Son Dakika


“Depremi engelleyemeyiz, kayıpları azaltabiliriz”
Ataşehir Belediyesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde hayatını kaybedenleri anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir anma ve farkındalık programı düzenledi. Ataşehir Afet Koordinasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Marmara’daki deprem riski, afetlere hazırlık çalışmaları ve olası bir depremde müdahale kapasitesi ele alındı.
Programda Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ve AKUT Arama Kurtarma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Mahmut Çelik konuşma yaptı.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ve Türkiye’de meydana gelen diğer depremlerde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda, 17 Ağustos Depremi’ni anlatan belgesel gösterildi. Ardından Ataşehir Belediyesi’nin afetlere hazırlık kapsamında yürüttüğü çalışmaların anlatıldığı video katılımcılarla paylaşıldı.
Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, 17 Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremlerinin Türkiye’ye önemli dersler verdiğini belirterek, depremin bu coğrafyanın bir gerçeği olduğunu söyledi.
Güneş, “17 Ağustos da, 6 Şubat da bize aynı gerçeği bir kez daha gösterdi: Deprem bu coğrafyanın bir gerçeği. Depremi engelleyemeyiz ama yaratacağı kayıpları azaltabiliriz” dedi.
Afetlere hazırlığın deprem gerçekleşmeden önce başlaması gerektiğini vurgulayan Güneş, Ataşehir Belediyesi’nin hedefinin afetlere hazırlıklı, müdahale kapasitesi güçlü ve riskleri önceden azaltılmış dirençli bir Ataşehir oluşturmak olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda 6 mahalleye deprem konteynerlerinin yerleştirildiğini belirten Güneş, ilçenin afet risk haritasının hazırlandığını ve Ataşehir’de 154 afet toplanma alanının bulunduğunu söyledi. Güneş ayrıca 3 bin 600 metrekarelik Afet Koordinasyon Merkezi ile 7/24 göreve hazır ATAK arama kurtarma ekibinin ilçenin müdahale kapasitesini güçlendirdiğini kaydetti.
Murat Güneş, afet sonrasında barınma, sağlık, iletişim ve lojistik gibi temel ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilmek amacıyla oluşturulan Arama Kurtarma Afet Köyü’nün günlük 3 bin kişiye sıcak yemek sağlayabilecek kapasitede olduğunu da açıkladı.
Güneş, afet risklerinin azaltılmasında kentsel dönüşüm ve imar çalışmalarının da önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, İBB ve KİPTAŞ ile yürütülen çalışmalar kapsamında hızlı tarama uygulamaları ve “İstanbul Yenileniyor” çalışmalarıyla riskli yapıların tespit edildiğini ve dönüşüm süreçlerinin desteklendiğini söyledi.
Mustafa Kemal ve Âşık Veysel mahallelerinde imar sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini aktaran Güneş, Mimar Sinan, Mevlana ve Yeni Çamlıca mahallelerinde yaklaşık 50 yıldır devam eden mülkiyet ve tapu sorununun, 8 Mart 2024 tarihinde tapuların tescil edilmesiyle çözüme kavuşturulduğunu ifade etti.
Güneş, bölgede İBB ile birlikte 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı çalışmalarının sürdüğünü, vatandaşların görüşlerinin alınması amacıyla halk toplantıları düzenlendiğini belirtti. Planın kesinleşmesinin ardından Ataşehir Belediyesi tarafından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı çalışmalarının tamamlanacağını söyledi.
Ferhatpaşa, İçerenköy, Küçükbakkalköy, Kayışdağı, İnönü, Örnek, Esatpaşa, Fetih, Yeni Sahra ve Barbaros mahallelerinde de farklı aşamalarda imar ve planlama çalışmalarının devam ettiğini aktaran Güneş, kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Programda konuşan Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ise “Marmara Depremi ve Kayıplarını Azaltma Önerileri” başlıklı sunumunda Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul’u ve Marmara Bölgesi’ni tehdit eden fayın Marmara Denizi içerisindeki Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolu olduğunu belirten Eyidoğan, fay sisteminin Kocaeli Körfezi’nden Mürefte-Şarköy’e, buradan da Saros Körfezi üzerinden Ege Denizi’ne kadar uzandığını ifade etti.
Olası deprem senaryolarının farklı büyüklüklerde değerlendirildiğini belirten Eyidoğan, güneydeki fayların da harekete geçebileceğine dikkat çekerek, “7 ve daha büyük bir deprem bölgeyi etkiler” dedi.
Eyidoğan, 2016 yılında yayımlanan uluslararası bir çalışmada, Marmara Bölgesi’ndeki bazı fayların 2016-2045 yılları arasında 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretme olasılığının yüzde 30’a kadar çıktığının ortaya konulduğunu belirtti.
Beklenen büyük depremin yalnızca İstanbul’u değil, Marmara Bölgesi’ndeki geniş bir alanı etkileyebileceğini ifade eden Eyidoğan, bölgedeki deprem riskine karşı hazırlıkların önemine dikkat çekti.
AKUT Arama Kurtarma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Mahmut Çelik de konuşmasında 17 Ağustos 1999 Depremi sonrasında arama kurtarma çalışmalarında yaşanan ihtiyaçların AKUT’un gelişiminde önemli bir rol oynadığını anlattı.
Afetlerde ilk aşamada enkazdan kurtarılan insanların önemli bölümünün yakınları, komşuları ve çevredeki vatandaşlar tarafından çıkarıldığını belirten Çelik, profesyonel arama kurtarma ekiplerinin ise uzmanlık ve özel ekipman gerektiren çalışmalarda devreye girdiğini söyledi.
“Keşke bize ihtiyaç olmasa” diyen Çelik, afetlere hazırlığın yalnızca arama kurtarma ekiplerinin değil, toplumun tamamının sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Vatandaşların bina güvenliği konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Çelik, ev satın alırken yapının zemin ve deprem güvenliğiyle ilgili gerekli araştırmaların yapılmasının önemine dikkat çekti.

Program kapsamında katılımcılar Ataşehir Afet Koordinasyon Merkezi’nde kriz yönetim alanı, afet ekipmanları ve ilk yardım alanları, arama kurtarma köpekleri, enkaz alanı, Afet Köyü, arama kurtarma araç ve ekipmanları ile termal drone ve kamera teknolojilerinin tanıtıldığı alanları gezdi.
Program, gerçekleştirilen deprem simülasyonunun ardından sona erdi.

BENZER HABERLER