Son Dakika


Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı ve Hubyar Ocağı evladı Ali Coşkun, Muharrem Ayı ve Ehl-i Beyt inancı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 30 yıldır Alevilik yolunda hizmet verdiğini belirten Coşkun, Muharrem Ayı’nın yalnızca bir matem dönemi değil; insanlığın vicdanına, adalete ve hakikate yapılan güçlü bir çağrı olduğunu ifade etti.
Açıklamasında Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in İslam tarihinde önemli olaylara sahne olduğunu belirten Coşkun, Hz. Âdem’in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. Nuh’un tufandan kurtuluşu, Hz. İbrahim’in ateşte yanmaması ve Hz. Musa’nın zulme karşı zaferi gibi birçok önemli hadisenin bu ay içerisinde yaşandığını söyledi.
Ancak Muharrem’i en anlamlı kılan olayın Kerbela hadisesi olduğunu vurgulayan Coşkun, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın torunu İmam Hüseyin ve yol arkadaşlarının burada büyük bir katliama uğradığını hatırlattı.
Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ali Coşkun, şu değerlendirmede bulundu:
“Miladi 10 Ekim 680 tarihinde yaşanan Kerbela faciası, insanlık tarihinin en büyük vicdan imtihanlarından biridir. İmam Hüseyin ve Ehl-i Beyt mensupları zulme boyun eğmemiş, haksızlığa teslim olmamış ve hak bildikleri yolda canlarını feda etmiştir. Bu yönüyle Kerbela sadece bir yas değil; adaletin, onurun, direnişin ve hakikatin sembolüdür.”
Alevi-Bektaşi inancının temelinde Ehl-i Beyt sevgisi ve On İki İmamlar’a bağlılığın bulunduğunu dile getiren Coşkun, Muharrem ayında tutulan yas ve orucun bu manevi mirasın yaşatılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Coşkun, On İki İmamlar’ın hakikatin, ilmin, irfanın ve adaletin temsilcileri olduğunu belirterek, Muharrem ayında tutulan oruç ve yasın yalnızca Kerbela’daki acıları anmak için değil, aynı zamanda bu değerleri yaşatmak amacı taşıdığını ifade etti.
Muharrem orucunun manevi yönüne de değinen Coşkun, bu ibadetin nefsi terbiye etmeyi amaçladığını söyledi. Bu süreçte su ve lüks gıdalardan uzak durularak Kerbela’da yaşanan susuzluğun ve acının hissedilmeye çalışıldığını aktardı.
Alevi inancında önemli bir yere sahip olan “eline, diline, beline sahip ol” anlayışının Muharrem orucunun da temelini oluşturduğunu belirten Coşkun, saka suyu hizmetinin de Kerbela’da susuz bırakılan İmam Hüseyin ve Kerbela şehitlerinin anısını yaşatan önemli bir inanç ritüeli olduğunu kaydetti.
Horasan’dan Balkanlar’a uzanan geniş coğrafyada Alevi-Bektaşi topluluklarının asırlardır Muharrem matemini sürdürdüğünü ifade eden Coşkun, bu geleneğin yalnızca geçmişi anmak değil, birlik ve beraberliği güçlendirmek açısından da önemli olduğunu söyledi.
Aşurenin farklı tatların ve renklerin bir araya gelerek oluşturduğu birlik sembolü olduğuna dikkat çeken Coşkun, toplumun tüm kesimlerini ortak değerlerde buluşmaya davet etti.
Açıklamasının sonunda Muharrem Ayı’nın evrensel mesajlarına vurgu yapan Ali Coşkun, sabır, paylaşma, adalet, kardeşlik ve insanlık onuru değerlerinin bugün de önemini koruduğunu belirtti.
Coşkun, başta Alevi-Bektaşi toplumu olmak üzere tüm İslam âleminin Muharrem Ayı’nı hürmetle karşıladığını ifade ederek, tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin ve paylaşılan lokmaların kabul olmasını temenni etti.
BENZER HABERLER