Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLMEK VE STRES

Yaşar Geler

Yaşar Geler
yasargeler@hotmail.com
ZORLUKLARLA BAŞ EDEBİLMEK VE STRES

Şu anda ülke insanlarının en önemli sorunlarından birisi yaşadıkları zorluklar ve strestir. Bu anlamda birçok insanımızın gerçekten psikolojisi bozuldu. Bu bozuk psikoloji ile ne yapabilir? Tabi ki hiçbir şey yapamazlar.

Yapılacak tek şey, uzman kişi ve kurumlar tarafından sağlıklı bir destek almak. Destek almadığınız da hem kendi ruhsal dünyanız çöker, hem de çevrenize zarar vermeye başlarsınız.

Bu konuyla ilgili olarak geçen gün sosyal medyada bir paylaşım dikkatimi çekti. Belki içerisinde biraz mizah vardı ama ben mizah yanıyla değil de psikolojik yanıyla ilgilenmek istedim ve paylaşımı yapan arkadaşıma da ‘’işte bana bir yazma konusu verdin, teşekkürler’’ diyerek yazımı kurgulamaya başladım.

Aslında bu konu bir yazı konusu olduğu gibi aynı zamanda bir sohbet konusu da oluşturmaktadır, diye düşündüm. Ama önceliğim tabi ki köşe yazım olmasından yanadır.

Vatandaşın psikolojisi şöyle: -Deniz kenarına gitsen HORTUM var. -Ormana gitsen SEL, YAĞMUR ve FELAKET var. -Evde otursan DEPREM var. -Dışarı çıksan KORONA var. -Mezara gitsen HESAP var. -Ve sonuç olarak ta; ne yaşarsa yaşasın AKILLANMAYAN BİR TOPLUM var, diyordu. Evet, memleketimin insanının psikoloji bu şekildedir. Bunun dışında benim de özellikle tespit ettiğim farklı konular var. Biraz da onlara değinmek istiyorum. -Tarlası var, ürünü yok. -Bahçesi var, bağı yok. -Tenceresi var, içinde eti yok. -Hayvanı var, sütü, yoğurdu, ayranı, peyniri ve yağı yok. -Uzaklarda yaşıyorsa, memleketi var ama gideni yok. -Çoluk çocuğu var, derdi çok. -Erkek olsa bir dert, kız olsa başka bir dert. -Evli olsa bir sorun, bekâr olsa başka bir sorun. -Hastalığı var, ilacı ve aşısı yok. – Sıkıntı ve sorun çok, çözüm mekanizması ve uzlaşı yok.

Bu tür soru ve yorumlar uzayıp gidiyor… Peki, bu böyle mi kalmalı? Bu soru ve sorunlara çözümler bulunamaz mı? Elbette ki çeşitli çözüm yolları vardır. Naçizane benim önerilerim de vardır. Çözüm önerilerim: -Korona virüs haberlerini izlemeyi bırak, psikolojini bozma. -Yalnızlık psikolojisi etkili, kurtulmanın yollarını ara. -Yakınların çok, iletişim imkânın varsa onu kullan. -Telefonun var, görüntülü konuşarak rahatla. -Sağlıklı insan ve sağlıklı toplum psikolojisi için düzenli ve rutin bir yaşamı seç. İleri yaşlardaysan fazla hareketli yaşamdan uzak dur. -Özellikle yaz aylarında olduğumuzdan zaman sınırımız söz konusu değil. Kendine rutin hareketler ve ulaşılabilir hedefler belirle, çöz ve mutlu ol. -Ev ortamlarında hareketli bir düzen sağlamalıyız. Hareketsiz yaşam farklı sağlık sorunlarını da beraberinde getirir.

Mümkün oldukça kas ve eklemlerini hareket ettir. -Endişelerin varsa, onları çözümlemek için uğraş vermelisin. Hiçbir şeyi içinde saklama, ilgilisine çekinmeden aktarmayı dene. -Zorluklarla baş edebilmenin yollarını aramak için gerektiğinde uzman kişi ve kurumlardan mutlak destek almalıyız. Her şart ve koşulda özellikle mutlaka uzman bilgisine başvurmakta yarar vardır diyorum.

Yoksa yaşadığımız stres ve zorlukla baş edebilmenin olanağı yoktur. Aslında bu konuda da devletimizin ilgili bölümlerine ve kurumlarına büyük görev düşmektedir. Sağlık sorununu çözdükten sonra hiç zaman kaybetmeden, sağlık sorunun bir parçası olan akıl sağlığı sorunumuzu da çözmesi gerekmektedir, diye düşünüyorum.

Yaşar GELER

Etiketler: » » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...