Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

19 MAYIS’A GİDEN YOL!

Yaşar Geler

Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com
19 MAYIS’A GİDEN YOL!

Nedir, 19 Mayıs’a giden yol?

19 Mayıs’a giden yol, bir mücadele yoludur.

19 Mayıs’a giden yol, bir kurtuluş yoludur.

19 Mayıs’a giden yol, bir özgürlük yoludur.

19 Mayıs’a giden yol, vatan olma; millet olma yoludur.

19 Mayıs’a giden yol, gençliktir, gelecektir.

Bu yolu anlamak ve kavramak için Yahya Kemal Beyatlı’ nın şu dizelerini okumak gerekir diye düşünüyorum:

Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli…

     Yahya Kemal’in de dediği gibi meçhule giden gemi, 16 Mayıs 1919’da İstanbul Boğazı’nı geçerek Anadolu’ya hareket ediyor. O köhne geminin içinde ileride vatanımızın ufkuna bir güneş gibi doğacak Mustafa Kemal ve arkadaşları vardır.

     Üç gün ama üç yıla bedel bir yolculuk başlar ve 19 Mayıs 1919 günü Samsun Limanı’ na yanaşır bu köhne gemi, Bandırma Vapuru! Limana yanaşan o gemiden bir ışık saçar etrafa, limana, Samsun’a ve Anadolu’ya…

     O ışık ki tüm Anadolu’nun üzerindeki kara bulutları dağıtır. Yerini aydınlık yarınlara bırakır. O ışıkla aydınlanan Anadolu ve Anadolu halkı artık özgürlüğünün yakın olduğunu, milli mücadeleyle kurtuluşun ufukta olduğunu anlar.

    Böylece Mustafa Kemal cephesinde yerlerini almak için harekete geçerler. İşte Kurtuluş Savaşı da bu Anadolu insanlarının Mustafa Kemal cephesine katılım hareketiyle başlamış olur.

     Daha sonra Erzurum ve Sivas kongreleri vb. etkinliklerle ve her cephede verilen zorlu mücadelelerle son nokta Mustafa Kemal’in bizzat Kocatepe’den yönettiği Büyük Taarruz’la , bir diğer adıyla Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle 30 Ağustos 1922 günü konulur.

     Bununla birlikte de ülkemize özgürlük gelir. Bu özgürlüğün adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ dir. Demek ki özgürlüğün ilk adımıdır 19 Mayıs. Bu zorlu mücadelelerde kimler var? 15-20 yaş aralığında ki gençler var. Bu savaşların ana merkezini ve cephelerini gençlik oluşturmaktaydı. Hep gençler olduğu için de Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı fedakar ve gözü pek Türk gençliğine armağan etmiştir.

Ve şöyle demiştir:

     Ey Türk gençliği, birinci görevin, Türk bağımsızlığını ve Türk cumhuriyetini sonsuza dek korumaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Gençlik te şöyle cevap vermektedir:

     Ey büyük Atam, varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk bağımsızlığının ve cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz.     

     Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. Gelecekte, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir.

İşte bu nedenle bu bayram çok önemli ve çok anlamlıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmetle yad ediyorum.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!

Yaşar GELER

Etiketler: » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...