logo

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

sikiş izle

26 Mart 2017

OKUYUN ALLAH AŞKINA


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

”Evirip çevirip göze girmeyi falan filan bırakıp okuman lazım”diyor Nazım Hikmet, bir provakatör üzerine denemeler şiirinde..

Türkiye okumuyor (okuyanlar beni affetsin)..Okuma gereğini duymuyor. Okuyarak öğrenmek, daha iyi daha doğru düşünebilmek, merak etmek, soru sormak, şüphe etmek, acaba demek. Bizden daha birikimli insanlardan yararlanmak. Bu her yaşta geçerli.

Ben okumak için onları seçiyorum. Bakınız çok iyi okumuş çok birikimli, romanlarda estetik arayarak bin sayfalık kitap yayınlayan, felsefe seminerleri yapan Cengiz Gündoğdu ne diyor? ”Usta mı oldum şimdi (yazarlığını kastediyor) Yok ben kendimi hiç usta aşamasında görmedim..Ben hep çırak kaldım..Hep öğrenmeye çalıştım”. Ne güzel söylüyor değil mi?

Ben de çok küçük yaştan yazarlığa heveslendim ama hep öğrenme ihtiyacı içinde, benden daha birikimli daha iyi düşünen daha iyi daha adil bir dünya yaratmak için çabalayanları okuyarak. Tıpkı Gündoğdu gibi..Türk, Osmanlı ve Anadolu Tarihi, İslam Tarihi, mimarlık tarihi ustası, emperyalizmi, kapitalizmi en iyi kavrayan en iyi anlatan Doğan Kuban’da durmadan okuyup yazan bir bilge kişi..Sevgili Server Tanilli, kurşunlanan sayısız gerçek aydınlardan biri, ne engin bir dünyası var. Ama ne yazık kaç kişi onları okuyup kendi yanlışlarını düzeltiyor. ”Bak gerçekten bu sorunun temelinde bu varmış” diyebiliyor.

Çok şey bilen çok okuyan benden birkaç yaş büyük arkadaşım Prof.Edip Aktin her buluşmamızda tekrarlar; ”Coşkun bilinenlerin çok azını biliyoruz”. Evet öğrenilecek bilinecek o kadar çok şey ve o kadar imkan var ki..Bizden çok daha fazla bilen çok daha iyi ve nesnel düşünebilen insanları okumalıyız. Doğru düşünmek, daha iyi daha güzel, daha adil bir dünya yaratabilmek buna katkıda bulunabilmek için durmadan kuşkusuz seçerek doğmalardan fikri sabitlerden ön yargılardan kör inançlardan arınmış olaylara nesnel bilimsel bakabilen felsefeyi özümsemiş insanları okumalıyız. Bu toplum böyle değil, okumuyor, (yaz aylarında kuran okuyan 5 milyon çocuğumuzu saymazsak) çoğunlukla biyolojik yaşamın ötesine geçmek çabası göstermiyor, daha iyi düşünme kaygısı taşımıyor.

Metrolarda taşıt araçlarında okuyan çok az insan görüyorum. Gözümün önünde Avrupa’da bir eli tutanakta bir elinde kitap, sallanarak okuyan yolcular var. Japonya’da trende erken saatlerde başı öne düşerek okuyanlar. Biz öyle değiliz Japonlar ortalama yılda 25 kitap okurmuş. İslamcı bir çocukluk arkadaşım 3 kez cami açmak için Tokyo’ya gitti. Dönüşte buluştuğumuzda “Coşkuncum asıl müslümanlar Japonya’da yaşıyor” demişti. İlave etti; adamlar dürüst adamlar çalışkan, yaratıcı, okuyorlar işte gerçek. Müslümanlık budur.

Alman, Fransız, İsviçre yılda 13-14 kitap okuyor. Biz neden her alanda (yemeklerimiz hariç) gerilerdeyiz. Oysa inançlı insanlar için Tanrı OKU diyor. Okusa neden geri kaldığımızı neden bir şiddet toplumu olduğumuzu, neden kızlarımızı 12-13 yaşında gelin ederek onlara zulmettiğimizi, kadınlarımızı öldürdüğümüzü, trafik kazalarında, sigara tüketiminde cep telefonu kullanımın da dünya birincisi olduğumuzu bunun nedenlerini öğrenecek .Neden 10 kadından 4 ü eşinden şiddet görüyor? Bursa’lı yazıyor; Cinsiyet eşitliğinde 130. uncu sıradayız, 2016′ da 397 kadın cinayete kurban gitmiş. Türkiye’nin toprak ağaları, politikacıları taa 40’lardan başlayarak halkı iyi bir eğitimden niçin yoksun bırakmak istedi, çok partili düzene girişimizden beri neden hep en muhafazakar emek karşıtı bilim karşıtı partiler iktidarı kazanıyor, emperyalizme karşı neden başarılı bir mücadele veremiyoruz, ne kendi tarihimizi ne dinimizin tarihini neden iyi öğrenmiyor, kör inançlara hurafelere tesim oluyoruz, neden kolay kolay üst düzey bilim adamı yetiştiremiyoruz, yurttaşlarımız ancak gelişmiş ülkeler bilimde başarılı oluyorlar.

