logo

07 Mart 2017

KADINLAR GÜNÜ


Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com

coskun-ozdemir-yazar

Bir gün gelecek kadınlar günü kutlaması yapmayacağız. Buna gerek kalmayacak. Kadınlarımız hak ettikleri layık oldukları yerde olacaklar. Kadını ikinci plana, erkeğin gerisine koyan törelerimiz geleneklerimiz ve yanlış din yorumlarını geride bırakacağız.

Türkiye cumhuriyetinin kurucusu büyük ATATÜRK kadın özgürlüğüne kadın eşitliğine büyük önem ve öncelik vermişti. O uygar, çağdaş aydınlanmacı bir ülke yaratmak amacında idi ve kadının toplumda her alanda yer alması bunun vazgeçilmez bir gereği idi. Oysa kadın yüz yıllardır Allah’ın emri varsayılarak erkeğin gerisinde onun, yönetim ve denetiminde bırakılmıştı.

Cumhuriyet eğitim, hukuk sanayi ve güzel sanatlar alanlarında büyük devrimler gerçekleştirdi. Dünyanın saygın ülkelerinden biri haline geldi. Bu kalkınmayı dünyanın birçok devlet adamı, yazar ve düşünürü bir mucize olarak karşılamış ve bu gelişmelerin mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü övgü ile takdir ile anmıştır ve anmaya devam etmektedir. Sanırım hiçbir devlet adamının yabancı ülkelerde bu kadar çok sayıda büstü ve heykeli yoktur. Ne yazık ki Türkiye halkının küçümseyemeyeceğimiz bir bölümü, politikacının bilinçsizliği ve aydınlanmadan uzak kalışı ve oy sevdasının önceliği nedeni ile dünyanın en itibarlı kaynaklarının bu takdirini paylaşamamıştır.

Çok sık yineliyorum çünkü bu gerçek açıkça gizleniyor: Türkiye’nin benzersiz kalkınması ve devrimlerine ÇOK PARTİLİ DÜZENE GİRİŞİMİZLE BİRLİKTE ağır bir DARBE vurulmuştur.

Türkiye halkının akla, bilime aydınlanmaya dayanan iyi bir eğitim görerek bilinçlenmesi istenmemiştir. Toprak ağaları ve devrimi benimsemeyen POLİTİKACI işbirliğine AMERİKA destek vermiş MARSHAL PLANI TRUMAN DOKTRİNİ ile birer aydınlanma odağı olan HALKEVLERİ ve KÖY ENSTİTÜLERİ KAPATILMIŞTIR. Yineliyorum, bu ülkeye onun masum halkına vurulmuş en büyük DARBEDİR ve aslında mümkün olsaydı HESABI SORULACAK DARBE BU İDİ. Tüm siyasal yaşamımızın demokrasimizin bunca yıldır aksamasında, halkın cephelere bölünmesinde, Kürt sorununun çözümsüzlüğünde, tüm olumsuzluklarımızda BU DARBENİN YANSIMALARI en güçlü faktör olmuştur.

Bu çok açık gerçeği saklamak iyi niyetle bağdaşmaz. Kürt, Arap, Çerkez, Türkmen, Yahudi ve diğer etnik grupların hümanist halkçı bir eğitim görerek bu okullardan mezun oluşunu, onların bilime sanata yakın, sınıf bilincine de varmış gençler olarak bu eşsiz okullardan çıkıp yurda dağılışlarını düşünebiliyor musunuz?

TÜRKİYE, İKTİDARLARI ve HALKI ile birlikte LAİKLİĞİ AYDINLANMAYI ve BİLİMİ BENİMSEMEDİKÇE HUZURA KAVUŞAMAYACAKTIR.

Türkiye’ye gerçekçi gözlerle baktığımızda, öncekiler gibi bugünkü İKTİDAR da çıkarcı bencil yalaka okumuşları bir yana koyarsak desteğini başlıca EĞİTİM BİLİM YOKSUNU ÇOĞUNLUKTAN ALMAKTADIR.

Bugün yurdumuzda kadının yerine bir göz atacak olursak, sanırım dünya rekoru olması beklenen KADIN CİNAYETLERİ ile karşılaşırız. Son 5 yıl içinde bu cana kıymaların % 1400 ARTTIĞI bildirilmekte.

Bir üniversite profesörü “ÖRTÜNMEYEN KADINLAR FUHUŞU DAVET EDERLER” buyuruyor.

Maarif müdürlüğüne yeni atanan bir EĞİTİMCİ, “Kadınlar giyinip sokağa yalnız çıkarsa rastladığı her erkekle ZİNA ETMİŞ SAYILIR” diyor.

Üst düzey bir devlet adamımız “KADINLAR ağır başlı olsun, sesli GÜLMESİN KAHKAHA ATMASIN” demekte.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANININ bunlara hiçbir diyeceği yok ve o da “NİŞANLILARIN EL ELE TUTUŞAMAYACAĞINI bir odada yalnız kalamayacağını” söylüyor.

