logo

Prof Naci Görür, ‘Marmara ‘Yeter Artık’ Deme Noktasında!

Prof Naci Görür, ‘Marmara ‘Yeter Artık’ Deme Noktasında!

Marmara Denizi’ndeki müsilaj kirliliği ile ilgili açıklama yapan Prof Dr. Naci Görür, Marmara’da “kritik kirlilik” eşiğini aşmakta olduğunun görüldüğünü söyledi.

Recep Kenan/itvhaber.com

Son günlerde müsilaj kirliliği ile gündeme gelen Marmara Denizi, tartışmalı Kanal İstanbul projesi ve İstanbul depremi ilişkisi ve etkileşimi ile ilgili açıklama yapan jeoloji alanındaki önde gelen bilim insanlarından, Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, katıldığı TV programında yaptığı açıklamada, “Marmara ‘Yeter Artık’ Deme Noktasında” dedi.

Müsilajın bütün dünyada görülebileceğini, kirlilikle ve deniz suyunun ısınmasıyla ortaya çıkan bir oluşum olduğunu kaydeden jeoloji alanındaki önde gelen bilim insanlarından, Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, azot ve fosfor içerikli atıkların “alg patlaması” olarak nitelenebilecek fito planktonik organizmaların çoğalma ve gelişmesi olduğunu kaydetti.

MARMARA ‘YETER ARTIK’ DEME NOKTASINA GELDİ

Marmara’nın doğal olarak kirlenmekte olan bir deniz olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Naci Görür, Avrupa’nın atıklarının Tuna ile taşındığı, 200 metrenin altında hayat olmadığının altını çizdiği Karadeniz’in kirli suyunun Marmara’yı kirlettiğini vurguladı. Görür, Marmara etrafındaki yerleşim yerlerindeki atıkların da kirliliği hızlandırdığını kaydederek, “Son zamanlarda ekstra bir şeyler olmuş olmalı ki Marmara; ‘yeter artık’ deme noktasına geldi. Bu durum onun belirtileri. Marmara artık elden çıkıyor.” Dedi.   

MARMARA’YA YAKIN YERLERİNDE DEPREM ŞİDDETİ EN AZ 9 OLACAK

Kanal İstanbul’un Marmara’yı temizleyeceği iddialarına katılmadığını, kanal kazısı sırasındaki patlamalar ve hafriyat dökümü dahil deprem ile ilgili birçok alanda olumsuzluklar ile birlikte afet anında müdahalede güçlüklerin de yaşanacağını vurgulayan Prof. Dr. Naci Görür, açıklamasında “Deprem dalgaları kolay terk etmeyecek kanal ve çevresinin Marmara’ya yakın yerlerinde deprem şiddeti en az 9 olacaktır. Kanal İstanbul projesinde ön görülen yerleşim yerleri ile yapı stokunu artırıyorsunuz. Fazla yapı, fazla nüfus depremde daha fazla can kaybı denmektir. Kanal yaparsanız; ada oluşturuyorsunuz. Afet anında acil müdahaleyi zorlaştırırsınız.” Şeklinde konuştu.

KANALIN YAPILACAĞI BÖLGELER DEPREMDE EN FAZLA ZAFİYETİ OLAN YER

Fazla zamanın kalmadığı “Eli Kulağında” olduğunu söylediği 7,2- 7,6 arasında beklenen İstanbul depreminin kesin olduğunu vurgulayan Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür,  “Beklenen İstanbul depreminin şiddeti belli değil. En büyük yıkımı görecek olan yer Avrupa yakasıdır. Kanalın yapılacağı bölgeler depremde en fazla zafiyeti olan yerlerdir. Marmara Denizi’nin Kanal İstanbul projesinin batısındaki bölümünde heyelan alanları var. Burada oluşacak heyelanlar kanal için hayati tehlike oluşturabilir. Kanal alüvyonların üzerine oturuyor. Sıvılaşma meydana gelir. Üzerindeki yapı ayakta kalmaz.” Dedi.

İSTANBUL DEPREM BEKLİYOR, YÜZ BİNLERCE İNSANIN CAN GÜVENLİĞİ YOK

Deprem beklenen kentte yapı stokunun arttırılmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Naci Görür, bilim insanı kimliğiyle;  “İstanbul deprem bekliyor, yüz binlerce insanın can güvenliği yok, haykırmaktan sesim kesildi. Bu kadar tehlikeli bir projeyi yapmak yerine neden İstanbul’u depreme hazırlayıp insanların can güvenliğine yatırım yapmıyorsunuz?” uyarısında bulundu.

İSYAN EDİYORUM BİR BİLİM İNSANI OLARAK!

Kanal İstanbul Projesine bilim insanı olarak karşı olduğunun vurgulayan Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, su kaynakları, deprem ve kirlilik üzerine etkilerinin altını çizerek, “Hal bunu anlasın; bu ülke hiçbir siyasetçinin babasının malı değildir. Hiç kimse istediği gibi bu ülkenin geleceğine, kendi fikri ile kendi ekibi ile karar veremez. Benim çocuklarım, torunlarım burada yaşayacak. Bu kadar riskli bir projeyi yapmak yerine; İstanbul deprem bekliyor. Yüz binlerce insanın can güvenliği yok. Sadece ben değil; bütün bilim insanları, neden İstanbul’u depreme hazırlayıp ta insanların can güvenliği noktasında yatırım yapmıyorsunuz. Neden bu ekonomik koşullarda böylesi, riskli, getirisi de az olan yatırıma yöneliyorsunuz. İsyan ediyorum bir bilim insanı olarak.” Şeklinde konuştu.  

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