logo

YAŞLILIK VE HASTALIKLARI


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

Gelişmiş ülkelerde yaşlıların sayısı ve genel nüfusa oranı artıyor. Yaşam beklentisinin artışı kuşkusuz ülkemizde de yaşanmakta. Bu nedenle yaşlılık ve hastalıkları sağlık açısından sosyal yardım açısından önem kazanıyor..1970 başlarında Amerika’nın çok ünlü, koridorlarında bile bilim konuşulan ünlü bir hastanesinde hastalıkların patolojisi ile ilgili bilgilerle karşılaşmıştım. Bu bizim zayıf tarafımızdı. Kaybettiğimiz hastalarda kolay kolay nekropsi çalışmaları yapamıyorduk. Bu hastanede haftanın bir günü brain cuting (beyin kesme) toplantıları yapılıyordu. Orada çok şey öğrendim.

Biz yurdumuzda yaşlı insanlarda ilerleyici bellek , dikkat , davranış kusurları gördüğümüzde serebroskleroz gibi bir tanı düşünürdük ( beyinde damar sertliği). Presenil demanslar (bunama) vardı bir de senil (yaşlılığa bağlı) demans..Bu yanılgılar uzun sürmedi. Serberoskleroz diye bir şey olmadığını öğrendik. Senil demans dediklerimiz aslında Alzheimerdi.. Bizim gençliğimizin Gilda filminin ünlü yıldızı Rita Haywort’un 60’lı yaşlarda Alzheimer olduğunu öğrenmiş üzülmüştük..Bostonda bulunduğum yıllarda araştırmacılar, Kore’de 20’li yaşlarda ölen genç askerlerde daha o yaşlarda damarlarda bozukluğun saptandığını bildiriyorlardı.Bu ateroskleroz (damar sertliği) yıllar içinde bazı insanlarda daha çabuk, bazılarında daha yavaş ilerliyor ve ileri yaşlarda kalpte infarktüse ve beyindeki tıkanmalarla felçlere sebep oluyordu. Bunlar çoğunlukla akut vakalardı ama yılların birikimi ile oluşuyordu. Tansiyon yüksekliği, diyabet, sigara ve kolesterol başlıca risk faktörleri idi. Tabii bunlara kilo fazlalığı ile hareket ve egzersiz yetersizliğini eklemek lazım. Tansiyonun önemini sık sık tekrarlıyorum, çünkü bunu umursamayan hem de iyi okur yazar çok insana rastlıyorum. Kırmızı şarabın koruyucu olduğu Fransa’da diğer Avrupa ülkelerinden daha az damar hastalığı görülmesi ile kanıtlanıyor. Beslenme için Akdeniz tarzı diye tanımladığımız bol sebze, yeşillik, domatesli, meyveli balıklı bir yeme içmeyi ve antioksidanları tercih etmek çok yerinde olur..Damar sertliği ancak sık tekrarlayan multi infarktlar ve bir de beyin beyaz cevherinin hastalığında demansa yol açabiliyor. Bunama vakalarının büyük çoğunluğu Alzheimerdir. 65-70 yaşlarında % 5 olasılık var. Bu 80 üzeri yaşlarda %25′ e 90 üstünde %50′ ye çıkıyor. Damar sertliği için saydığım risk faktörleri bu üzücü hastalık için de geçerli.  Düşük eğitimin arttırdığı zihinsel ve bedensel aktivitenin önleyici olduğu son araştırmalarla destekleniyor. Düşük basınçlı hidrosefali, hipotiroidi, B12 yetersizliği gibi demansa yol açan nedenler var. Bu ayırt edici tanılar ancak deneyimli uzman hekimlerin yardımı ile yapılabilir. Yazık ki tedavi konusunda söylenecek fazla söz yok. Kök hücre henüz bir umut..İyi bir bakımı gerektiren ve yıllar süren ilerleyici bir hastalık. Kadınlarda erkeklerden biraz daha fazla.

Yaşlılığın iki önemli hastalığından bahsettim. Bunun dışında elbette kadınlarda rahim, meme, over tümörleri, erkekte prostat, özellikle sigara tiryakilerinde, her iki cinste akciğer tümörleri ve kolon kanseri ve elbette romatizmal hastalıklar ve çeşitli immünolojik ve kan hastalıkları var.

Bu yazıyı William E. Gladsto’nun şu yaşlılık tanımları ile bitireceğim:

”İnsan kendine güveni derecesinde genç korkuları derecesinde yaşlıdır. Ümitlerini ve güzelliği görme yeteneğini korudukça gençtir. Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan ideallerinin gömülmesidir.”

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2015/01/08/yaslilik-ve-hastaliklari/

Etiketler: » » » » »
Share
965 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

YAŞLILIK VE HASTALIKLARI” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    YAŞLILIK VE HASTALIKLARI
    AYRINTI MAKALEDE, TIKLAYINIZ
    https://www.itvhaber.com/?p=101770
    #Yaşlılık #YaşlılıkHastalıkları #CoşkunÖzdemir #Alzheimer #serebroskleroz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...