logo

COVID-19’un Psikolojiye Temasları Devam Ediyor

COVID-19’un Psikolojiye Temasları Devam Ediyor

Dünyayı saran pandemide iş yaşamı ve ev düzeninde yeni normal sürece geçilse de, Covid-19 insan bedenine temas etmese dahi psikolojiye temaslarda bulunmaya devam ediyor.

Dünyayı saran pandemi uzun süredir ilişkilerin, iş yaşamının ve ev düzeninin içinde… Yeni normal sürece geçilse de, Covid-19 insan bedenine temas etmese dahi psikolojiye temaslarda bulunmaya devam ediyor. Salgınla birlikte yaşanan bu temasın sonuçları ise kişiden kişiye farklılık gösteriyor.

İstanbul Arel Üniversitesi Psikolojik Danışma, Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Psikolog Sema Şahin dünyada ve ülkemizde yaşanan bu pandemi salgının psikolojiye temasını şöyle değerlendiriyor;

“İNSAN BEYNİ OLUMSUZA ODAKLIDIR”

“İnsanların beyin yapısı, etkilenme düzeyleri çoğunlukla aynı olsa da birçok etkenle birlikte tıpkı parmak izinde olduğu gibi bu süreç de etkilenmeleri farklılaştırdı. İnsan beyni olumsuza odaklıdır. Bazı insanlar bu olumsuzlukla baş edebilir kaynaklara sahipken, bazıları ise baş etmekte zorlanır. Olumsuzluklar ve bunlarla baş etme şekli aile ilişkilerimiz, baş etmekle ilgili öğrendiklerimiz, savunma mekanizmalarımız ve travmalarımız gibi geçmişte yaşadıklarımız ve bizdeki etkileri etrafında şekillenir. Covid-19 süreci alışık olduğumuz, içerisinde bulunduğumuz düzenin değişmesine sebep oldu.”

İnsanın sosyal bir varlık olduğunu ifade eden Sema Şahin, pandemi sebebi ile var olan ve alışılan sosyalliğin kesilmesinin insanların psikolojik süreçlerinin etkilenmesine sebep olduğunu dile getirdi.

“BEYİN HALLETMEDİĞİ İLİŞKİSEL SORUNLARI SÜREKLİ TEKRARLAR”

Öğrencilerin evde eğitim düzenine geçmek durumunda kaldığı bu dönemde, sürece uyum sağlayamayan aileler ve öğretmenlerin olduğunu, bu süreç esnasında okuduğu şehirden ailesinin yanına dönen gençlerde zorlanmaların görülme oranının arttığını da vurgulayan Şahin, “Beyin halletmediği ilişkisel sorunları sürekli tekrarlar ve açar. Kaygı belirli düzeyde faydalıdır fakat yaşamın idam etmesini sağlayan kontrol duygumuza hitap eden kaygı, kontrol edilemediği noktada zor bir hal alır. Salgın döneminde artan kaygının sebebi, bu dönemdeki kontrol duygumuzun yeterli düzeyde olmamasıdır. Kontrolün belirli düzeyde bizde olduğunu beyne ve vücuda fark ettirmeli ve yaşanan kaygıyı azaltmalıyız.”

PEKİ, KAYGIYI AZALTMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Sürecin getirdiği zorlukları tüm dünyanın yaşadığını, bu dönemde kaygılı, depresif hatta kontrol edemediğimiz durumların olmasının doğal olduğunu ve çözümlerinin olacağını unutmamak gerektiğini vurgulayan Sema Şahin;

“İlişkilerde yaşanan sorunlarda karşılıklı ortak kararlar almayı, empati kurmayı, tartışmanın neleri tetiklediğini fark etmeli ve çözümleri uygulamalı. Rutinlerin bize iyi hissettiren gücünden yararlanmalı, devam edebileceğiniz tüm rutinlerinize devam etmeli ve mümkünse yeni rutinler oluşturmalısınız. Nefes egzersizleri, meditasyon, yoga ve spor gibi insan beyninin değişimine olumlu katkısı olan aktiviteleri yapabilirsiniz. Bu süreçte fiziksel mesafeler oluştuğundan, duygusal yakınlıklar kurmaya devam etmeli ve görüntülü konuşmalarla sosyallik ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır. Covid-19 sürecinin içerisinde yaşadığınız durumla ilgili uyguladıklarınız durumunuzu değiştirmiyorsa bir ruh sağlığı çalışanından destek almayı ihmal etmeyiniz.” diyerek sözlerini noktaladı.

Etiketler: » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