Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

Yüksek Seçim Kurulu Ataşehir’de Başkanlık İçin Yarışacak Adayları Açıkladı

Recep Kenan

Recep Kenan
recepkenan@hotmail.com
Yüksek Seçim Kurulu Ataşehir’de Başkanlık İçin Yarışacak Adayları Açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak olan Yerel Seçimlerde Ataşehir Belediye Başkan adaylığı başvurusu kabul edilen isimleri açıkladı.

Recep Kenan / itvhaber.com

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Ataşehir Belediye Başkan adaylığı başvurusu yapanlardan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından adaylığı kabul edilen isimleri açıkladı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yapılan açıklamada, 31 Mart yerel seçimleri Ataşehir Belediye Başkan adaylığı kesinleşen isimler ilan edildi.

ATAŞEHİR’DE 1 BAĞIMSIZ 19 ADAY SANDIK YARIŞINDA

YSK’nın açıklamasına göre, 31 Mart yerel seçimlerinde Ataşehir Belediye Başkanlığı için 1’i bağımsız 19 adayın yarışacağı kesinleşti.

BATTL İLGEZDİ ETKİSİ NE OLACAK?

Mevcut başkan Battal İlgezdi’nin aday gösterilmediği CHP’de Onursal Adıgüzel Ataşehir Belediye Başkanlığı bayrağını partisinde tutmak için sandık mücadelesi verecek.

ZİRVE YARIŞI ZORLU GEÇECEK

CHP’nin En büyük rakibi ise baş başa bir mücadele beklenen Ak Parti adayı Mustafa Naim Yağcı olacak. Bu isimlerin yarışını ise çıkış yapması beklenen İyi Parti aday Ali Coşkun’un aldığı oylar belirleyecek. Ali Coşkun’un sahadaki çıkışı sandığa yansırsa zirve yarışı oldukça heyecanlı geçecek.

SONUCU ETKİLEYBİLECEKLER Mİ?

Öte yandan sıkı çalıştığı gözlenen Memleket Partisi adayı Reşat Şahin Öztürk’ün çalışmaları sandıkta karşılık bulursa sonucu etkileyen bir başka aday olabilir. Yurt genelinde çıkış yaptığı gözlenen Yeniden Refah Partisi bu çıkışını Ataşehir’de de yakalarsa sandık sonuçlarında etkili olabilir.

İstanbul Büyükşehir adaylarının performansları da Ataşehir’de seçim sonucunda etkili olacak faktörler arasında yer alıyor.

31 Mart Yerel Seçimi Ataşehir Belediye Başkanlığı İçin Yarışacak Adaylar:

Etiketler: » » » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...