Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

MİNİK BEDENLER DEVLETTEN YARDIM BEKLİYOR!

Yaşar Geler

Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com
MİNİK BEDENLER DEVLETTEN YARDIM BEKLİYOR!

Malumunuz köşe yazılarımda genellikle toplumsal sorunlara değinir, ihtiyaç sahiplerinin dertlerini de dile getirmeye çalışırım. Zaten gazeteciliğin, yazar-çizerliğin gereği de bu değil midir? Bunu yapmadığın zaman bir başkasının isteklerini, duygularını ya da düşüncelerini yapmaya çalışırsın. Bir nevi o kişi ya da zümrenin askeri, emir eri gibi olursun.

Evet, şimdi gelelim asıl meseleye: Yaklaşık bir yıla yakın bir süredir, önemli bir biyolojik savaşın içerisindeyiz. Sağlık savaşı da denebilir. Yani yaşayabilmek için önce kendinle sonra da toplumu tehdit eden mikro organizma ile savaşmak durumundasın. Ancak ne yazık ki bu savaşı saklanarak, korkarak ve kimseleri görmeden kendinle iç içe yaşayarak vermek ve kazanmak durumundasın. İşte şu an da sağlığımızı önemli ölçüde tehdit eden unsur COVİD 19 pandemisi!


Şimdi tüm dünya bu mikropla savaşırken ya da savaşabilmek için çareler üretmeye çalışırken farklı bir takım belki bundan daha kötü birçok hastalığı göz ardı ediyormuşuz gibi geliyor. Son zamanlarda özellikle bebekleri hedefleyen bir sağlık sorunu var. Bu sağlık sorunu hem de öyle böyle değil. Tedavisi de oldukça zorlu ve pahalı bir süreç. Yani insanların bu hastalıkla savaşabilme gücü ve ekonomisi mümkün değil gibi. Değerli okurlar, SMA TİP 1 hastalığından söz etmek istiyorum. Bu hastalıkla ilgili hemen her gün bir yeni haber ve yardım çığlığı düşüyor yakınımıza. İnsanlar çaresiz, insanlar güçsüz, insanlar parasız, insanlar seslerini dahi duyurabilecek yetenek ve olanağa sahip değiller.


Bir hafta önce bir hemşerimizin minik bir çocuğu ( savaşçı.eylül kodu ) ile ilgili bir talep düştü sayfama. Bu bebeğimiz ikiz doğmuş ve bu hastalıktan dolayı ikizin birisi yaşamını yitirmiş. İkincisi de aynı şekilde güçlü bir tedavi görmesi gerekiyor. Ancak ailenin durumu buna pek te müsait değil. Ne yapabilirim diye düşündüm ve bir metin hazırlayarak hem kamuoyuna hem de ilimizin millet vekiline, ilimizin yetiştirdiği ve şu an devletin önemli bir kademesinde görev almış olan hemşerimize, o yetmedi ulusal bir kanalda üst düzey görev yapan hemşerimize, o da yetmedi iş insanlarımıza vs. özel bilgileri iletip destek olmaları konusunda talepte bulundum. Ancak üzülerek söylüyorum ki, hiç birisinden tek kelimelik olumlu ya da olumsuz dönüt alamadım. Şimdi soruyorum, bu önemli saydığımız şahsiyetler bu kadar yaşamsal bir konuya el atmak istemez de ne yaparlar?


Bu olayı daha sonlandıramamışken, aynı hastalık konusunda tanımadığım bir başka vatandaşımız tarafından (Medineye umut ol kodlu) yardım ve destek olma çağrısı ve feryadı daha geldi. Bu ve buna benzer daha onlarca hatta yüzlerce vakanın olduğunu düşünüyorum. Bu tür vakalara kimsenin özel maddi desteğinin zaten yeterli gelemeyeceğini düşünüyorum. Ancak holdingler vb. kurum kuruluşlar aracılığıyla bu tedavilerin yapılabileceği gerçeği var. Bizim taleplerimizde sadece bu vakalarla ilgili taleplerin ilgili yerlere aktarılması konusuydu. Ama tekrar söylüyorum ki, yukarıda da belirttiğim gibi destek sözü dahi alamadık.


O halde şimdi çağrım devlet yetkililerimizedir. Bireyin yaşama hakkına bağlı olarak bu tür hastalığın tedavi giderlerinin, hasta sahibini başkalarına muhtaç etmeden, devlet eliyle her türlü giderlerinin karşılanması ve geleceğimiz olan bu minik bedenleri yaşatmalısınız. Bu dünyada yapılabilecek en hayırlı iş ve en önemli ibadetin de bu olacağı kanaatindeyim. Bu minik yavruların ana babaları, çocuklarının devletimizin kollarında sağlıklarına kavuşmak için zamana karşı yarışıyorlar. Kiminin birkaç ayı kaldı. Lütfen bu acılı ve çaresiz ailelerin feryatlarını duyun. Onlara devletimizin şefkatli kollarını açın.
Bu aileler her gün halimi ne olacak diye feryat figan ederek seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Hatta bu minik bedenlerle ilgili birkaç TV kanalında da programlar dahi yapılmış olduğu bilgisini verdiler. Buna benzer bir program da başka bir kanalda yapılabileceği ile ilgili görüşme sağlandı. İlgilenen her kişi kurum ve kuruluşa aileler adına şimdiden sonsuz teşekkürler ediyorum.


Hadi bakalım, insanca toplumsal ve sosyal görevimizi yerine getirme zamanı. Özellikle de Sağlık Bakanımızın farklı konulardaki duyarlılığı gibi bu konuya daha duyarlı olmasını diliyorum. Bu aileler, çocuklarının tüm tedavi giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını bekliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, güçlü bir devlettir. Yaşamsal bir konuda her türlü adımı atacağına inancım tamdır.

Etiketler: » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...