Halkın yarıdan çoğunun oyunu alan CUMHURBAŞKANIMIZ, “KADIN ve ERKEĞİN EŞİT OLAMAYACAĞINI asıl yerinin EV KADINLIĞI olduğunu 3 çocuk, daha iyisi -madem ki çamaşır makinası bulaşık makinesi var- 5 ÇOCUK sahibi olmasının uygun olduğu” tavsiyesinde bulunuyor.

Evet, ben 2017 yılında uygarlık ve çağdaşlıktan epey uzakta kaldığımız ve kadınlarımızın da buna uygun düşen bir yerde olduğu kanısındayım.

İktidar yandaşlarınca bir ENKAZA bir REKLAM ARASINA benzetilen CUMHURİYET DEVRİMLERİNE bütün gücümüzle SAHİP ÇIKMAMIZ gerektiğine inanıyorum.

https://profcoskunozdemir.wordpress.com/2017/03/06/kadinlar-gunu/

dunya-kadinlar-gunu

Etiketler: » » » »
Share
1174 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

KADINLAR GÜNÜ” için 1 yorum

  1. recep : diyor ki:

    KADINLAR GÜNÜ
    https://www.itvhaber.com/?p=114508
    #KADINLARGÜNÜ #8Mart #EmekçiKadınlar #Yazar #CoşkunÖzdemir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adana efsaneleri ve sanat…

    06 Şubat 2019 Yazarlar

    Sabahın altısı, hava karanlık. Sağ olsun eşim Hikmet havaalanına götürüyor beni yine. Hakkını yiyemem şimdi. Her gidiş gelişlerimde uğurlar ve karşılar. E Allah razı olsun... Üçüncü Uluslararası Türk Dünyası Sanat Çalıştayı için Adana Büyükşehir Belediyesi'nin davetlisiyim. Belediye başkanı Hüseyin Sözlü ve zarif eşi Zeynep Sözlü'nün desteklediği, 21 ülkeden yetmiş sanatçının katıldığı çalıştayın küratörlüğünü sevgili arkadaşlarım Prof. Dr. Birsen Çeken ve Doç. Dr. Gültekin Akengin üstlenmiş. Binlerce yıldır çok farklı medeniyetleri bünye...
  • Fethiyeli kız Gülistan…

    04 Ocak 2019 Yazarlar

    "Kız Gülistan ben otobüsteyim de bi pırasa çorbası yapar mısın? Hasan bilemez, sen mandalinanın altından topla, o kalın olanlarından. Kökünü yap, yaprağını koma. Ben yaprağını sevmiyom da. Ben gelince yaprağını tepsi böreği ederiz." "Havuç pirinç koyarım." "Yok Gülistan'ım havuç ko, yok salça malca koma." "Tamam abam, ben internete bakar yaparım." "Yok Gülistan'ım... Biliyo musun aslında çok kolay. Soğan gibi kavur; pirinç, su koy. Üstüne de nane... tamam..." "Tamam abam tamam... ederim. Haydi kapat..." "Gız Gülistan Allah iyi...
  • GURBETTEKİLER

    09 Aralık 2018 Yazarlar

          Gurbet, insanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer. Sanırım sözlük anlamından başlayarak gurbet ve gurbettekileri anlatmak en doğru yolsa gerek. Şu anda ülkemizde yaşayan insanların sanırım yüzde altmış kadarı bu kavramla iç içe yaşıyor. Hatta bu kavramla değil, bu GURBET gerçeğiyle yaşıyor. Köylerin ya da daha doğru tabirle kırsalın, yerinde yerleşik olan nüfusunun en az beş katı kadarı kentlerde yerleşik durumdadır. İşte buradan yola çıkarsak, gurbet sözcüğü daha da bir anlam kazanmaktadır. Gurbet’in an...
  • SAYGI, MİNNET VE ÖZLEMLE 80 YIL

    10 Kasım 2018 Yazarlar

         Tam elli üç yıl önceydi Mustafa Kemal Atatürk’le gıyabında tanışmamız. Yıl 1965 ben ilkokula başlamıştım. Aslında daha da önceydi, O’nu tanımam. Çünkü kocaman bir taş kaidenin üzerinde ki heykeli duruyordu, işyerimizin tam karşısındaki ilçe meydanında. Tanıyordum ama çocukluğumdan kaynaklı anlayamamıştım kim ve ne olduğunu! Okula başladığımda sınıfa ilk girdiğimde meşhur kara tahta üzerinde duran resmini görünce biraz da şaşırmıştım doğrusu. ‘’Caddedeki bu adamın ne işi var burada’’ der gibi. Sonra her gün okul bahçesinde okuduğumuz öğrenc...