logo

‘SAMSUN KURTULUŞ ADIMLARININ ATILDIĞI KARADENİZ’İN İNCİSİ SAMSUN’


Hüseyin Çakır
cankirilicakir@gmail.com

Atatürk

1915 de Çanakkale geçilmez dediğinde henüz 34 yaşındaydı.

19 Mayıs 1919 kurtuluş savaşı başlatmak için Samsun’a ayak bastığında henüz 38 yaşında idi.

 Samsun’da doğan ilk adım güneşi.!

Emperyalizme karşı tam bağımsızlık, Milli egemenlik mücadelesi o İlk adımla başladı.

“Ya istiklal ya ölüm” parolası ile ayağa kaldırmış.

İstanbul ve Anadolu’nun pek çok yerinin, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanistan işgali altında olduğu

Ülkenin dört bucağındaki Hiristiyan azınlıkların devletin çökmesi için çalıştıkları.

ATATÜRK: Mondoros ateşkes antlaşması sonrasında” Kurtuluş reçetesini” açıklıyor.

1- İngiliz korumasını istemek

2- Amerikan mandasını  istemek

3 – Bölgesel kurtuluş çarelerine baş vurmak,

Atatürk’e göre bu karar çürük ve temelsizdir.

Türk milletinin makûs talihi muzaffer bir rotaya çevrilmiş, aziz vatanımızın üzerindeki ölü toprağı stratejik bir çıkışla savrulup atılmıştır.

ATATÜRK gerçek bir hak savaşçısydı

1- Emperyalizme karşı tam bağımsızlık.

2- Saray /sultana karşı milli egemenlik mücadelesi

3- Cahalete, bağnazlığa karşı uygarlık çağdaşlık mücadelesi

101 yıl önce Samsun’a atılan ilk adım; karanlığı dağıtan aydınlığın,

 yenilgiyi reddeden aklın,

ümitsizliği bitiren kalbin, teslimiyeti elinin tersiyle iten cesaretin hayranlıkla yad edilen simgesidir.

“Milletin bağımsızlığının, yine milletin azim ve kararıyla kurtulacağına” inanan Mustafa Kemal Paşa

Samsun’da: Türkiye Cumhuriyeti’nin harcı karılmış, temelleri atılmıştır.

Tarihin hiçbir döneminde, Bozkurt gibi boyunduruk altına girmemiş aziz milletimiz, varlığına ve birliğine vurulmak istenen zincirleri , Ergenekondan çıktığı gibi kahramanca kırıp parçalamıştır.

19 Mayıs şehri “SAMSUN” Karamsarlığı buruşturup atan imanın, kuşatmayı yarıp bozan istikbal aşkının, zalim kuvveti yıkıp geçen millet ve vatan sevdasının şeref timsalidir.

SAMSUN;  ya istiklal ya ölüm dışında üçüncü bir seçeneği yok saymıştır.

İşgal altındaki vatan, mihenk taşı, SAMSUN: olmak üzere Türk milleti tam bağımsızlık onuruna muhkem ve muhteşem bir savunma dirayetiyle sahip çıkmıştır.

19 Mayıs 1919 Türk tarihinin müstesna bir anı, ufkumuzun yol haritasını çizen bir kader ve kavşak noktasıdır.

Aynı zamanda milli devletimizin müjdesidir

Türk vatanı; Oslo da, Kandilde, İmralı’da kötürüm ve kömürleşmiş müzakerelerle kurtarılmamıştır.

Milli birlik ve bekamız, egemenlik ve tarihi haklarımız nehir gibi akan şehit kanlarının  topraklarımızı sulaması ile bereketi ve eseridir

Samsun’da: 19 Mayıs1919  diriliş ve yükseliş şuurunda görmek mümkündür.

