logo

29 Mart 2021

DUA: ‘Rabbim, Biliyorsun Yüreğimden Geçenleri’


admin
cemil_kirim@hotmail.com

“Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri …” diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu.

“Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri …” diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. Hoşuma gitti… paylaştım facebookta…

Pek çok kişinin ortak duası olduğundan peş peşe “amin” yorumları sıralandı. Ancak biri vardı ki bir atlı karınca fotoğrafı altında şöyle yazıyordu. Gerçi bunu yazan arkadaşın kötü niyetli olduğunu sanmıyorum… ancak amacını aşmıştı… Şöyleydi yorumu:

“Dua etmek atlı salıncağa binmek gibidir. Bir şey yaptığınızı sanırsınız ama hiç bir yere gidemezsiniz”

Şaşırmıştım. Körü körüne inanmadıktan sonra… dileğinin olması için çaba harcayıp, emek verdikten sonra duanın ne zararı olabilirdi ki!.. Yorumu yanıtladım:

“Ahmet Bey ben yobaz olmamakla birlikte ateist de değilim. .. inançlı biriyim… inandığıma göre dua ederek yaradana sığınmamın doğru ve güzel bir şey olduğuna inanıyorum… Bunun sıkıntılı anlarda da çok iyi bir ilaç olduğunu sanıyorum… Haaaa bu arada ne kadar dindar olduklarını ve ne kadar çok ibadet ettiklerini gözümüze gözümüze sokmaya çalışanları ise tribünlere oynuyorlar diye yorumlayıp hiç mi hiç hoşlanmıyorum… Ama dua masum… dua güzel… dua dar zamanda sığınma aracı… dua sıkıntılı anda umut ışığı…”

Pek çok konuda fikir birliği içinde olduğum değerli arkadaşım H.Cahit Arkan ise bu duruma dayanamayarak güzel bir yorumla düşüncelerini belirtti.

“Hülya kardeşim dua konusundaki görüşlerin çok doğru… Bu konuda izin verirsen ben de ek bir yorumda bulunayım… Biliyorsun dua sadece İslam dünyasında değil, bütün dinlerde vardır… Dua etmek elbette ki başımıza gökten para yağdırmaz…

Dua etmek bir yakarıştır, bazen bir isyandır, bazen bir temennidir… Hatta dua etmek bir çok psikologlara göre kendine güven telkini veren bir olgudur… Ben insanları “dua edenler” ve “etmeyenler” şeklinde salt iki grupta değerlendiren, insanların inançlarını küçümseyen kişileri de bu vesileyle kınıyorum…

Düşünebilir miyiz ki bir şehit annesinin oğlunun cenazesinde edeceği duayı yok saymak… Veya yeni doğan bir bebek için güzel temennileri ifade etmenin de bir dua gibi olabileceğini yok saymak… Duanın ne kelimesi vardır, ne noktası, ne de virgülü… Dua kalpten akan ve yerine gittiğine inandığımız bir duygu selidir…

Biz üreten, çağdaş yaşamı paylaşan, çocuklarımıza iyiyi ve güzeli öğreten bireyler olarak elbette ki, bilim ve teknolojiyi en önde kabul ediyoruz…

Ama insan olmanın getirdiği, hepimizin kendimize göre yaptığımız vicdan muhasebemizi de kimseye çarçur ettirmeyiz… Senin deyiminle dua en temiz, en masum iyi niyet ifadesidir… Elbet gören kalpler için…

Ne güzel anlatmıştı Cahit kardeşim… Bir takım yanlış kişilerin yaptığı yanlış davranışlar bizim bu masum davranışımızı yok etmemeli bence. Zor günlerde sarılacağımız bir çıkış yolu o… Bir güç.. kuvvet… destek öyle zamanlarda… Ne dua etmekten vaz geçelim… ne de edenleri küçümseyelim… 

İyi ve güzel dualarımızın kabul olması dileğimle…

Hülya Sezgin

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Köylü Milletin Efendisi midir?

    04 Nisan 2021 Köşe Yazıları

    Her ne kadar günümüzde pek de karşılık bulamayan bir söz ve bir konu olsa da ben bu konuyu biraz irdelemek istiyorum. Bunun için de bu sözün çıkış noktasından başlamak gerek diye düşünüyorum. Tarihçesi şöyle başlar: 1913 yılında Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleriyle yaşadığı fikir ayrılıkları sebebiyle, Enver Paşa tarafından Sofya’ya askeri ataşe olarak gönderilir. Bulgaristan henüz 5 yıllık bir ülkedir. Bir pastane vardır Sofya’da. Diplomatik erkân genel olarak o pastanede kahvaltı yapmaktadır. Atatürk de orada yapar ...
  • REFİK SAYDAM”HIFZISSIHHA ENSTİTÜSÜ NEDEN KAPATILDI?”

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları

    Salgın hastalıklarla mücadele Cumhuriyet’in çok daha öncesinde başladı. 1887 yılında İstanbul’da kuduz enstitüsü açıldı. 2 bin 521 kişinin tedavi gördüğü enstitüde sadece 13 ölüm vakası raporlandı.1889 yılında Bağdat’ta patlak veren ve 1893 yılında İstanbul’a sıçrayan kolera salgını için dönemin başkanı2. Abdülhamit Han Dr. Henry Chantemesse’yi ülkemize davet ederek salgını durdurdu ve onu altın madalya ile ödüllendirdi.Fakat o dönem atılan bu adımlar Osmanlı topraklarındaki salgını engelleyemedi, araya giren savaşlarla birlikte hastalıklar ç...
  • CUMHURİYETİN ÖĞRETMENLERİ

    30 Mart 2021 Köşe Yazıları

    Sevgili Türkan, Maide, Ali Galip ve Zeki öğretmenlerim, ellerinizden öperim. Nurlar içinde ışıklar içinde yatın. Sizi hiç unutmadım. Sizler o dâhiden ilham alan, birer aydınlanmacı  eğitim, öğretim fedaileri idiniz. Atatürk'ün kuruluşunu ilan ettiği Cumhuriyet, bir ümmet toplumundan bir ulus ve  yurttaş  yaratan bir devrimdi. Bir çağdaşlık, bir aydınlanma bir akıl ve bilim devrimi. Unesco böyle bir öğretmenler günü kutlamasını önermiştir. Ama o tarih 5 Ekim'dir. Biz Atatürk'ün Halk mekteplerinin başöğretmeni olarak ...
  • DUA: ‘Rabbim, Biliyorsun Yüreğimden Geçenleri’

    29 Mart 2021 Köşe Yazıları

    "Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri ..." diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. "Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri ..." diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. Hoşuma gitti... paylaştım facebookta... Pek çok kişinin ortak duası olduğundan peş peşe "amin" yorumları sıralandı. Ancak biri vardı ki bir atlı karınca fotoğrafı altında şöyle yazıyordu. Ge...