logo

DOĞU EKSPRESİNİN SON DURAĞI ARDAHAN OLMALIDIR!


Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com

Doğu Ekspresi, yıllar yılı İstanbul – Kars arasında yolculuğu asgari iki gün süren ve milyonlarca yolcu taşıyan en ekonomik ulaşım araçlarından birisiydi. İnsanlar, çalışmak, ticaret yapmak, akraba ziyaretleri gibi durumlar için kullanırlardı bu ulaşım aracını. Hatta okumak amacıyla üniversite sınavlarına girebilmek için bile bu kara tren kullanılırdı. Daha sonraki yıllarda otobüs, uçak, otomobillerin devreye girmesiyle biraz pabucu dama atıldı. Ancak, son bir kaç yıldır bölgedeki önemli değişim ve gelişmeler sonucunda yeniden gözde olmaya başladı demiryolu taşımacılığı.

Bölgenin en önemli gelişimi ise, turizm alanında olan gelişmelerdir. Ani harabelerinin gün yüzüne çıkarılması, Çıldır Gölü Eskimo usulü balıkçılık, göl kenarında yapılan tesisler, doğal kış örtüsü eşliğinde tren yolculuğu, Ardahan Yalnızçam Kayak tesisleri, Gürcistan’a açılan sınır kapısı ve daha birçok değişimler ve gelişmeler Ardahan ve Çıldır’ın daha da gözde olmasını sağlamıştır.

Ardahan ve Çıldır gözde olmuştur olmasına da ekonomik anlamda aşırı bir katkı almış mıdır? Elbette ki, hayır! Peki, ekonomik katkıyı tam olarak alabilmesinin önemi nereden geçer? Eskinin kara treni, şimdinin Doğu Ekspresinin son durağının Ardahan olmasıdır.

Doğu Ekspresi, son bir kaç yıldır tüm Türkiye’nin gündemine oturmuş, bunu hisseden demir yolları da bu durumu fırsata çevirmiştir. Eskilerde 50 TL gibi komik rakamlarla yapılan yolculuk şimdilerde 600 TL gibi rakamlara hem de bileti bulunmayan ve turizm şirketlerinin yoğun ilgisini üzerinde tutan bir duruma evrilmiştir.

Şimdi asıl mesele şu; madem ülkemizin son durağı, sınır kapısı ve sınır bekçisi Ardahan İli ve Çıldır İlçesidir, Doğu Ekspresi‘nin son durağı neden bu il ve ilçe değildir. Her yıl üzerinde yüz binlerce insanın buluşarak Uluslararası yaz ve kış festivalleri yaptığı Çıldır Gölü, Çıldır’da ama trenimizin son durağı Kars’tadır. Bu da hiç mantıklı bir durum değildir. Hatta öyle planlanmış ki, tren Kars’a ta gecenin bir yarısında iniyor, gelen insanların birçoğu otel bile bulmakta zorlanıyorlar. Yani zorunlu ikamete maruz bırakılıyorlar. Oysa tren Ardahan’a gidebilse, insanlar daha rahat bir şekilde istedikleri noktaya varmış olacaklardır.

Nüfusunun yaklaşık altı katı kadarı dışarıda olan, göç vermiş ve vermeye devam eden bir şehri geliştirmek ve olumlu yönde değiştirmek istiyorsan, hiç değilse turizm alanında desteklemelisin ki, insanlar oldukları yere bağlı kalsınlar. Ekonomik olarak gelişen ve güçlenen bir bölgenin göç verme gibi bir durumu olmayacaktır. Hatta kalkınma hamlesi yapmaya başlayacaktır. Tam da bu nedenle diyoruz ki, Doğu Ekspresi‘nin son durağı Ardahan – Çıldır olmalıdır.

Bu Ardahan’ın son şansı olabilir. Çünkü coğrafi ve iklim koşulları bakımından tarımda iyi olmayan, tarımı iyi olmadığı için buna bağlı olarak hayvancılığı da ileri düzeyde olmayan hatta sanayi, bağcılık, balıkçılık, süt ve süt ürünleri hatta ve hatta en mükemmel Kafkas Arısı ırkına sahip olmasına rağmen ülke çapında bir pazar payı edinememiş bir ilin turizm mekanizmasını da yok etmeyelim. Getirin şu Doğu Ekspresi’ni Ardahan’a uzatalım da bölge halkına bir yudumluk nefes aldıralım.
Ardahan’ın, geri kalmışlık girdabının içinden çıkabilmesi için bir şekilde desteklenmesi gerekmektedir.
-Sanayi yok,

-Havaalanı yok,

-Tren yok,

-Turizm yok denecek kadar az,

-Balıkçılık profesyonelce yapılamıyor,

-Tarım ve hayvancılık bitme noktasına gelmiş,

-Göç durdurulamıyor,

-Nüfusa bağlı olarak köylerde okul kalmamış, hepsi kapatılmış, taşımalı eğitime geçilmiş,

-Sınır kapısı var sınır ticareti yok, e o zaman bu il nasıl değişecek, gelişecek ve kalkınacak?       