 Emperyalizmin  vampirleri asırlarca biriktirdikleri kin ve nefretleriyle Türklüğe ve Türk’e savaş açan devletler,

Türk milletine kefen biçemeyecekleri,

Samsun’da yakılan Milli Mücadele meşalesiyle tescil edilmiştir

Bağımsızlık güneşinin doğduğu 19 Mayıs  şehri SAMSUN

Türkiye üzerinde kirli oyun kurup işbirlikçi figüranları sahneye süren, kindar ve kifayetsiz muhterislerle senaryo hazırlayıp her fırsatta servis eden iç ve dış mahfillere

 19 Mayıs 1919’da SAMSUN’da son verilmiştir.

Hiçbir kimse mondros’tan Sevr’e kadar uzanan ihanet ve istila sürecinin nasıl yerle yeksan edildiğini unutmamaları

Büyük devlet adamı “ATATÜRK” hayatında,  yerinde zamaninda bir defa “EY” dedi

” Ey türk gençliği dedi.! Türkiye Cumhuriyetini amanet etti”

Bu duygu ve düşüncelerle 19 Mayıs 1919’un 101. yıldönümünde; büyük milletimizin ve ATATÜRK’ÜN  gençliği armağan ettiği   bayramını içtenlikle kutluyor;

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kurucu kahramanları, muhterem gazilerimizi, aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum.

Ruhları için üç İhlas bir Fatiha diyorum.

Bu vesile ile taşına toprağına kurban olduğum Samsundaki tüm dostlarıma

 Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gece’mizin Türk milletine, Türk-İslam alemine nice manevi güzellik ve ihtişam getirmesini diliyor;

 hastalıklardan ve görünür-görünmez belalardan kurtulmamıza yardımını

Cenâb-ı Allah’ım dan yürekten niyaz ediyorum.

Etiketler: » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YİNE AKILLANAMADIK

    04 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Yaşam, insanlar için bir öğreti alanıdır. Onlar için, ders alma yeridir. İnsanlar, yaşadıkları olumlu ya da olumsuz her olaydan bir sonuç çıkarmak durumdadırlar. Çünkü yaşadıkları olaylar onları ya olumlu ya da olumsuz yönde yönlendirecektir. Şayet yaşadığımız olay, gerçekten çok kötü bir olay ise ve bize karşı yapılmış ise, bu olumsuzluğu ikinci kez yaşamamak için birtakım önlemler alırsınız. O tür bir olay veya ona benzer bir başka olay karşınıza geldiğinde de nasılsa önlemi almış olduğunuz için artık sizi olumsuz yönde etkilemeyecektir.&nbs...
  • YAŞAMAK BİR HAKTIR, KİMSENİN ELİNDEN ALMAYALIM

    24 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Anayasa Madde17.– Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.     Bunlara bir dur demeliyiz,     Evet, bazı şeyler vardır ki artık insanın nefesini kesiyor. Söyleyecek söz, yapacak hiçbir şeyiniz kalmıyor. Kendinizi çaresiz ve bitmiş hissediyorsunuz. Sonra oturup mantığınızla düşünmeye başladığınız da ‘’koskoca devlet ...
  • Tavuk Bircan

    24 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Mordoğan’da yazlıktayım... Kızım Senem evden çalışıyor. Öğle tatili verdiğinde ikimiz denize gidiyoruz. Biraz yüzüp geliyoruz. Gittiğimiz yer küçük bir koy, halk plajı. Kalın halatlarla çevirmişler güvenli yüzme alanını. Pek kalabalık değil, yine de biz ikimiz halatın olduğu yerlerde yüzüyoruz. Çünkü pek kimse olmuyor, genelde ortalarda yüzüyorlar. Geçtiğimiz günlerde yüzüyoruz yine, halatın üzerinde bir şey var. Yaklaştık... Senem "Bak anne ağustos böceği yüzme öğrenmeye gelmiş!" dedi. Yanına vardık... Evet, halatın üstüne...
  • ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLMEK VE STRES

    18 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Şu anda ülke insanlarının en önemli sorunlarından birisi yaşadıkları zorluklar ve strestir. Bu anlamda birçok insanımızın gerçekten psikolojisi bozuldu. Bu bozuk psikoloji ile ne yapabilir? Tabi ki hiçbir şey yapamazlar. Yapılacak tek şey, uzman kişi ve kurumlar tarafından sağlıklı bir destek almak. Destek almadığınız da hem kendi ruhsal dünyanız çöker, hem de çevrenize zarar vermeye başlarsınız. Bu konuyla ilgili olarak geçen gün sosyal medyada bir paylaşım dikkatimi çekti. Belki içerisinde biraz mizah vardı ama ben mizah yanıyla deği...