logo

3. DÜNYA SAVAŞI ‘BİYOLOJİK HARP’ OLARAK MI BAŞLADI?


Ferhat Özen
feratozen@hotmail.com

        Nazım’ın ünlü şiirinde(Kıyamet Suresi) dediği gibi,  “Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.” 

     ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Suriye sınırından çekilmesi konusunda  : “ABD‘nin sonu olmayan bu saçma savaşlardan çekilme zamanı geldi   demişti.

     ABD’nin, ‘saçma savaşlar’dan  söz etmesi, akıl ziyanlığı  kadar, “Nelere gönderme yapıyorlar?” sorusunu akla getirmiyor değil. İşgalcilere karşı verilen bağımsızlık savaşları dışında, hangi savaş saçma değildir ki?!  70’li yıllarda geliştirilen fakat dünya çapında kitlesel   ve öfkeli büyük  karşı duruşlar nedeniyle  unutulup giden nötron bombasını mı anımsadınız?   Corono, nötron bombası benzeri, binalara  zarar vermeyen, yalnızca insanları öldüren daha ‘temiz  bir savaş olarak mı  geldi aklınıza?

     Bu ‘en akıllı, en temiz’ savaşın da en başta kendisini vuracağını  Emlakçı  Trump bilmez mi?. 

                                          ***

     Gazeteci Mehmet Ali Güller‘in Amerikan Hegemonyasının Sonu kitabında  “Yeni bir dünya”nın kurulduğunu  anlatırken, ancak  bu “yeni dünya”nın , ABD’nin kurguladığı “yeni dünya düzeni”nden   tersine bir yapıda  olduğunu vurguluyor

        Bir ABD rüyası  bitiyor.        

        Güller‘e göre ABD, 21. Yüzyılı ‘Amerikan yüzyılı’ yapabilme olanağını yitirmiş bulunuyor. 

       Öyleyse, her an bir çılgınlık yapar mı yapar. Trump’un akıllı bir adam olduğunu zaten kimse söyleyemiyor.

                                                ***

         Tek kutuplu dünya çoktan sona ermişti.  ‘Yeni dünya’da, bir tarafta ABD var, karşısında ise, Çin-Rusya/Asya birliği… Güçler dengesi hiç de ABD’den yana gözükmüyor.  Çin’de başlayan biyolojik  savaş, Çin’den çok, ABD ve Avrupa’yı vurdu. (Çin ekonomisi bir  algı operasyonuyla özellikle hedef seçilmişe benziyordu.)  Çin, belki  ABD, belki de  kendi icadı  virüsü yendi, Avrupa ve ABD  ise tam ortasında kaldı.

        Ekonomileri çöktü.

       “ABD – ÇİN ticaret savaşının son bulduğu bu süreçte, Trump Yönetimini savaşa zorlayan Neo-con sermaye grupları, Çin ile yapılan antlaşma ile avuçlarını yalamışlardır. Neo-Con’ cu grup,  ABD -İran savaş geriliminin de baş sorumlusudur.” (Kaynak : https://demokratpress.com/)    (…) “Nijerya ve Çin’de yayılan virüsler Uluslar arası sermayenin bir bölümü tarafından, dünya nüfusunu azaltmak, biyolojik silahları denemek ve ticareti( Ekonomiyi) kontrol etmek için bilinçli olarak yayılmıştır. Sars, Kuş gribi , Mers ve Corana virüsleri , biyolojik savaşta kullanılmak  üzere denenen  silahlar… ” (age)

        Biz mi? Şimdi bize de  bulaşan,  ‘ılık savaş’  dedikleri bir  dönemi yaşıyor olabiliriz.  Cehennemden öncesini yani…

         Sömürgeciliğin tarihinde bu hep  var: Pazar paylaşımı…

          Güray Öz, bu paylaşım tarihini özetleyen, Oya Köymen’den önemli bir  alıntı yapmış  bu haftaki yazsında :

        “Sömürgeciliği başlatan İspanya ve Portekiz, 16. yüzyılda dünyayı aralarında paylaşmıştı. 17. yüzyıl Fransa ve Hollanda yüzyılıydı; 18. yüzyılda Fransa ve İngiltere dünya egemeniydi. Sanayi devriminden sonra İngiltere bütün rakiplerini geride bırakarak, 19. yüzyıla egemen dünya gücü olarak tek başına damgasını vurdu. İngiliz İmparatorluğu 20. yüzyılın başından itibaren gücünü yitirmeye başladı ve II. Dünya Savaşı’ndan sonra kapitalist dünyanın tartışmasız lideri ABD oldu.” (Oya Köymen; Sermaye Birikirken; Yordam Kitap. sf.153, aktaran Güray Öz)

           21. Yüzyılı da Amerikan yüzyılı yapma rüyası sona ererken, Amerikan derin devletinin adamı Trump’tan her şey  beklenir.

          Çünkü  ABD, bu rüyanın bitmesini kolay kabul edemeyecek,     dünya egemenliğini, Çin-Rusya/Asya birliğine bırakmak  istemeyecek ya  da en azından düşmana büyük zararlar vererek, yenilgiyi kabul edecektir.

