logo

Korona günleri şansı!..


Hülya Sezgin
hulyasezgin@hotmail.com

Çok şanslıyım ben… Şimdi bana neden diyeceksiniz… Anlatayım…

Hani malumumuz hepimiz korona günlerinde evde hapisiz ya… Kimimiz kendini oyalayacak bir şeyler bulurken kimimiz de sıkıntıdan patlıyor ya!..

Benim için çok da bir şeyler değişmedi aslında. Genelde beni çok geziyorum sanırlar ama yanılıyorlar. Aslında ben ev kedisiyim. Korona günlerinden öncesinde de evimde yardımcı almam işlerimi kendim görürdüm. Sabah kahvaltı hazırla… Ortalığı topla… Çamaşır yıka, temizlik yap sonra in bodrumdaki atölyeye resim yap… Akşama doğru çık yukarı yemek yap… Erkenden tavuk gibi uyu… Sabahın köründe kalk… Fırla sokağa sabah sporu, yürü…

Şimdi korona günlerinde eşim Hiko evde, kızım Senem’in şirketi evden çalıştırıyor karantina kapsamında… E o da evde…

Böyle de olunca bir öğle yemeği öğünü daha eklendi mi bana ve artı bulaşıkları. Haaa sık sık onlara kahvaltıda börek, çörek, ekmek, bazlama yapıyorum bir de. İşim bitince yine resim yapıyorum. Eskiden yılda dört beş kez yurt içi, ya da dışında resim çalıştaylarına, festivallerine giderdim davet alarak. Arada bir de ben düzenlerdim. Şimdi yapamıyorum… İşte o büyük eksiklik bana… Aynı şeyleri seven, artık kardeş gibi olduğumuz sanatçı arkadaş gruplarım var. Kimi buralarda, kimi yurtdışında. Bir araya geldiğimizde hem resim yapar, hem de çok eğleniriz. Bu dert tüm dünyayı etkisi altına aldığından hepimiz hapisiz ve birbirimizi özlüyoruz bu günlerde.

Gerek WhatsApp grubumuzdan, gerekse de bireysel olarak görüşüyoruz ama grup sohbetlerimizi, şakalaşmalarımızı, birlikte olduğumuz günleri özlüyoruz. WhatsApp sistemi dört kişiye kadar görüntülü konuşmaya izin veriyormuş ama bize yetmez ki… Biz kalabalığız…

Hah işte şansım burada giriyor devreye.

Benim bir kardeşim var Cem Koç…

Kendisi Karel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. İzmir Bölge Müdürü… Eşi Meliha kızım gibi… Çocukları Çağrıhan ve ikiz kızları Efnan ve Ekin Yağmur ise yeğenlerim. Hatta geçen gün Cem ile konuşuyoruz Polonya’da okuyan ancak genel durum nedeni ile evde olan Çağrıhan içerden babasına sesleniyormuş “Baba halam ne diyo!”

İşte insanın böyle bir kardeşi olunca ablasının derdine de çözüm buluveriyor. Şirketlerinin telekonferans sistemini ablasına sunuveriyor. Sistem yirmi altı kişiye karar görüntülü sohbete izin veriyormuş. Hatta sistemi yükledikten sonra sorun yaşamayalım diye de bir deneme sohbet yaptılar bugün ailece benimle…

Sağ olsunlar… Hep varım olsunlar…

Bu müjdeyi arkadaşlarıma söyledim. Sistemin linkini yolladım hepsi yükledi. Çok kolay, çok basit… Gün ve saat belirledik ve toplu sohbet edeceğiz. Kimbilir bizim sağımız solumuz belli olmaz saz çalıp, türkü de söyleyebiliriz.

Özlem gidereceğiz, sanat konuşacağız.

İnsan sevdiği şeyleri yapınca, sevdikleri ile bir arada olunca mutlu oluyor. Elbet ailemi de seviyorum, onlarla da mutluyum. Ancak arkadaşlar da girince devreye katlanıyor bu mutluluk ve bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiriyor. E bağışıklık sistemimizin kuvvetli olması da bu günleri sorunsuz atlatabilmek için olmazsa olmazımız değil mi?..

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SMA HASTALIĞI VE TOPLUMDAKİ KARŞILIĞI

    23 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    SMA hastalığı çağın en tehlikeli hastalığı konumuna gelmiştir. Çocuklarımızı yani geleceğimizi tehdit eden en zor hastalıktır. Zorluğu, devlette karşılığı olmamasıdır. Yani devletimizin, vatandaşının en doğal anayasal hakkı olan yaşama hakkına destek vermemesi ya da az kısmi destek vermesidir. SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği verilerine göre yaklaşık 1300 SMA hastası çocuk olduğu bilgisi vardır. Yani koskoca devletimiz 80 milyonluk bir ülke 1300 çocuğa çare olamaz mı? 1300 çocuğun sağlığı her şeyden daha değerlidir. Bu kadar zorluk ve sı...
  • BOYU KÜÇÜK CÜRMÜ BÜYÜK DEVLETLER

    14 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Merhabalar değerli okuyucularım, bu yazımda sizlere küresel yaşamdan edindiğim gözlemlerimi aktarmak istiyorum. Küresel yaşam demek, yerküre (dünya) üzerinde var olan canlıların bir arada uyum içerisinde ve belli kurallara göre yaşamaları demektir. Malumunuz ki, yer yüzünde her canlının bir diğer canlıya gereksinimi vardır. İnsanların insanlara, bitkilere ve hayvanlara; hayvanların hayvanlara, insanlara ve bitkilere; bitkilerin de bitkilere, insanlara ve hayvanlara mutlak gereksinimleri olduğunu bilmemiz gerekir. Hal böyleyken asıl olan so...
  • Kim bu deniz hıyarları?..

    05 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Çok üzülüyorum, bu yıl korona nedeni ile yapılamadı ne yazık ki... İki yıldır üst üste davetli olarak katıldığım Fethiye’de 37 metrelik lüx gulet gemide yaptığımız uluslararası resim çalıştayımızdan söz ediyorum. Önceleri bir hafta boyunca değişik ülkelerden de katılan on beş sanatçı arkadaşımızla birlikte geçirdiğimiz bir sanat birlikteliğinin dışında benim için deniz, sıcak yaz günleri sularında serinlediğim ve keyifle balıklarını yediğim bir yerden öte pek gitmiyordu.Bir hafta boyunca gemide Fethiye’nin bakir koylarında gezmiş ve bol bol re...
  • Mutlu olmak elinizde!

    29 Eylül 2020 Köşe Yazıları

    Sevgili okurlarım, bu yazımda biraz farklı bir konuya değinmek istiyorum. Öyle ki toplumumuzun da sanırım buna ihtiyacı var. Hayat hikayeleri, enerji, pozitif olmak, negatif olmak, kendini tanımak ya da tanıyamamak gibi… Özellikle de tüm dünyayı kasıp kavuran şu COVİD 19 belasının olduğu ve insanları karamsarlığa ittiği günlerde.     Bu konuyu irdeleyebilmek için doğal olarak bazı tanımlar ve kavramlar üzerinde durmak gerek. Örneğin; enerji. Enerji, genel anlamda maddi bir unsur olarak karşımızda durur. Onunla hareket eders...