Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

3. DÜNYA SAVAŞI ‘BİYOLOJİK HARP’ OLARAK MI BAŞLADI?

Ferhat Özen

Ferhat Özen
feratozen@hotmail.com
3. DÜNYA SAVAŞI    ‘BİYOLOJİK HARP’ OLARAK MI  BAŞLADI?

        Nazım’ın ünlü şiirinde(Kıyamet Suresi) dediği gibi,  “Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.” 

     ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Suriye sınırından çekilmesi konusunda  : “ABD‘nin sonu olmayan bu saçma savaşlardan çekilme zamanı geldi   demişti.

     ABD’nin, ‘saçma savaşlar’dan  söz etmesi, akıl ziyanlığı  kadar, “Nelere gönderme yapıyorlar?” sorusunu akla getirmiyor değil. İşgalcilere karşı verilen bağımsızlık savaşları dışında, hangi savaş saçma değildir ki?!  70’li yıllarda geliştirilen fakat dünya çapında kitlesel   ve öfkeli büyük  karşı duruşlar nedeniyle  unutulup giden nötron bombasını mı anımsadınız?   Corono, nötron bombası benzeri, binalara  zarar vermeyen, yalnızca insanları öldüren daha ‘temiz  bir savaş olarak mı  geldi aklınıza?

     Bu ‘en akıllı, en temiz’ savaşın da en başta kendisini vuracağını  Emlakçı  Trump bilmez mi?. 

                                          ***

     Gazeteci Mehmet Ali Güller‘in Amerikan Hegemonyasının Sonu kitabında  “Yeni bir dünya”nın kurulduğunu  anlatırken, ancak  bu “yeni dünya”nın , ABD’nin kurguladığı “yeni dünya düzeni”nden   tersine bir yapıda  olduğunu vurguluyor

        Bir ABD rüyası  bitiyor.        

        Güller‘e göre ABD, 21. Yüzyılı ‘Amerikan yüzyılı’ yapabilme olanağını yitirmiş bulunuyor. 

       Öyleyse, her an bir çılgınlık yapar mı yapar. Trump’un akıllı bir adam olduğunu zaten kimse söyleyemiyor.

                                                ***

         Tek kutuplu dünya çoktan sona ermişti.  ‘Yeni dünya’da, bir tarafta ABD var, karşısında ise, Çin-Rusya/Asya birliği… Güçler dengesi hiç de ABD’den yana gözükmüyor.  Çin’de başlayan biyolojik  savaş, Çin’den çok, ABD ve Avrupa’yı vurdu. (Çin ekonomisi bir  algı operasyonuyla özellikle hedef seçilmişe benziyordu.)  Çin, belki  ABD, belki de  kendi icadı  virüsü yendi, Avrupa ve ABD  ise tam ortasında kaldı.

        Ekonomileri çöktü.

       “ABD – ÇİN ticaret savaşının son bulduğu bu süreçte, Trump Yönetimini savaşa zorlayan Neo-con sermaye grupları, Çin ile yapılan antlaşma ile avuçlarını yalamışlardır. Neo-Con’ cu grup,  ABD -İran savaş geriliminin de baş sorumlusudur.” (Kaynak : https://demokratpress.com/)    (…) “Nijerya ve Çin’de yayılan virüsler Uluslar arası sermayenin bir bölümü tarafından, dünya nüfusunu azaltmak, biyolojik silahları denemek ve ticareti( Ekonomiyi) kontrol etmek için bilinçli olarak yayılmıştır. Sars, Kuş gribi , Mers ve Corana virüsleri , biyolojik savaşta kullanılmak  üzere denenen  silahlar… ” (age)

        Biz mi? Şimdi bize de  bulaşan,  ‘ılık savaş’  dedikleri bir  dönemi yaşıyor olabiliriz.  Cehennemden öncesini yani…

         Sömürgeciliğin tarihinde bu hep  var: Pazar paylaşımı…

          Güray Öz, bu paylaşım tarihini özetleyen, Oya Köymen’den önemli bir  alıntı yapmış  bu haftaki yazsında :

        “Sömürgeciliği başlatan İspanya ve Portekiz, 16. yüzyılda dünyayı aralarında paylaşmıştı. 17. yüzyıl Fransa ve Hollanda yüzyılıydı; 18. yüzyılda Fransa ve İngiltere dünya egemeniydi. Sanayi devriminden sonra İngiltere bütün rakiplerini geride bırakarak, 19. yüzyıla egemen dünya gücü olarak tek başına damgasını vurdu. İngiliz İmparatorluğu 20. yüzyılın başından itibaren gücünü yitirmeye başladı ve II. Dünya Savaşı’ndan sonra kapitalist dünyanın tartışmasız lideri ABD oldu.” (Oya Köymen; Sermaye Birikirken; Yordam Kitap. sf.153, aktaran Güray Öz)

           21. Yüzyılı da Amerikan yüzyılı yapma rüyası sona ererken, Amerikan derin devletinin adamı Trump’tan her şey  beklenir.

          Çünkü  ABD, bu rüyanın bitmesini kolay kabul edemeyecek,     dünya egemenliğini, Çin-Rusya/Asya birliğine bırakmak  istemeyecek ya  da en azından düşmana büyük zararlar vererek, yenilgiyi kabul edecektir.