Nasıl oluyor da bir hoca bir Fetullah adlı sözde din adamı ülkenin generallerini hakimlerini, savcılarını profesörlerini, öğretmenlerini arkasına alıyor. Ülkenin başbakanı cumhurbaşkanı neden dindar ve kindar gençler yetiştirmek istiyor, bir devlet adamı kadınların sesli gülmelerini uygunsuz buluyor. Yine bir devlet adamı peygamber efendimizin hadislerinde hastalıkların tedavilerinin ip uçları olduğu gibi bir saçmalığı dile getiriyor ve TIBBI-NEBEVİ enstitüleri kurmak istiyor. Müziğin her türlüsünü günah, örtünmeyen kadınları fuhuş meyilli bulan üniversite profesörleri hangi zeminde hangi toprakta yetişiyor? Peki diyanet işleri başkanımızın bunlara bir diyeceği yok mu ? O da şaşılacak şekilde nişanlıların elele tutuşmasını bir odada yalnız kalmalarını yasaklıyor.

Bakar mısınız yaşamlarının baharında duygusallıklarının romantizmin zirvesinde oldukları bir çağda gençlere reva görülen yasağa. Bütün bunları anlamak açıklamak için iyi çok iyi uykuları azaltarak okumak gerekiyor. Düşünerek, sorarak, merak ederek, öğrenerek tartışarak gücümüz yetiyorsa bilmeyenlere öğreterek, durmaksızın okuyarak en iyiyi en doğruları arayarak yaşamak. Gelişmemiş bir ülkede şanslı evlerde doğmuş olabiliriz. Ben onlardan biriyim. O yüzden dil öğrenme, bilgi edinme iyi bir meslek edinme fırsatını bulmuş olabiliriz. (Ben iki cumhuriyet öğretmeninin evinde doğdum ve annemin düğün bilezikleri ile dil öğreten kolejde okudum) Bu şansın karşılığını vermeliyiz.

Oy peşindeki politikacılara inat, halkımızı aydınlatmalı öğretmeliyiz. Bunu görev saymalıyız. Kurtuluş burada yoksa dinsel muhafazakarlıktan ve onun aldatmacalarından kurtulamayız. Laikliğin dinsizlik olmadığını, insan hakları kadın hakları özgür düşünme birey olma bilinçlenme olduğunu anlatmalıyız. Atatürk’ün bu milleti Allah’ın yolundan saptıran değil (bana kendilerini iyi Müslüman sayan bir grubun gönderdiği mektup böyle diyor) bu coğrafyaya –yalnız Türklere değil-özgürlükleri, aklı bilimi, çağdaşlığı hümanizmi getiren bir büyük lider bir kahraman olduğunu örneklerle (Anzaklara sesleniş eşsiz bir hümanizm örneğidir) anlatmamız öğretmemiz lazım. Bıraktığı miras akıl bilim bağımsızlık antiemperyalizmdir.

Orhan Bursalı, cumhuriyetten koptuktan sonra Bilim Teknolojiyi başına bir HERKESE takarak büyük bir çaba ve beceri ile yayınlıyor. Bilime bulaşmış herhangi bir insanın bir diplomalının bu esere lakayt kalmasını affedemem. Bir hekim bir profesör para kazanma, zengin yaşamayı hak edebilmek için yapacağı şeylerden biri bilim teknolojiyi okumak okutmak sözünü etmektir diye düşünüyorum. Bu toplumun temel sorunu halkın ve ülke kaderinde baş rolü oynayan yönetenlerimizin bilimden ve felsefeden uzak oluşlarıdır.

Düşünün yüzlerce imam hatip okulu açılıyor. Ne öğreniyor nasıl öğreniyorlar? Eski Yunan eserlerini tercüme ettiren felsefe yapan İbn-i Haldun, İBN-i Sina (AVİCENNA), İbni Rüşt, Farabi EL-Kindiyi öğreniyorlar mı ? neden Müslümanlığı ile övünen politikacılarımız onları anmazlar?

