logo

23 Aralık 2017

Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa


Cafer Kayadibi
cafer.kayadibi@gmail.com

Sayısal verilerin etkileyici ve inandırıcı özellikleri vardır hadiseleri ve olayları dile getirirken. Tarihsel sürece bakıldığında milletler arası savaşlardan tutun da yapılan müsabakalara kadar bir çok alanda sayılarla ifade edilir durumlar.

Misal İslamcı alimler yada dinen yeterliliğe sahip olduğunu iddia edenler Hz. Muhammed’in Veda hutbesini ve o gün ki kalabalığı noktasına virgülüne kadar anlatırlar. O günlerin Arabistan’ın da mevcut nüfusun en az yarısının yani 124 bin insanın o gün meydanda veda hutbesini dinlediği beyan edilir. Ya da Uhud savaşında iki grup askerinin kaç kişiden oluştuğu, kaçar kişinin yaşamını yitirdiği yine rakamlarla ortaya konur. Gibi çeşitli hadiselerde sayısal veriler olayların maneviyatına maneviyat görkemine görkem katmaktadır.

Hal böyle olunca doğal olarak Peygamberin cenazesinin de görkemli olması beklenir elbette. Peki ya siz hiç hiçbir Müslüman aliminden Kainatın Efendisi olan peygamberin cenazesinden sayısal verilerle bahsedildiğini gördünüz yada duydunuz mu? Elbette ki mütemadiyen Hayır! Televizyon ekranlarında göz yaşlarıyla menkıbeler düzenler bu döneme dair neden iki çift laf etmezler. Doğumunda ki mucizeleri anlatanlar ölümü ve cenazesi hakkında neden konuşmazlar. Cenazeye katılan Mahşeri kalabalıktan bahsetmezler? Merak konusu.

Oysa çeşitli kaynaklarda Peygamber vefat ettikten sonra cenazesinin üç gün yerde kaldığı, en yakınlarının bile defin işlemlerinden kürek seslerini duyarak haber aldıkları anlatılır. Bir elin parmak sayısını geçmeyen birkaç isim peygamberin cenazesi ile meşgulken geriye kalan kesim ise yeni halifenin kim olacağına dair pazarlık ve tartışmalar içindedirler. Üzerine övgüler diziler, yere göğe sığdırılamayan bazı isimlerin bu pazarlıklarda başı çekmesi, taht hesabına girmeleri ne kadar düşündürücü. Burada yapılan pazarlık dünya hesabı mı yoksa ahiret hesabı mı? Önemli olan halifenin kim olacağı mı yoksa Peygamberin ölümü ve cenazesi mi. Hani nere de o veda hutbesinde ki mahşeri kalabalık. Nerde kaldı yas tutmak. Bu mudur hürmet bu mudur bağlılık. Bundan ala vefasızlık olur mu?

Oysa ben ne vakit bir yerde taht pazarlığına denk gelsem  Kainatın efendisine yapılan vefasızlık gelir aklıma  ve Aşık Hüseyin’in manalı dizeleri çınlanır kulaklarımda.

“Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa
Ahdı Bütün Sadık Bir Yar Kalmamış
Kalleş Yar Olana Dost Demem Haşa
N’olacak Muhannet Meydan Görmemiş”

Etiketler: » » » »
Share
598 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KIR ÇİÇEKLERİ VE SARIPAPATYA

    10 Ağustos 2018 Yazarlar

    Mevsim ilkbaharın sonları, güneş aydınlık yüzünü göstermiş, çiçekler birbiriyle adeta dans ediyorlar. Tam ortada tek başına duran sarıpapatya dikkat çekiyor. İlgimi çeken sarıpapatyaya yöneliyorum. Sanki hayata küsmüş, bir anlamda hayattan kopmuş bir hali vardı. Ama o kadar narin o kadar zarif o kadar çekingen ve bir o kadar da utangaç bir hali vardı. Duygu yüklü gözlerle sanki bakışır gibiydik. Hatta beni bu lavanta kokusunun muhteşem yoğunluğundan ayırma der gibiydi. Fakat bir o kadar da o muhteşem kır çiçeklerinin arasındaki yalnızlığında...
  • “SERİ KATİL ABD İKİ BAKANIMIZA YAPTIRIM KOYMUŞ”

    06 Ağustos 2018 Yazarlar

    ABD ve İSRAİL bunlar dünya üzerindeki seri katillerdir. ABD ; 40 yıldır PKK , FETÖ  ve akla hayale gelmeyen terör örgütleri  üzerinden Türkiye’ye saldırmış on binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine ve milyona varan  vatandaşımızın yaralı ve gazi olmasına sebep olmuştur. ABD; 12 eylül 1980 de Türkiye de demokrasiyi  rafa kaldırıp binlerce kişini  idam edilmesi ve haksız yere işkenceler sonucunda  ölümüne sebep olmuştur. Darbe komutanı  Kenan  EVREN denen ABD uşağına  Yunanista'nın NATO’ya girmesini sağlamıştır. AB...
  • HERKES ŞİDDETE HAYIR DEMELİ!

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    Son zamanların en çok konuşulan konusudur ŞİDDET. Dolayısıyla bu yazımın konusu da tabi ki şiddet olacaktır. Neredeyse hayatımızın bir parçası haline geldi şiddet. Evde şiddet, okulda şiddet, hastanede şiddet, işyerlerinde şiddet, sokakta şiddet vb. Bunun neden olduğu durumu ise, toplumsal psikolojik sarsıntıya bağlayabiliriz. Yani toplumsal olarak ruhsal dengemizde bir bozulmanın var olduğu acı gerçeği ile karşı karşıyayız. Çünkü şiddet neredeyse hayatımızın her alanında ve her anında var olmuş. Şiddet derken sadece fiziksel şiddet ol...
  • Hüşü’nün civcivleri…

    30 Temmuz 2018 Yazarlar

    "Çocukluğu ana yurdudur" demişler insanın... Bu lafı canlı yaşayan biriyim ben de... Yıllardır resim yapıyorum ya aşkla... Şevkle... Çalışmalarımı görenler bilirler. Genelde geçmişimizi, Anadolu yaşantımızı, eski evlerimizi, artık yok olmaya başlayan kültürümüzü konu ediyorum. Yani eski bizi bize resimlerimle anlatıyorum. İstiyorum ki gelecek kuşak çocuklarımıza, torunlarımıza armağan olsun... Eskiden nasıldı yaşam... Ne güzellikler olurdu, nasıl yaşardık görsünler, bilsinler. Unutulmasın... Doğal yaşamı gördüklerinde belki özenirler de geçmişl...