu Ülkede Kadın Olmak’” için 1 yorum

  1. Tarihe not düşülecek bir konuşma oldu. Üzerine çok düşünülmesi gereken sözler. Yüreğine emeğine sağlık Nihan Baykal Erol.
    Sizlere de aktarımınız için teşekkürler.