logo

06 Mayıs 2018

Sanki kredi mi vereceksin?


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

İki yıl kadar oluyor. İzmir Güzelbahçe Kent Konseyi toplantısına katılmıştım. Ben biraz aceleciyimdir. Beklemeyi de bekletmeyi de sevmem. Yine her zamanki gibi erken gitmiştim. Beklerken daha önce tanışmadığım düzgün giyinişli, beyefendi görünüşlü pırıl pırıl genç bir bey de erken gelenlerdendi. Belli ki Güzelbahçeli… belli ki o da burası için iyi bir şeyler yapmanın peşinde… ama hayret ki bu güne kadar tanışmamışız!..

Gittim yanına oturdum. Kendimi tanıttım. Eski bankacı olduğumdan bu konularda sıkıntı yaşamam. Doğrudan konuşmaya girişirim. Tanımak amaçlı sorular sorarım. Sonra kendi kendime işi abarttığımın farkına varıp içimden derim ki “Bi dur Hülya!.. ne sorup duruyorsun? Sanki kredi vereceksin!” Bu kez de öyle oldu. Ancak frekanslarımız öyle tutmuştu ki birbirini, toplantı başladığında Hülya ablası olmuştum bile…

Kent konseyi engelli meclisi başkanı imiş Cem Koç. Sonraları pek çok sosyal projede birlikte çalıştık. Geçtiğimiz günlerde otistik 60 çocuğa sosyal projelere her zaman destek veren KIRÇİÇEĞİ’nde yemek verdik. Özellikle ailesi tarafından pek de topluma sokulmayan engelli çocukları sosyal yapabilmek, halkın içine karıştırabilmek için büyük çaba harcıyor. Aktif olarak da hâlâ çalışma hayatının içinde olduğundan zamanla yarışıyor ama hiç şikayet etmiyor, üşenmiyor… Pırıl pırıl bir ailesi var, tanıştık. Gittik-geldik… Aileden biri gibi olduk…

Şimdi ben anlatmayayım. En iyisi yine sorayım kredi verme sorularımı, Cem yanıtlasın…

* Cem Koç’u biraz tanıyalım mı?

Kırk dokuz yaşında ve bir erkek, bir de ikiz kız üç çocuk babasıyım. Elektronik Haberleşme konusunda Uluslar arası alanda faaliyet gösteren özel bir Türk firmasında 28 yıllık yöneticiyim. Aynı alanda bir çok üniversitede ders ve seminerler vermekteyim.

* Nerelisin?

Türkiye’li, Ege’li, İzmir’li, Yarımada’lı ve daha çok da Güzelbahçeliyim. Zaten kendinizi nereye ait hissederseniz oralı olmaz mısınız? Bende de öyle…

* Yakın dostlarınıza sizi sorsak hangi özelliklerinizi ön plana çıkarırlar?

Ülkeme ve Aileme olan aşırı düşkünlüğümden bahsederlerdi sanırım. Bir de doğa ve hayvanlar var elbet.

* Sivil toplum kuruluşları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Demokrasinin vazgeçilmezleri ve yönetimlerin gizli yöneticileri, yani yönlendirici olarak görüyorum. Herkes kendi kişiliğine ve değerlerine uygun en az iki sivil toplum kuruluşunda aktif olarak yer almalı bence.

* Peki siz hangi kurumları tercih ediyorsunuz?

İnsana ve doğaya dair ne varsa o oluşumun içerisinde yer almayı tercih ediyorum. Oluşum iyi niyet içermeli. İnsanımıza, doğaya ve milli değerlerimize sahip çıkmalı.

* Uzun bir süredir Güzelbahçe Kent Konseyi Engelli Meclisine Başkanlık yapıyorsunuz, aslında yanıtlamış oldunuz ama yine de sormadan edemeyeceğim “Neden Engelliler”

İnsanın kendisi ve ailesi için iyi bir şeyler yapması çok özel bir durum değil, aksine zorunluluk. Başkaları için bir şeyler yapabileceğinizi düşünmek ve bunu hayata geçirmek için çabalamak ve de özellikle somut sonuçlarını görmek insanı tarif edilemez bir maneviyat içerisine sokuyor. Bu çalışmanın içerisinde yer alan ben ve çok değerli yine gönüllü arkadaşlarım. Engelli Meclisi oluşumunun içerisinde yer almayı “iyilik yapmak için yakaladığımız bir fırsat” olarak nitelendiriyoruz.

