Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

AKILLANMIYORUZ

Yaşar Geler

Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com
AKILLANMIYORUZ

Yıllardır onca deneyime rağmen, onlarca yaşanmışlıklara rağmen çeşitli konularda hala zarar görüyor olmamız pek de kenara konulabilecek bir durum olmasa gerek. Aslında bu kadar olumsuzluklardan ve yaşanmışlıklardan çok ama çok önemli dersler almamız ve akıllanmamız gerekmez miydi?

Evet, gerekirdi. Ama biz ders alabildik mi ya da akıllanabildik mi? Tabi ki hayır. Akıllanmış olsaydık bugün yaşadıklarımızın belki de onda birini ya da yüzde birini dahi yaşamamış olurduk.

İmar barışı çıktı diye seviniyoruz.

Neden? Yasal olmayan yapılara yasallık kazandırıldı diye.

Vergilere af geldi diye seviniyoruz.

Neden? Devlete karşı sorumluluğumuz olan vergimizi vermediğimiz için.

Hükümlülere af çıktı diye seviniyoruz.

Neden? Kanunen suçlu olup, cezamızı çekmeden serbest kaldığımız için.

Öğrencilere af çıktı diye seviniyoruz.

Neden? Zamanında okuluna gitmediği, sınavlarına girmediği, okuldan atıldığı ve buna karşılık her şeyi sıfırladığımız için.

Depremde yıkılan binaların suçlusu vesorumluları olarak ceza almadığımız ya da ceza aldığımız halde zaman zaman af çıkarılarak serbest kaldığımız için seviniyoruz.

Neden? Suçlu olduğumuz halde gerekli cezalarımızı çekmeden serbest kalabildiğimiz için.

Deprem ya da başka bir felaket oluyor, önce üzülüp sonra seviniyoruz.

Neden? Yıkımlar olduğu ve yaşamlar yok olduğu için üzülüyor, daha sonra millet olarak el ele verip mağdurlarımızı desteklediğimiz için seviniyoruz.

Alışverişlerimizde fiş ya da fatura almadan alışverişi ucuza hallettiğimiz için seviniyoruz.

Neden? Çünkü, devlete ödememiz gereken vergileri ödemediğimiz için.

Yardım ettik diye seviniyoruz.

Neden? Çünkü biz asil ve duygusal bir milletiz. Yardımcı olmayı seviyoruz. Hatta başkasının görevini üstlendiğimiz için daha çok seviniyoruz.

İyi de biz ne zaman, başkalarının görevini üstlenmekten vaz geçeceğiz?

Ne zaman yasal olan işler yapmaya başlayacağız?

Ne zaman devlete karşı vatandaşlık sorumluluklarımızı yerine getireceğiz?

Ne zaman gerçek bir vatandaş ve vatansever olacağız?

Ne zaman daha ahlaklı ve daha onurlu birtoplulukolarak yaşamaya çalışacağız?

Ne zaman usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan kurtulup doğru, adil, hakka ve hukuka uygun davranmaya başlayacağız?

En önemlisi, ne zaman akıllanacağız?

Yaşar GELER

Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...