         1.ve 2. Dünya Savaşlarının  böyle, kapitalizmin eşitsiz gelişim yasası gereği,   zorunlu bir inatlaşma  sonucu çıktığını düşünürsek,  virüs ‘saldırısı’nın, 3.  Dünya Savaşı’nı düşündürmesi, bir komplo teorisi olarak geçiştirilemez.

                                           ***

         Suçlu ayağa kalk!

        3 milyar insanı,  lavobosuz  evlerde yaşatacak kadar yoksullaştıran  küresel kapitalizm ayağa kalk!

        Kentleri betona gömen, ormanları yok eden, tarımı, hayvancılığı bitiren ; ithal hayvan barınaklarını kentlerin içine kadar sokan küresel sermaye ayağa kalk.

                                                  ***

      Gazeteci Mehmet Ali Güller’in kitabına dönersek,  ekonomik güçle birlikte siyasi güç de Atlantik’ten Pasifik’e, ABD ve Avrupa’dan Asya’ya geçiyor.

      İyi mi olacak? Bilmiyorum.

      Ancak, Amerikan Hegemonyasının Sonu kitabının yazarı Güller çok iyimser bir tablo çiziyor : “Serbest piyasa sosyalizmi”, “serbest piyasa kapitalizmi”nin önüne geçiyor.  “Birinci Dünya Savaşı, emperyalizme karşı kurtuluş savaşlarını ve sosyalist devrimleri doğurdu. İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunda sömürgeler bağımsızlıklarını kazandı. Bu yeni savaşın sonucunda ise emperyalizm yenilmiş olacakdiyor Güller.

     Kitap(*), Hugo Chavezin, “Bütün tarih boyunca ABD İmparatorluğu’ndan daha terörist bir devlet görülmemiştir” diyen tümcesiyle başlıyor.  ABD’yi  çıldırtacak başka bir  tümceyle devam ediyor :  “Yanke İmparatorluğu çökecektir ve bu çöküş, bu yüzyıl içinde olacaktır”      

          Yoksa, korono dedikleri,  bu çöküşün öfkesi midir?

   Ferhat Özen

   Araştırmacı Yazar

(*) Kaynak :  Amerikan Hegemonyası’nın Sonu, Mehmet Ali Güller, Kırmızı Kedi

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SMA HASTALIĞI VE TOPLUMDAKİ KARŞILIĞI

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    SMA hastalığı çağın en tehlikeli hastalığı konumuna gelmiştir. Çocuklarımızı yani geleceğimizi tehdit eden en zor hastalıktır. Zorluğu, devlette karşılığı olmamasıdır. Yani devletimizin, vatandaşının en doğal anayasal hakkı olan yaşama hakkına destek vermemesi ya da az kısmi destek vermesidir. SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği verilerine göre yaklaşık 1300 SMA hastası çocuk olduğu bilgisi vardır. Yani koskoca devletimiz 80 milyonluk bir ülke 1300 çocuğa çare olamaz mı? 1300 çocuğun sağlığı her şeyden daha değerlidir. Bu kadar zorluk ve sı...
  • BOYU KÜÇÜK CÜRMÜ BÜYÜK DEVLETLER

    14 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Merhabalar değerli okuyucularım, bu yazımda sizlere küresel yaşamdan edindiğim gözlemlerimi aktarmak istiyorum. Küresel yaşam demek, yerküre (dünya) üzerinde var olan canlıların bir arada uyum içerisinde ve belli kurallara göre yaşamaları demektir. Malumunuz ki, yer yüzünde her canlının bir diğer canlıya gereksinimi vardır. İnsanların insanlara, bitkilere ve hayvanlara; hayvanların hayvanlara, insanlara ve bitkilere; bitkilerin de bitkilere, insanlara ve hayvanlara mutlak gereksinimleri olduğunu bilmemiz gerekir. Hal böyleyken asıl olan so...
  • Kim bu deniz hıyarları?..

    05 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Çok üzülüyorum, bu yıl korona nedeni ile yapılamadı ne yazık ki... İki yıldır üst üste davetli olarak katıldığım Fethiye’de 37 metrelik lüx gulet gemide yaptığımız uluslararası resim çalıştayımızdan söz ediyorum. Önceleri bir hafta boyunca değişik ülkelerden de katılan on beş sanatçı arkadaşımızla birlikte geçirdiğimiz bir sanat birlikteliğinin dışında benim için deniz, sıcak yaz günleri sularında serinlediğim ve keyifle balıklarını yediğim bir yerden öte pek gitmiyordu.Bir hafta boyunca gemide Fethiye’nin bakir koylarında gezmiş ve bol bol re...
  • Mutlu olmak elinizde!

    29 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Sevgili okurlarım, bu yazımda biraz farklı bir konuya değinmek istiyorum. Öyle ki toplumumuzun da sanırım buna ihtiyacı var. Hayat hikayeleri, enerji, pozitif olmak, negatif olmak, kendini tanımak ya da tanıyamamak gibi… Özellikle de tüm dünyayı kasıp kavuran şu COVİD 19 belasının olduğu ve insanları karamsarlığa ittiği günlerde.     Bu konuyu irdeleyebilmek için doğal olarak bazı tanımlar ve kavramlar üzerinde durmak gerek. Örneğin; enerji. Enerji, genel anlamda maddi bir unsur olarak karşımızda durur. Onunla hareket eders...