Güzelbahçe’miz sürekli değişim ve gelişim içerisinde değerlerini kaybetmeden büyümesi için destek olmak amacı ile biz de bu çalışmaların içerisinde engellilerle ilgileniyoruz.

* Bildiğim ve takip ettiğim kadarı ile Yarımadada da böyle bir oluşum var

İçerisinde yer aldığımız bu gönüllülük hareketi içerisinde, bilgi, beceri, tecrübe ve çok daha önemlisi zamanımızı Güzelbahçe’mizde bizim desteklerimize ihtiyaç duyan ve hemşerimiz olan engelli ve engelli yakınları için kullanabiliyoruz. Diğer taraftan Yarımada diye de bir coğrafi gerçek var. Sadece coğrafi değil, insanı ile, örf adetleri ile, değerleri ve ihtiyaçları ile aynı olan bir coğrafya. Biz de diğer ilçelerimiz olan Urla, Seferihisar, Çeşme ve Karaburun da ortak hareket etmenin çalışmalarımıza değer katacağını düşündük. Öyle de oldu.

* Güzelbahçe de ya da Yarımada da tam olarak ne yapıyorsun?

Engelli Meclisi olarak arkadaşlarımızla birlikte, öncelikle engelli envanteri oluşturduk. Bu gün itibari ile kayıtlı 497 engellimiz var. Ev ziyaretleri, sosyal faaliyetler, eğitim, hukuk ve sağlık hizmetleri konusunda destekler veriyoruz.

* Başka ne tür destekler sağlıyorsun maddi ve benzeri gibi?

Hayırseverlerimiz var. Biliyorsunuz Türk Halkı bu konuda çok duyarlıdır. Tekerlekli sandalye, walker, koltuk değneği gibi bir çok ürün alıyor, bu ürünleri hayırseverimizle birlikte ihtiyaç sahiplerine gerçekleştirdiğimiz ev ziyareti ile ayni destek olarak ulaştırıyoruz. Maddi hibe kabul etmiyor ve dağıtmıyoruz. Engelli ve Engelli yakınlarımıza devletimizin sağladığı imkanlar var, bu imkanlardan yararlanmaları için kanunlar ve uygulamalar konusunda bilgilendirme ve yakın takip yapıyoruz.

* Yelki ve Çamlı Köyünde ev eşyası dağıttığınızı gördüm…

Bazı hayırseverlerimiz kendilerinin ya da çevrelerinin ev eşyası vermek istediğini söylüyor bizde sağlam, temiz ve kullanışlı olan bu eşyaları alıp ihtiyaç sahibi engellilerimize ulaştırıyoruz. Yeni olmak kaydı ile ağırlıklı çocuk giysisi veren hayırseverlerimiz de var.

* O zaman konu biraz daha geniş kapsamlı hal almış diye anlıyorum, doğru mudur?

Önemli olan mağdur kişilerin ihtiyaçlarını belirlemek ve bu ihtiyaçları gidermek. Sağlık olur, ayni destek olur, hastanede bir randevu almak ve ulaşımını sağlamak olur, hukuki destek olur. Kısacası dokunabilmek çok önemli, biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.

* Herhangi bir kaynağın yok, aslında zor, hatta imkansız gözüken bir çalışma içerisinde değil misin?

Üç yılı geride bıraktığımız bu süre içerisinde biz, engellilerimiz ve çalışmalarımızdan haberdar olan herkes imkansız olmadığını gördü. Ayrıca en büyük kaynağımız olarak daha doğrusu bu çalışmalarda elimizdeki tek sermayemiz ortaya koyduğumuz gönlümüz var. Kısıtlı olan tek şey zaman. Bize bir tek zaman yetmiyor.

* Bu çalışmalarda destekçin kim?

Sn. Belediye Başkanımız Mustafa İnce şahsi ve tüm belediye birimleri ile yanımızda. Çalışmalarımızı daha rahat gerçekleştirmemiz ve engelliler tarafından ulaşılabilir olmamız için Güzelbahçe Ayşe Mayda Spor Tesisleri yanındaki STK Köyünde bize yer tahsisi gerçekleştirdi.

Tüm kamu ve sivil oluşumlar destek. Zaten çalışmalarımız Kent Konseyimizin uhdesinde gerçekleşiyor. Değerli başkanı ve sevgili Yürütme Kurulu üyeleri ile hiçbir zaman engelli meclisi olarak yalnız değildik.