     Elbette ki destekle. Hem devlet yatırımları hem özel sektör yatırımları hem de kolay erişim ve ulaşımla göç engellenecek, kalkınacak. Ürettiği doğal, yerli ve milli ürünler markalaştırılarak ülke iç piyasasına, iç pazarına girerek kalkınacak.
İşte, tam da bu yüzden diyoruz ki, “Doğu Ekspresi‘nin son durağı Ardahan olmalıdır! “
Yaşar GELER

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ARDAHAN KURULUŞUN KUTLU OLSUN VE GELİŞESİN!

    29 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    -Bir yer düşünün 3000 yıllık bir geçmişi oldu. -M.S. 628 yıllarında Hazar Türklerinin kolu olan Arda Türklerinin eline geçti ve adı Ardahan oldu. -M.S. 1068 yılında Alpaslan tarafından fethedildi ve Selçukluların egemenliğine geçti. -29 Mayıs 1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşmasıyla Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dahil edildi. -Şimdilerde Ardahan’ın bir ilçesi olan Çıldır, Osmanlı Eyaleti iken Ardahan oraya bağlıydı. -23 Şubat 1921 tarihinde Milli Şura Hükümeti ile birlikte Kazım Karabekir Paşa ve H...
  • Bayramda Mesafeler Eşitlendi: Temassız Bayramlaşma

    25 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    Dünyayı etkileyen, birçok ülkede önemli etkileri gözlenen yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını tedbirleri Ramazan Bayramı'nda bütün mesafeleri eşitledi.  Recep Kenan/itvhaber.com “Nerede o eski bayramlar!” diye başladığımız sohbetlerin anlamı daha farklı hale geldi.  Bayramlarda geleneksel olarak büyükleri ziyaret edilir, elleri öpülür ve büyüklerden harçlıklar, bahşişler alınırdı. Bu bayram bırakın el öpmeyi büyüklerin yanına yaklaşılmıyor bile… Yakınlar uzak oldu. Yakınlarımız olan büyüklerimiz ulaşılmaz oldu. ...
  • Cumhuriyet’in Muhteşem Kadını TÜRKAN SAYLAN

    19 Mayıs 2020 Eğitim, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Manşet, Siyaset, Türkiye, Üst Manşet

    11 yıl önce 2009, 18 Mayıs’ta Türkiye’nin en muhteşem kadınlarından birini kaybettik. Bir nisan günüydü.. TV’lerde Arnavutköy’deki evinin polislerce  basıldığını öğrendim ve oraya koştum. Bütün ömrünü hizmetine vakfettiği sevgili milletinin emniyeti, darbe destekçisi suçlaması ile kanıtlar yakalamak üzere kemoterapi tedavisi gören bu azizenin evini basıyordu. Evin önünde büyük bir kalabalık vardı ve gittikçe artıyordu. Sevgili Türkan penceresinden kalabalığa sakin olun ricasında bulunuyordu. Nebil Özgentürk”ün KUĞU adını verdiği belges...
  • Cumhuriyet’in Muhteşem Kadını TÜRKAN SAYLAN

    19 Mayıs 2020 Köşe Yazıları

    11 yıl önce  2009, 18 Mayıs’ta Türkiye’nin en muhteşem kadınlarından birini kaybettik. Bir nisan günüydü.TV’ lerde Arnavutköy’deki evinin polislerce  basıldığını öğrendim ve oraya koştum. Bütün ömrünü hizmetine vakfettiği sevgili milletinin emniyeti, darbe destekçisi suçlaması ile kanıtlar yakalamak üzere kemoterapi tedavisi gören bu azizenin evini basıyordu. Evin önünde büyük bir kalabalık vardı ve gittikçe artıyordu. Sevgili Türkan penceresinden kalabalığa sakin olun ricasında bulunuyordu. Nebil Özgentürk”ün KUĞU adını verdiği b...