Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

07 Ağustos 2021

YANIYORUZ

Yaşar Geler

Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com
YANIYORUZ

Ülkemiz yangın yerine döndü.

Bir anda onlarca yerde yangın!

Bu bir tesadüf mü?

Umuyor ve diliyorum ki yine de öyle olsun. Kendiliğinden bir felaket olsun.

Yani felakete şükredilir mi? Elbette ki edilmez. Ama en azından insan kaynaklı olmaması, bir hain tarafından çıkarılmamış olması biraz olsun belki yüreğimize su serper.

Hiç ama hiç istemesem de bir doğal felaket olmasını isterim.

Ama ne yazık ki içimdeki ses bunun bir tesadüf olmadığını söylüyor. Ülkemizin her noktası hain kaynıyor. Bir yerde yangın başka bir yerde covid daha başka bir yerde hırsızlık, arsızlık, korku, şiddet bilmem neler neler!

Bizim ülkemiz, bizim insanımız bunları hak etmiyor. 

Önce Antalya Manavgat ardından Muğla Marmaris, Milas sonra Aydın Didim. Adana, Kayseri, Kütahya, Osmaniye ve Mersin derken iki günde on yedi ilde yangın. Daha neler duyacağız kim bilir.

Böyle tesadüf olur mu?

Neden se hepsi tatil ve turizm yerleri!

Hemen hemen hepsi de yerleşim yerleri.

Hemen hepsi oteller bölgesi.

Hemen hepsi zor erişilebilecek noktalar.

Bundan kasıt turisti tedirgin etmek olabilir mi?

Bundan kasıt tur operatörlerinin işini zorlaştırmak ve turizmi baltalamak olabilir mi?

Bundan kasıt insanlara korku salarak eve hapsetmek olabilir mi?

Bundan kasıt yakılarak açılan yerlerin orman vasfını yitirmiş olmasını ve yerlerine turizm otelleri ya da eğlence yerleri inşa edebilmek olabilir mi?

Ya hiç mi Allah’tan korkmazsınız?

Hiç mi kuldan utanmazsınız?

Bu halk sizi lanetle anmayacak mı sanırsınız?

Hadi devlete, vatana kastınız var, peki o canlı doğaya kastınız ne?

O güzelim ormanda yaşayan onlarca, yüzlerce hatta binlerce canlıdan ne istersiniz?

Hadi onları da geçtik, o bölgede yaşayan binlerce ailenin yerinden yurdundan edilmesi size ne kazandıracak?

Onlarca ahı almaktan da korkmaz mısınız?

Senin gibi bir hainin bile soluyacağı oksijen kaynağını yok ederek kendini de cezalandırmıyor musun?

Bir de resmi boyutuna bakalım:

2 İHA, 3 uçak, 38 helikopter, 1 insansız helikopter gibi komik bir yangın söndürme filomuz var. Sanırım onların bir kısmı da kiralık.

Yunanistan gibi bizim altı da bir büyüklüğümüzde olan ülkenin bile otuz sekiz tane yangın söndürme uçağı varken bizimki çok komik kalmıyor mu?

Üstelik de bizim gibi içinde birçok haini barındıran ve her yıl beklediğimiz şekilde sabotajlara açık olan bir ülkede.

Acilen bu yangın uçağı vb filomuzun artırılması gerek. Her seferinde neredeyse bir uçak parası kadar parayı kira ödemeye vermek yerine satın almak daha mantıklı olsa gerek.

Yani kısacası içimiz yanıyor.

Biz yanıyoruz.

Ciğerlerimiz yanıyor.

İnsanlık yanıyor.

Doğa yanıyor.

Tüm canlılar yanıyor.

Bir yaşam yok oluyor.

Bu kadar mı canileştik?

Bu kadar mı insanlığımızı yitirdik?

Bu kadar mı vahşileştik?

Yeter artık yeter!

Yanıyoruz yanıyoruzyanıyoruz!

Ne diyelim canlılardan uzak durun Allah’tan bulun. Yaşar GELER

Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...