Nedir birbirine düşman, Hristiyanlardan silah alıp birbirini öldüren tarikatlar, mezhepler, cemaatler. Nedir bu Alevi düşmanlığı? Var mı Kuranda böyle şeyler? Yaşar Nuri Öztürkün herhalde Allah ile aldatmak diye anlattıkları boşuna değildi, bunlar islamdaki tahrifatlardır diyordu.

Tayfun Atay, Ali Nejat Ölçen bu konuları yetki ile işleyen okunası yazarlar. Hıfzı Topuz’un, Bozkurt Güvenç’in kitap yazı ve konuşmaları çok şey öğretiyor ve düşündürüyor. Tabii İlber Ortaylı’yı da unutamayız. Okuyun düşünün, düşünerek yaşayın lütfen Emre Kongar’ı, Oktay Akbal’ı, İlhan Selçuk’u, Melih Cevdet’i, Şadan Gökovalı, Sabahattin Eyüpoğlu’nu, Azra Erhat’ı, Veday Günyolu, Mehmet Başaran’ı..Daha ne çok yazar var isimlerini anamayacağım.

Yabancı dil öğreten üniversite şansını arttıran okullar kolejler ateş pahası. Oğlum,”baba kızımız için ayda 3400 lira ödememiz gerekiyor”diyor. Böyle bir adaletsizlik olur mu ? Kaç aile bu parayı ve fazlasını verebilir.

Değerli bilim insanlarımızı öğretim üyelerimizi, akademisyenimizi üniversite dışında bırakan özele kaptıran bir politika geçerli bugün, yürekler acısı..

Nedir bu sayısız bıçaklı saldırılar, bu şiddet bu kadın düşmanlığı. Doğan Kuban, Özdemir İnce, Erdal Atabek , Özcan Köknel, Bedri Baykam kitaplarında bunun nedenlerini anlatıyorlar, toplumun gizlenen cehaletini ve aydınlanmadan uzak oluşumuzun sonuçlarını iyi irdeleyen yazar ve düşünürlerimiz.

Elbette NUTUK‘dan öğrenilecek çok şey var. Türk toplumunda her şeye karşın umut verici gelişmeler yok değil. Yetenekli başarılı övüneceğimiz gençler tanıyoruz. Aziz Sancar onların başında geliyor.Canan Dağdeviren’i tanıdık yakında.. Reyhan Küçükkaya’yı dinledik. IKSV de..Bir de iş kadını Gözde Akpınar var..

Kaygılarımız arasında bize umut veren çok sayıda gençlerimiz var. Bir gün gerçek ve temel sorunlarımızı el birliği ile dile getirip tartışıp çözümler arayacağımızı umut ederek bitiriyorum bu yazımı…

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2017/03/12/okuyun-allah-askina/

Etiketler: » » » »
Share
1481 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

OKUYUN ALLAH AŞKINA” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    OKUYUN ALLAH AŞKINA
    https://www.itvhaber.com/?p=116739
    #OKUYUN #CoşkunÖzdemir #Yazar #Makale #CengizGündoğdu #OkuyunAllahAşkına

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SUÇTA TEKERRÜR TCK 58.MADDE

    17 Mart 2019 Yazarlar

    Değerli okurlarım bu makalemde siz değerli dostlarım mahkum ve hükümlülerimizi Ceza kanunumuzun 58 . maddesinde düzenlenen Tekerrür hükümleri hakkında bilgilendirmek istiyorum . Size tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için sizin cezanızın öncelikle kesinleşmesi gerekir. Sizn cezanız kesinleştikten sonra sizin ikinci bir suç işlemiş olmanız gerekir.Ancak bu durumda hakkınızda mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanabilir.ve siz ilk kez suç işleyen bir kişiye göre daha ağır bir ceza ile cezalandırılırsınız Hakkınızda tekerrür hükümlerinin...
  • ADI; ŞEKER KIZ

    16 Mart 2019 Yazarlar

         Evet, adı Şeker Kız. Masum mu masum, mahzun mu mahzun, ürkek ve de korkak. O, mükemmel yapısı, sarı saçları, beyaz teni ve ela gözleriyle hayata meydan okuyan zevk abidesi, mükemmel insan. Evet, bir o kadar da mükemmel. Yetenekli, becerilerini iyi değerlendirir. Hem kendisine hem yakınlarına yardım etmek için çalışır çabalar durur. Bu haliyle tüm çevresi tarafından takdir edilir. Ancak duygusal mı duygusal. Dokunsan kırılacak, elin değse ağlayacak. Narin, kırılgan bir yapısı da yok değil Şeker Kız’ın.      Şeker Kız, önemli bir kent merke...
  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...