logo

Bu da benden bir masal…


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Size bir öykü anlatayım mı?
İki çocuk sokakta oynarken düşmüş, eli, yüzü, dizleri kan içinde koşarak eve gitmişler. Onları o halde gören dedeleri hemen içeriden bir yara merhemi kapmış gelmiş. Merhem bitmek üzere, azıcık kalmış içinde. Çocuklardan biri daha çok yaralı bereli, diğeri ise o kadar değil. Fakat  dede daha az yaralısına başlamış kremi sürmeye. Fakat belki ikinci çocuğa yetmeyecek krem…
Çocukların çığrışmasına merakla durup seyreden biri dedeye sormuş “Öbür çocuk daha yaralı, kremin az. Neden ondan sürmeye başlamadın?” Dede bir yandan kremi sürmeye devam ederken yanıtlamış “Bu” demiş “Ev yemişi, çok yaralısı da dağ yemişi… ondan” Yani yaralı olan kızının, az yaralısı oğlunun çocuğu imiş…
Öykü burada bitmiş mi?.. Bence bitmemiş.
Gerisini ben anlatayım mı?..
Yıllar geçmiş, dede yaşlanmış. Elden ayaktan düşmüş. Bir süre sonra da yatalak olmuş. Nene de rahmetli olduğundan ona kim bakmış dersiniz ölene kadar güller gibi… misler gibi… ev yemişinin babası yani oğlu mu, yoksa dağ yemişinin anası, yani kızı mı?
Elbette kızı… yaaa…
Daha dün İzmir’de on yedi yaşında, beş aylık hamile, gencecik bir kadın imam nikahlı eşi tarafından öldürüldü defalarca bıçaklanarak.
Sebebi ne olursa olsun, Allah’ın verdiği canı almayı nasıl kendine hak görebiliyorlar. Yürümüyorsa ayrılırsın olur-biter… çözemiyorsan hukuk var…
İki ayda 56 kadın katledildi bu ülkede. Hâl böyle iken doğru dürüst bile uygulanmayan  İstanbul sözleşmesi’nden çıkılıyor…
Kim bu öldürenler kocamız, babamız, abimiz…
Ya öldürülenler… eşi, çocuğu,annesi, kardeşi…
Anneler oğullarınızı yetiştirirken ne olur kızlarınızdan üstün tutmayın. İlk iş bizde annelerde başlıyor.
Erkekler… ananıza, bacınıza, eşinize sahip çıkın. Koruyun,  kollayın…
Unutmayın ki kadın yaşarsa yaşatır!…

Bu da benden bir masal… – Hülya SEZGİN

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Köylü Milletin Efendisi midir?

    04 Nisan 2021 Köşe Yazıları

    Her ne kadar günümüzde pek de karşılık bulamayan bir söz ve bir konu olsa da ben bu konuyu biraz irdelemek istiyorum. Bunun için de bu sözün çıkış noktasından başlamak gerek diye düşünüyorum. Tarihçesi şöyle başlar: 1913 yılında Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleriyle yaşadığı fikir ayrılıkları sebebiyle, Enver Paşa tarafından Sofya’ya askeri ataşe olarak gönderilir. Bulgaristan henüz 5 yıllık bir ülkedir. Bir pastane vardır Sofya’da. Diplomatik erkân genel olarak o pastanede kahvaltı yapmaktadır. Atatürk de orada yapar ...
  • REFİK SAYDAM”HIFZISSIHHA ENSTİTÜSÜ NEDEN KAPATILDI?”

    03 Nisan 2021 Köşe Yazıları

    Salgın hastalıklarla mücadele Cumhuriyet’in çok daha öncesinde başladı. 1887 yılında İstanbul’da kuduz enstitüsü açıldı. 2 bin 521 kişinin tedavi gördüğü enstitüde sadece 13 ölüm vakası raporlandı.1889 yılında Bağdat’ta patlak veren ve 1893 yılında İstanbul’a sıçrayan kolera salgını için dönemin başkanı2. Abdülhamit Han Dr. Henry Chantemesse’yi ülkemize davet ederek salgını durdurdu ve onu altın madalya ile ödüllendirdi.Fakat o dönem atılan bu adımlar Osmanlı topraklarındaki salgını engelleyemedi, araya giren savaşlarla birlikte hastalıklar ç...
  • CUMHURİYETİN ÖĞRETMENLERİ

    30 Mart 2021 Köşe Yazıları

    Sevgili Türkan, Maide, Ali Galip ve Zeki öğretmenlerim, ellerinizden öperim. Nurlar içinde ışıklar içinde yatın. Sizi hiç unutmadım. Sizler o dâhiden ilham alan, birer aydınlanmacı  eğitim, öğretim fedaileri idiniz. Atatürk'ün kuruluşunu ilan ettiği Cumhuriyet, bir ümmet toplumundan bir ulus ve  yurttaş  yaratan bir devrimdi. Bir çağdaşlık, bir aydınlanma bir akıl ve bilim devrimi. Unesco böyle bir öğretmenler günü kutlamasını önermiştir. Ama o tarih 5 Ekim'dir. Biz Atatürk'ün Halk mekteplerinin başöğretmeni olarak ...
  • DUA: ‘Rabbim, Biliyorsun Yüreğimden Geçenleri’

    29 Mart 2021 Köşe Yazıları

    "Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri ..." diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. "Ey yüreğimdeki fısıltıyı duyan rabbim, biliyorsun yüreğimden geçenleri ..." diye başlayıp güzellik, sağlık, huzur, kötü ve kötülüklerden korunmayı dileyen sözlerle sürüyordu. Hoşuma gitti... paylaştım facebookta... Pek çok kişinin ortak duası olduğundan peş peşe "amin" yorumları sıralandı. Ancak biri vardı ki bir atlı karınca fotoğrafı altında şöyle yazıyordu. Ge...