logo

Nereye gidiyoruz?


Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com

Ülkemiz gerçekten zor zamanlardan geçiyor. Öyle zor zamanlar ki, elini nereye atsan bir sorun ve sıkıntıyla karşı karşıyasın.

-Her gün TV haberlerinde izlemiyoruz ki bir soygun haberi görmeyelim. Ya bir market, ya bir iş yeri, ya bir ev…

-Yine bir haber bu kez dolandırıcılar iş başında. Ya yaşlı bir vatandaş dolandırılmış, ya da yalnız başına yaşayan varlıklı bir insan.

-Her gün şahit olduğumuz bir durum da trafik veya şehir magandaları. Elini kolunu sallayarak, insanları darp ederek terör estiriyor ve hiçbir yaptırımda da bulunulamıyor.

-Sokakta her hangi bir vatandaşımıza saldırılıyor, gençler, kadınlar, hamileler vs. darp ediliyor.

-Hastanelerde sağlığımız için gece gündüz demeden büyük bir özveri ile çalışan sağlıkçılarımıza saldırılıyor, darp ediliyor. Ne yazık ki caydırıcı bir yaptırımı yok. Taşeron firma marifetiyle hastanelerde çalışan bir sekretarya elemanı doktora emreder nitelikte davranışlarda bulunabiliyor.

Alkollü ya da maddeli araç kullanılıyor, insanlar trafik terörüyle hayattan koparılıyor. -Okullarda öğrenciler öğretmenlerine saldırabiliyor, hakaret edebiliyor, öğretmeni dinlemeyebiliyor, darp edebiliyor. Her hangi bir veli ALO’ lu numaralarla öğretmenine tehdit unsuru oluşturabiliyor.

-Havuz sistemiyle, görev kaygısıyla çalışan idareciler makamlarını koruyabilme adına personeline her türlü baskıyı uygulayabiliyor.                                                                                 

-Tayin ve atama baskıları, rotasyon söylentileri her dönem çalışanların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Bu da başarıyı olumsuz etkiliyor.                                                                                 

-En önemlisi de can güvenliğimiz Allah’ a emanet. Eskiden mahalle bekçileri vardı. Mal ve can güvenliğimizi emanet ettiğimiz. En azından caydırıcıydılar. Onlar gitti güvenlik sorunu baş gösterdi. Yeni yeni gelmeye başlıyor ama ne yazık ki, henüz her mahallede yok.-Gün geçmiyor ki bir polisimize ya da askerimize saldırılmasın. Onlarca can alınmasın, onlarca hayal yıkılmasın, onlarca eve ateş düşmesin, onlarca aile perişan olmasın, onlarca çocuk-bebek yetim kalmasın. Onlarca mal, ev, araç, işyeri yakılıp yıkılmasın.                                                                                                                       -Mal ve can güvenliğimizi sağlayan güvenlik güçlerimiz bile can güvenliği tehdidi yaşıyor. Kendini koruyamaz hale geldi. Askeri alanlar ve polis karakolları beton duvarlarla korunmaya çalışılıyor. -Ahlaksızlık ve terör almış başını gidiyor. Özellikle de hiçbir suçu günahı olmayan masum vatandaşlarımız hayattan kopuyor.-Gerçekten biz nereye gidiyoruz?                                                                                                                        -Ülkemizin üzerindeki bu karabasan nedir?                                                                                                                               -Neden bu kadar can ve mal bedeli ödüyoruz?                                                                                                                       -Neden, niçin, nasıl, ne gibi ve kime bedel ödüyoruz ya da ödettiriliyoruz?                                                                                              

-Bu cani emperyalist canavarlar bizden ne istiyor. Neden bizim insanlarımız bu canavarlara maşalık yapar?

Bu sorular karşılık bulur mu bilmem ama ben hala soruyorum: ’’Nereye Gidiyoruz?’’

Yaşar GELER

Etiketler: » » » »
Share
469 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yeni yıl sürprizi!..

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları

    Sürpriiizzz... Haydi gene iyiyim. Yılın son sürprizi az önce bir telefonla geldi... Arayan bilmediğim bir İstanbul numarası. Genelde tahmin ediyorum böyle olunca... Ya bir reklam oluyor, ya da klimanızı temizleyelim, kalorifer peteğinizi yıkayalım falan diyorlar. Ya da internet, Dijitürk vs... Hepsinin gözü cebimdeki üç kuruş emekli maaşımda. Gına geldi artık, ama yapacak bir şey de yok. Arayan genelde ekmek parası derdinde günahsız bir çalışan olunca kırmamaya özen gösteriyorum. "Klimam yok","Kalorifer değil, soba yakıyorum" falan di...
  • Birlik, Beraberlik ÇANDEF ve Çankırılıya Güç Katacaktır!

    28 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Şubat 2020'de yapılması planlanan Çankırı Dernekler Federasyonu seçimli olağan genel kurulunda Genel Başkan adaylığı ile ilgili Mustafa Anaçal’dan önemli açıklama geldi. Recep Kenan/itvhaber.com İstanbul Çankırı Dernekler Federasyonu (ÇANDEF) 2020 yılı ilk çeyreği içinde seçimli olağan genel kurulunu gerçekleştirecek. Öyle görülüyor ki; uzlaşma sürerse, ÇANDEF 2020 Olağan Genel Kurulu tek aday ve liste ile birlik ve beraberlikle gerçekleşecek. ZEYNETTİN AYDIN GÜÇLÜ ADAY 2020 yılı İstanbul Çankırı Dernekler Federasyonu (ÇANDEF) olağ...
  • ÇANKIRI’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR

    24 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Evet… Çankırı’da güzel şeyler oluyor dedim. Çankırılılar bunu ÇV (Çankırı Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma vakfı)’yla ÇANDEF ( Çankırılılar Dernekler Federasyonu’na) borçlu görünüyor. Dün gece, ÇV’nin Geleneksel Dayanışma Gecesi’ne katıldım. Gece beklenmeyecek kadar görkemliydi. O kadar ki bana “Çankırı’da kapitalizm ve buna bağlı olarak sanayi gelişmedi; ama bir olgu olarak Çankırılılar kapitalizminden söz edebiliriz” saptamasını yaptırdı. Çankırılı, sanayici ve iş adamı yetiştirmeyi başardı. O zaman neden kendi bağrından yetişmiş sanayic...
  • DOĞU EKSPRESİNİN SON DURAĞI ARDAHAN OLMALIDIR!

    22 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Doğu Ekspresi, yıllar yılı İstanbul – Kars arasında yolculuğu asgari iki gün süren ve milyonlarca yolcu taşıyan en ekonomik ulaşım araçlarından birisiydi. İnsanlar, çalışmak, ticaret yapmak, akraba ziyaretleri gibi durumlar için kullanırlardı bu ulaşım aracını. Hatta okumak amacıyla üniversite sınavlarına girebilmek için bile bu kara tren kullanılırdı. Daha sonraki yıllarda otobüs, uçak, otomobillerin devreye girmesiyle biraz pabucu dama atıldı. Ancak, son bir kaç yıldır bölgedeki önemli değişim ve gelişmeler sonucunda yeniden gözde olmaya baş...