logo

Türkiye Kent Konseyleri: Hukuk ve Demokrasi Ön Şartımız

Türkiye Kent Konseyleri: Hukuk ve Demokrasi Ön Şartımız

son günlerde belediyelere yönelik uygulamalara tepki gösteren Türkiye Kent Konseyleri Platformu (TKKP) üyeleri, açıklamasında “Hukuk ve demokrasi ön şartımız” denildi.

Türkiye Kent konseyleri bir açıklama paylaşarak, “Kent konseylerimizin içinde rahat soluk alabilecekleri ve faaliyetlerini geliştirerek sürdürebilecekleri demokrasi, hoşgörü ve birlikte yaşam koşullarının sağlanması için bu taleplerimizin takipçisi olacağız.” İfadelerine yer verdi.

Türkiye Kent Konseyleri Platformu (TKKP) tarafından son günlerde belediyelere yönelik uygulamalara tepki gösterdikleri açıklamada, “Hukuk ve demokrasi ön şartımız” ifadeleri ile uygulamalarda hukuk içinde kalınmasının önemine dikkat çekildi.

Turan Dolu başkanlığındaki Ataşehir Kent Konseyi’nin de aralarında olduğu Türkiye Kent Konseyleri Platformu Açıklaması:

HUKUK VE DEMOKRASİ ÖN ŞARTIMIZ

Kent konseyleri ortak akıl ve uzlaşı kültürünü,  birbirine saygı ve hoşgörüyle çoksesliliği ve dayanışmayı temel alarak kentlerimizin ve hemşerilerimizin yaşam kalitesine olduğu kadar yerel demokrasilerin gelişimine de katkı sunan yapılardır. Bu yanıyla demokrasi kültürüne sunduğu katkı kadar, ülkedeki demokrasi ikliminden ve demokrasi kültüründen de etkilenirler ve bunu varlık koşulu olarak görürler.

Tüm dünyanın Corona salgını ile mücadele ettiği bugünlerde birliğe, ortak yaşamın güçlendirilmesine ve dayanışmaya daha çok ihtiyaç duymaktayız. Bu birlikteliğin temel harcı demokrasi ve hukuk devletidir.

Bağımsız yargı demokratik toplumun ve tüm bireylerin barış ve huzur içinde bir arada yaşamasının temel güvencesidir. Demokrasi ve birlikte yaşama koşullarını her geçen gün soluk alınamaz tarzda olumsuz etkileyen gelişmeleri, yargının iktidarın cezalandırma aracı haline getirilerek adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılmasını kaygıyla izlemekteyiz. Adil yargılanma hakkı hukuk devletinin vazgeçilmezidir. Avukatlar, gazeteciler, insan hakları aktivistleri mesleklerini icra etmek ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı gözaltına alınıp, tutuklanıp, ağır cezalar alıp baskılara uğrarken birlikte yaşama koşullarımıza dinamit koyan silahlı tehditlere, ölüm ve tecavüz listelerine ilişkin yapılan açıklamalara hiçbir hukuki yaptırımın uygulanmaması endişe vericidir.

Benzer şekilde bilgiyi, bilimi ve tekniği halktan yana kullanmayı ilke edinen kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının(Barolar, Tabip Odaları, TMMOB vb.) işlevsizleştirileceği yeni düzenlemelerle, bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz güçlü ve güvenilir mesleki, demokratik kitle örgütlerinin varlığına darbe vurulmaktadır. Gerçek demokrasilerde demokratik kitle örgütleri katılımcı demokrasinin ve özgürlükçü ortamın temel taşlarıdır ve kent konseylerinin ana unsurlarıdır.

Pandemi süreci ve sonrasında yaşanan ve yaşanacak sorunları aşmamız bu süreçte toplumca ortaklaşmamız ve dayanışmayı güçlendirmemizle mümkündür. Dayanışmaya en fazla ihtiyacımız olan bugünlerde yerelde bunu sağlayacak belediyelerde partizanca ayrıma gidilerek bazı belediyeleri dayanışma sürecinin dışında tutma girışimleri, ödeneklerinin %50 kesintiye uğratılması ve bazı kentlerimizde belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve devamında gözaltına alınmaları hukuka aykırı bir işlem olduğu gibi demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına, toplumsal barışa, kamu sağlığına ve dayanışmaya zarar vermektedir. Sosyal yardım yapan gruplara yapılan saldırılar ne kadar kabul edilemezse, bunu bahane ederek seçilmiş belediye baskanlarını görevden almak, tutuklamak ve yerlerine kayyum atamak da o kadar kabul edilemezdir.

Toplumsal barışa, birarada hoşgörüyle yaşamaya, demokrasinin ve hukuk devletinin temel kurallarına, seçmen iradesine geri dönülmez zararlar veren bu uygulamalardan bir an önce vazgeçilerek, seçilmiş belediye başkanları görevine iade edilmeli, meslek odalarını işlevsizleştirecek yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli, adil yargılanma hakkı güvence altına alınarak bu hakka gölge düşüren davalar yeniden görülmeli, mesleki faaliyetlerinden ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı insanlar üzerinde kurulan baskılara son verilmeli, yaşam hakkını ve kişisel özgürlükleri tehdit edenler için yasal soruşturmalar hızla başlatılmalıdır. Kent konseylerimizin içinde rahat soluk alabilecekleri ve faaliyetlerini geliştirerek sürdürebilecekleri demokrasi, hoşgörü ve birlikte yaşam koşullarının sağlanması için bu taleplerimizin takipçisi olacağız.

Adalar Kent Konseyi

Adana Kent Konseyi

Arsuz Kent Konseyi

Ataşehir Kent Konseyi

Avcılar Kent Konseyi

Bayraklı Kent Konseyi

Bodrum Kent Konseyi

Buca Kent Konseyi

Burhaniye Kent Konseyi

Çukurova Kent Konseyi

Datça Kent Konseyi

Edirne Kent Konseyi

Edremit Kent Konseyi

Efeler Kent Konseyi

Efes-Selçuk Kent Konseyi

Esenyurt Kent Konseyi

Foca Kent Konseyi

Gemlik Kent Konseyi

İzmir Kent Konseyi

Karabağlar Kent Konseyi

Kars Kent Konseyi

Karşıyaka Kent Konseyi

Kartal Kent Konseyi

Kızıltepe Kent Konseyi

Konak Kent Konseyi

Lüleburgaz Kent Konseyi

Mardin Kent Konseyi

Maltepe Kent Konseyi

Marmaris Kent Konseyi

Menteşe Kent Konseyi

Milas Kent Konseyi

Narlıdere Kent Konseyi

Nilüfer Kent Konseyi

Odunpazarı Kent Konseyi

Ödemiş Kent Konseyi

Sarıyer Kent Konseyi

Seferihisar Kent Konseyi

Seyhan Kent Konseyi

Siirt Kent Konseyi

Susurluk Kent Konseyi

Şişli Kent Konseyi

Yenimahalle Kent Konseyi

Paylaşın:
Etiketler: » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