         1.ve 2. Dünya Savaşlarının  böyle, kapitalizmin eşitsiz gelişim yasası gereği,   zorunlu bir inatlaşma  sonucu çıktığını düşünürsek,  virüs ‘saldırısı’nın, 3.  Dünya Savaşı’nı düşündürmesi, bir komplo teorisi olarak geçiştirilemez.

                                           ***

         Suçlu ayağa kalk!

        3 milyar insanı,  lavobosuz  evlerde yaşatacak kadar yoksullaştıran  küresel kapitalizm ayağa kalk!

        Kentleri betona gömen, ormanları yok eden, tarımı, hayvancılığı bitiren ; ithal hayvan barınaklarını kentlerin içine kadar sokan küresel sermaye ayağa kalk.

                                                  ***

      Gazeteci Mehmet Ali Güller’in kitabına dönersek,  ekonomik güçle birlikte siyasi güç de Atlantik’ten Pasifik’e, ABD ve Avrupa’dan Asya’ya geçiyor.

      İyi mi olacak? Bilmiyorum.

      Ancak, Amerikan Hegemonyasının Sonu kitabının yazarı Güller çok iyimser bir tablo çiziyor : “Serbest piyasa sosyalizmi”, “serbest piyasa kapitalizmi”nin önüne geçiyor.  “Birinci Dünya Savaşı, emperyalizme karşı kurtuluş savaşlarını ve sosyalist devrimleri doğurdu. İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunda sömürgeler bağımsızlıklarını kazandı. Bu yeni savaşın sonucunda ise emperyalizm yenilmiş olacakdiyor Güller.

     Kitap(*), Hugo Chavezin, “Bütün tarih boyunca ABD İmparatorluğu’ndan daha terörist bir devlet görülmemiştir” diyen tümcesiyle başlıyor.  ABD’yi  çıldırtacak başka bir  tümceyle devam ediyor :  “Yanke İmparatorluğu çökecektir ve bu çöküş, bu yüzyıl içinde olacaktır”      

          Yoksa, korono dedikleri,  bu çöküşün öfkesi midir?

   Ferhat Özen

   Araştırmacı Yazar

(*) Kaynak :  Amerikan Hegemonyası’nın Sonu, Mehmet Ali Güller, Kırmızı Kedi

Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...
  • Bir Çuvalın İçine Sığmayan Vicdan

    17 Temmuz 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Bir Kırmızı Kurdele Kadar Masumdu: Narin’in Hikâyesi Tozlu köy yoluna dizilmiş dut ağaçlarının altında, güneş ışığı küçük bir çocuğun gözlerinde yansıyor. Sekiz yaşında bir kız çocuğu adı Narin. Narin’in ayakları çıplak toprağı hissediyor, saçları rüzgârla dans ediyor. Elinde sımsıkı tuttuğu bir defter, göğsüne bastırdığı bir umut var. Okuldan bir kurdeleyle dönüyor yüreği kıpır kıpır. Öğretmeni, matematikteki başarısını ödüllendirmiş. Yakasında kırmızı bir kurdele. Narin, bu kurdeleyi annesine, babasına, abisine göstermek için köy yolun...
  • Zulme Secde Etmeyenlerin Yasıdır Kerbela

    07 Temmuz 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Muharrem ayı, takvimlerin değil kalplerin sustuğu, tarihin en kara yazısının ilmek ilmek işlendiği bir yas mevsimidir. Bu ayda tutulan oruç, aç kalmak değil; zalimin sofrasına oturmamaktır. Bu ayda içilen her yudum su, Fırat'ın kıyısında susuz bırakılmış masumların anısıdır. Bu ay, Hz. Hüseyin’in “Zulme boyun eğmektense baş vermek yeğdir” diyerek yürüdüğü hak yoludur. Kerbela sadece çölde yaşanmış bir trajedi değil, hak ile batılın kıyamete kadar sürecek mücadelesinin adıdır. Bir yanda hırsın, saltanatın, zorbalığın temsilcisi; öte yand...