* Engellilerin sorunları çözülür mü?

Eş zamanlı bir çalışmayla, bir taraftan şehirlerdeki mimari hatalar düzeltilmeli, diğer taraftan bilinç arttırılmalı. İşte o zaman yol alınmış olur. Güzelbahçe nispeten mimari olarak daha az sorunlu yada sorunsuz diyebiliriz. Yalı caddesindeki ve Büyükşehir sorumluğunda olan eski çeşme yolundaki malum cadde dışında diğer mahallelerimiz engellilerimize çok daha uygun.

* Hedefin ne?

İş-kur ile iletişim halindeyim. Haziran ay’ı içerisinde geniş bir katılımla Güzelbahçe’mizde bir organizasyon düzenliyoruz. Başta engelli ve engelli yakını olmak kaydı ile gençlerimiz ve iş arayan tüm hemşerilerimiz için umut olmayı hedefliyorum. Ve elbet Güzelbahçe’nin nüfusu kadar gönüllü ile Engelsiz bir Güzelbahçe hedefliyorum..

Etiketler: » » » »
Share
516 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çallı efe ve Wiacamp…

    16 Eylül 2018 Yazarlar

    1959 yılının sıcak bir 30 ağustos gününde Denizli'nin Çal ilçesinde bir bebek dünyaya gelmiş. Her zaman anası babası büyük zafer bayramına ve böyle güzel günlere "Atamız bizi kavuşturdu" diye şükrederlermiş ve bu güzel günde doğdu diye oğullarının adını "Şükrü" koymuşlar. Bu Çal kasabası havasından mıdır, suyundan mıdır bilinmez büyük sanatçılar yetiştirmiş. Memleketimizin büyük ressamlarından Türk resim sanatının mihenk taşı olmuş, pek çok önemli ressamımızı atölyesinde yetiştirmiş olan İbrahim Çallı da buralı imiş... Şükrü bebek büyümü...
  • İZMİR’İN DAĞLARINDA ÇIÇEKLER AÇAR

    10 Eylül 2018 Yazarlar

    İzmir’in dağlarında çiçekler açar, Altın güneş orda sırmalar saçar Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar, Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa, Adın yazılacak mücevher taşa. İşte bu marşı söyleten ve söylettiren bir ulusun çocuklarıyız. Ne mutlu bize ki, bu aziz milletin bağrından çıkmışız. Hiçbir zaman esarete boyun eğmemiş, hiçbir milletin kölesi olmamışız, olmayacağız da. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Gençliğine dediği gibi; ‘’Vatanın bütün kaleleri işgal edilmiş olabilir, içeri de ve dışarıda düşmanların olabilir, ordularımız dağıtılmış olabilir...
  • Beni heyecanlandıran Türkü ve bir büyük sanatçı Vadout Moazzen…

    25 Ağustos 2018 Yazarlar

    Yakınlarım bilir, ben bir türkü sevdalısıyım. O yüzden sabahtan akşama kadar TRT türkü dinlerim radyomda. Yine bir gün bir yandan resim yapıyorum, diğer yandan kulağım radyoda... Derken kulağıma tanıdık bir ses değdi... Program sunucusuna kulak kesildim... Kerkük'ten... Türk kökenli müzisyenlerden söz ediyor. İran Tebriz'den Dalga Grubu ve solistleri Vadout Moazzen... Öyle güzel sözler söyledi, öyle övdü ki... Birden heyecanlandım... gurur duydum... çünkü o benim arkadaşımdı... Bundan üç yıl öncesiydi onunla ilk tanışmam. Nahçıvan Ressamlar ...
  • KIR ÇİÇEKLERİ VE SARIPAPATYA

    10 Ağustos 2018 Yazarlar

    Mevsim ilkbaharın sonları, güneş aydınlık yüzünü göstermiş, çiçekler birbiriyle adeta dans ediyorlar. Tam ortada tek başına duran sarıpapatya dikkat çekiyor. İlgimi çeken sarıpapatyaya yöneliyorum. Sanki hayata küsmüş, bir anlamda hayattan kopmuş bir hali vardı. Ama o kadar narin o kadar zarif o kadar çekingen ve bir o kadar da utangaç bir hali vardı. Duygu yüklü gözlerle sanki bakışır gibiydik. Hatta beni bu lavanta kokusunun muhteşem yoğunluğundan ayırma der gibiydi. Fakat bir o kadar da o muhteşem kır çiçeklerinin arasındaki yalnızlığında...