Uyumlu Yatay Film Şeridi Banner 985x100

logo

HUMANİZM VE İNANÇLAR

Coşkun Özdemir

Coşkun Özdemir
prof.coskunozdemir@gmail.com
HUMANİZM VE  İNANÇLAR

Avustralya’nın PERTH şehrinde Türkiye’de rehabilitasyon başlıklı bir konuşma yaparken sözlerime Atatürk’ün Anzaklara seslenişi ile başlamıştım. Hemen “Biz onu çok iyi biliriz, Avustralya’da çok yerde anıtlarda müzelerde yazılıdır, bize bunu öğretme der gibiydiler.

Gerçekten bu yüce adamın 1934’de söylediği sözler eşsiz bir hümanizm örneğidir ve sanırım dünyada bir benzeri yoktur. “Ey uzak diyarlardaki anneler, göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim yurdumuzda toprağa düştüler. Şimdi Mehmetçiklerimizle koyun koyuna uyumaktalar. Onlar artık bizim oğullarımızdır. Kuşkusuz bir dehadır Mustafa Kemal. Deha deyince benim aklıma önce Mozart ve Leonardo Da Vinci gelir.

Gelin görün ki Türkiye’de inanç sahiplerinin bir bölümü Atatürk’ü Allah’ın bu millete bir lütfu gibi göreceklerine, onu küfürle kafirlikle anarlar. Bu gaflet gösterileri AKP iktidarı ile cesaret ve güç bulmuş ve cahil tarikat şeyhleri ve bazı ilahiyat hocalarının fetvaları ile zirveye çıkmıştır. Üniversite hocalarına gönderilen bir mektup şöyle başlıyor; Sayın öğretim üyesi Türk milleti Atatürk’ün öncülüğünde Allah’ın yolundan sapmıştır.

Yeniden Allah’ın nizamı kuruluncaya kadar burası artık bir darül – harp bölgesidir” İşte bu islam grubu Allah’ın nizamını böyle anlıyor, uygarlığa karşı, sanata ve bilime karşı. Dinler halkın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır ama bu bağnazlıklar bu hurafeler hümanizme, özgürlüklere, geçit vermez. Dinler ve ırkçı anlayışlar insanlar arası barışa karşıdır. Ayrıca ben çok sayıda saygın insanla birlikte islam dininin halka doğru öğretilmediği kanısındayım.

Bu konudaki en büyük dayanağımız büyük ilahiyatçı Prof. Yaşar Nuri Öztürk’tür. Erkeklere 70 huri veren müziği yasaklayan, saçın telini günah sayan, göz zinası el zinası vardır, kadınlar erkek eli sıkmasın diyen bir Allah yoktur. Bunları ondan dinledim. Allah’ı bu halka neden en büyük en yüce en üstün bir varlık olarak tanıtmayız. İslam adına “keşke Yunan kazansaydı diyen tarihçi! Nişanlıların el ele tutuşması günahtır diyen diyanet başkanı iyi bir ‘Müslüman’ olabilir mi?

Amerika’da okur yazar insanların Amerikan ordusunun Irak seferi için “President BUSH bize bu emri göklerden aldığını söyledi “ diyenleri birkaç kez yazdım. Milyondan fazla Iraklı Müslüman öldü ama Allah’ın izni ile. Devlet adamları dürüst barışsever ilkeli insanlar olsalardı dinlerin bu bölücü, ayırıcı, düşman edici niteliklerinden soyutlanması için çaba göstereceklerdi.

Emperyalizm en çok bu sahte din inançlarından ve cehaletten yararlanıyor, ılımlı İslam ısrarları bundan. Milletler Birliği gerçekten hümanizmden barıştan yana olsaydı bunlarla mücadeleye öncelik verirdi. Yazık ki Birleşmiş Milletlerin böyle bir misyonu yoktur.En çok sayıda bilim üreten, en çok Nobel alan Amerika 1.5 trilyon dolarlık silah üretiyor. Suudi Arabistan ondan, 400 milyar dolarlık silah satın alıyor. Bu en büyük kapitalist ülkede silah tüccarlarının barıştan ödü kopmaktadır.

Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Etiketler: » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yarım Kalan Bir İdeal: Devrim ve Kılıçdaroğlu

    31 Mart 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Depodaki Yakıtın Eksikliği: Algı Operasyonu1961 yılında, Türk mühendislerinin kısıtlı imkan ve devasa bir inançla 129 günde ürettiği Devrim otomobili, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi hamlelerinden biriydi. Ancak bu büyük başarı, sadece "depoya benzin konulmasının unutulması" gibi teknik bir detay üzerinden karalandı. Arabanın motoru sağlamdı, tasarımı yerliydi ama manşetler "Yürümedi" diye atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi mücadelesinde de benzer bir "algı mühendisliği" görüldü. Bürokrasideki dürüstlüğü, hesap uzmanlığı ve devlet...
  • Mirasın Ağırlığı, Günün Sınavı

    27 Şubat 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Savaş meydanlarının küllerinden doğmuş bir partiden söz ediyoruz. Bir imparatorluğun çöküşünden bir Cumhuriyet çıkaran iradenin siyasi hafızasından… Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan ve devletin kurucu mayasını taşıyan bir çınardan… Bugün ise aynı çınarın gölgesinde dolaşan ağır ithamlar, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen iç hesaplaşmalar konuşuluyor. İşte asıl yürek sızısı da burada başlıyor. Kurucu bir partinin en büyük gücü, tarihinden aldığı meşruiyettir. Fakat tarih, güncel zaafları örten bir perde değildir. Aksine, çıtayı...
  • Aydınlığa Yürüyenlerin Karnesi

    16 Ocak 2026 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yıl ara tatilde dağıtılan karnelerde dikkat çeken bir eksiklik vardı. Sessiz ama derin bir eksiklik…Cumhuriyetin kurucusu, bu ülkenin Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı yoktu. Yıllardır çocuklarımızın eline verilen karnelerde yalnızca notlar yer almazdı. O karneler, aynı zamanda eğitimin çağdaşlaşmasının, aklın ve bilimin rehberliğinin bir belgesiydi. En üstünde yer alan Atatürk fotoğrafı; “Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diyen bir bakış, bir hatırlatma, bir sorumluluktu. Şimdi sormak gerekiyor:Bir ülkenin kurucusunun, e...
  • 09:05’te Duran Zaman09:05

    13 Kasım 2025 Genel, Köşe Yazıları

    Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahcup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider sonsuzluğa doğru yola çıktığında, gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet sadece bir liderini değil, ayn...